kadınları ile cümle
kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kadınların bu ihtiyaçları gönüllü avukatların verdiği hukuksal danışmanlık ile karşılanmaktadır.Members of the public can have their legal questions answered by volunteer lawyers.
Kadınların bisiklet yarışlarında aynı terim Dağların Kraliçesi (QoM) olarak kullanılır.For women's cycle racing, a similar term, Queen of the Mountains (QoM) is used.
Goya'nın çizdiği kadınların gülümsemiyor olmasının ana nedeni de budur."El gigante del Prado que no pintó Goya".
Kadınların ayrı vergi vermesini ortadan kaldıran bir mücadeleyi de yönetti.She also oversaw the successful abolishing of separate tax rates for women.
Kadınların yaşam koşullarını düzeltmek için çaba harcadı.He highlighted efforts to improve living conditions for Afghan women.
Angelou siyahilerin ve kadınların sözcüsü olarak saygınlık kazandı.Shakespeare refers to the man and woman as angels.
Ulusal Kadınların Tarihi Projesi.The National Women's History Project.
