kadınların ile cümle

kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Gor'da daha çok kadınların köle olması üzerinde duruluyor.У кафров место рабов заступают женщины.
Kadınların rahat bırakmadığı adam.Те не оставляют девушек в покое.
Sari, Hindistan'daki kadınların oldukça yaygın olarak giydikleri dış elbise.Прочее Сари — женская одежда в Индии.
Hamile kadınların doğacak çocuğa elbise hazırlaması hem ayıplanır hem de çocuğun öleceği sanılır.Неожиданно человек в чёрном костюме сказал, что он голоден и собирается съесть мальчика.
Kadınların sağlık ve beslenme gibi birincil bakım hakkı vardır.Женщины и их дети имеют право на первую помощь и питание.
Birçoklarına göre kadınların ordudan uzak tutulması cinsel ayrımcılığın son kalesidir.ووفقاً للكثيرون، فان ابقاء النساء بعيدات عن الجيش، يكون الحصن الأخير للتمييز الجنسي.
İç savaştan sonra kadınların ön saflardaki rolü azaltılmıştır.وبعد الحرب الأهلية، تضاءل دور النساء في الصفوف الأمامية.
Bazı toplumlar ise kadınların savaşmasını kesinlikle yasaklamıştır.أما بعض المجتمعات، تمنع قطعاً خروج النساء الي الحرب.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.وفي رسالته الأخيرة، شكى من طريقة لبس النساء الألمانيات.
Ulusal Kadınların Tarihi Projesi.مشروع التاريخ القومي للنساء.
Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.المعدل النسائى في الحياة السياسية و العملية في العالم منخفض بشكل ملحوظ حتى في الدول النامية.
Kadınların başlarını örtmesi için herhangi bir kanun yoktur.لا يوجد قوانين تلزم المرأة بتغطية رأسها.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.أستخدمت روزي ريفيتر عادة باعتبارها رمزا للنسوية والقوة الاقتصادية النسائية.
Kadınların aktif savaş görevlerinden uzak tutulması ayrımcılık olarak nitelendirilmektedir.ويوصف ابعاد النساء عن المهام الحربي الفعالة بأنه تمييزاً.
Kanal, kadınlara yönelik veya başrollerde kadınların olduğu programlar yayınlar.القناة تقدم برامج بمجملها موجهة للمرأة أو لإبراز المرأة في أدوار قيادية.
"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.سورة البقرة، تفسير قوله تعالى: «أحل لكم ليلة الصيام الرفث إلى نسائكم هن لباس لكم وأنتم لباس لهن» الجزء الأول .
Afrika'daki hamile kadınların ölüm riski, Batı Avrupa'dakilerden 180 kat daha fazla.مخاطر وفاة النساء الحوامل في إفريقيا تمثل الضعف عن أوروبا الغربية.
Peçe giyen ve sınavlarına girmeleri yasak olan kadınların protestoları üniversitelerin önünde gerçekleşti.وظلت احتجاجات النساء اللواتي يرتدن النقاب ويحظرن أخذ امتحاناتهن أمام الجامعات.
Kadınların savaş alanında kazandığı başarılara dair tarihte birçok örnek bulunmaktadır.وتوجد الكثير من الأمثلة في التاريخ مرتبط بالانجازات التي حققتها النساء في المجال العسكري.
Azerbaycan'da kadınların statüsü son bin yılda büyük değişiklikler geçirmiştir.(أغسطس 2015) كان وضع المرأة في الهند تخضع للعديد من التغيرات الكبيرة على مدى آلاف السنين القليلة الماضية.
Dünya çapında kadınların eğitim - öğretim hakkından yoksun veya ikinci planda bırakılması.ترك النساء في جميع أنحاء العالم كخطة ثانية أو حرمانهم من حق التعليم والتعلم.
Smithsonian Enstitüsü Caldicott'u 20. yüzyılın en etkili kadınlarından biri olarak isimlendirmiştir.تصف مؤسسة سميثسونيان كالديكوت بإنها واحدة من أكثر النساء تأثيرًا في القرن العشرين.
The New York Times'a göre, 2007 itibarıyla Mısırlı kadınların yaklaşık yüzde 90'ı şu anda başörtüsü takıyor.ووفقا لصحيفة نيويورك تايمز، حوالي 90% من النساء المصريات في الوقت الحالي يرتدين الحجاب.
Kadınların iskelet yapısı erkeklerinkine göre daha az yoğun olduğu için kırılmaya daha müsaittir.والهيكل العظمي للمرأة يكون أكثر عرضة للكسر بسبب أنه أقل كثافة مقارنة بالرجال.
Kadınların askerlik tarihi, 4000 yıl öncesine uzanan bir dönemi, birçok ulusu ve dönemi kapsamaktadır.الخدمة العسكرية للنساء لها تاريخ يمتد على مدى 4,000 سنة مضت، في عدد كبير من الثقافات والشعوب.
Kadın müzeleri; kadınların eğitimi, güçlenmesi ve kendilerine olarak güvenlerinin artması için önemlidir.لمتاحف المرأة أهمية كبيرة في تعليم النساء وتمكينهنَّ وتزويدهنَّ بالثقة في النفس.
Çalışan kadınların yarıya yakını tekstil işkolunda çalışırken, ikinci büyük çalışma alanı ev hizmetleri idi.ويعمل ما يقرب من نصف النساء في مصانع النسيج، حيث يشكل خادمو المنازل ثاني أكبر فئة عمل.
İktidar partisi, mitinglere katılan kadınların bizzat bu tür olaylardan sorumlu olduğunu iddia etti.وأكد الحزب الحاكم أن النساء المشاركات في المسيرات مسؤولات شخصيا عن مثل هذه الحوادث.
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.ملابس النساء يوميا.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.فلم يُترك أحداً من هؤلاء حياً؛ ولم ينج النساء ولا الأطفال".
Dergi genel olarak kadınların siyasal taleplerinin duyurulmasını kapsayan içeriği ile için yayın yapmıştır.كان محتوى المجلة بشكل خاص حول الإعلان عن مطالب المرأة السياسية.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.3-التحفيز على المساواة بين الجنسين و تمكين النساء.
1856: Osmanlı topraklarında kadınların köle ve cariye olarak alınıp satılmaları yasaklandı.1804 السويد: مُنحت المرأة تصريح لتصنيع وبيع الشموع.
""Tuhaf" kadınların özgürleşme hikayesi".باسم "تحرير المرأة".
Kadınların Budist keşişlere dokunmaları yasaktır.يحظر على الرهبان البوذيين تناول لحوم الأفيال.
Kadınların, kadın ve erkek herkes için örnek olmaları gerektiğine inanır.نحن نؤمن بأن كل رجل وامرأة وطفل لديه الحق في الغذاء.
Erkek yazarlar, kadınların genel olarak cinselliği nasıl tecrübe ettiklerine çok az ilgi gösterirlerdi.لم يعطي الكتاب الرومان الذكور أي اهتمام لكيفية ممارسة النساء للنشاط الجنسي بشكل عام.
Romalıların Sabin kadınlarını kaçırması hikâyesi de burada geçer.وفي أثناء الاحتفال انتزع الرومان فتيات السابيين قهرًا.
20. yüzyılın başında Mısırlı kadınların kullandıkları burka tartışma konusu oldu.نشب النقاش حول وضع المرأة المصرية والحجاب في مطلع القرن العشرين.
Kadınların ilk kez sahnede rol aldıkları görülür.التقيا أول مرة بشأن احتمال مشاركتها في مسرحية له.
Kadınların rahat bırakmadığı adam.نساء بلا ظل.
1915 - ABD Temsilciler Meclisi, kadınların da oy kullanması yönündeki kanun teklifini reddetti.1915 - مجلس النواب الأمريكي يرفض مشروعًا لمنح المرأة حق التصويت في الانتخابات.
1978 yılında kadınların siyasete katılması konusundaki doçentlik tezini bitirir.وفي عام 1978 انتهت من الماجستير برتبة أستاذ مساعد التى تحدثت عن مشاركة المرأة في الحياة السياسية.
Kadınların saçlarını kesmesine müsaade yoktur.إذ المرأة إن كانت لا تتغطى فليقص شعرها.
Kadınların mirastan pay alma hakkı yoktur.ولا تملك المرأة حق الاعتراض.
"Şüphesiz, seçim gününde oy vermeye giden kadınların durumu, Kerbela'ya giden Zeynep'in durumu gibidir."ولا زال المصنفون في يومنا ينشئون أصنوفة ما مكتفين بكونها متشابهة في العرق، كما هو الحال مع الزواحف.
Türkiye genelinde kadınların neredeyse yarısı şiddete maruz kalıyor.ما يقارب 40% من السيدات التركيات يعانون من العنف الأسري في إحدى المراحل العمرية .
Erkeklerin girip çıkabildikleri bölüme selamlık, ailedeki kadınların yaşadığı bölüme de harem/haremlik denir.فإن سمِّي العقد : وجب على الزوج ، وإن لم يسمَّ : وجب عليه مهر " المِثل " - أي مثيلاتها من النساء.
Ayrıca kadınların hem ev kadını olmaları hem de iş yerinde çalışıyor olmaları da konulaştırıldı.بدلاً من ذلك، كانت المرأة تُصور دائماً على أنها ربة منزل تقوم بالأعمال المنزلية.
Kadın hakları için Kadınların Sosyal ve Politik Birliği kapsamında faaliyetlerde bulundu.تأسس حزب المرأة الشعبي من أجل الدفاع عن الحقوق السياسية والاجتماعية للمرأة .
Sadece kadınların yaşadığı bir gezegenden misin?هل أنت من كوكب لا تعيش فيه إلا النساء؟
Kadınların birbirlerini sevmemelerinin nedeni erkeklerdir.ان الرجال هم سبب عدم حب النساء لبعضنّ البعض
Kadınların katıldığı ilk belediye seçimleriالاهلى وبايرن ميونخ مباشر الاهلى وبايرن ميونخ مباشر من هنا
911'i arayan kadınların tüm karşı çıkışlarına rağmen, polis çocuğu Dahmer'a geri verdi.Contra os protestos do rapaz, a polícia devolveu-o a Dahmer.
Kadınların üç tane kadınsı giysi giymeleri gerekiyordu, ve eğer bu giysileri giymedilerse tutuklanırlardı.As mulheres eram obrigadas a usar três peças de roupa feminina ou seriam presas se não as usassem.
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.Antes disso, as mulheres não eram autorizadas a acessar essas instalações.
Kanal, kadınlara yönelik veya başrollerde kadınların olduğu programlar yayınlar.O canal possui programação voltada para mulheres ou apresenta mulheres em papéis principais.
Kısa bir süre sonra kadınların o üniversitede katılımına dair kısıtlamalar yürülükten kaldırıldı.Pouco depois, as restrições às mulheres nas universidades foram suspensas.
Funmilayo Ransome Kuti kadınların oy hakkı için bir kampanya yürüttü.Funmilayo Ransome-Kuti fez campanha pelo voto feminino.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.Ele também apoiou as campanhas pelo voto feminino.

İlgili Sayfalar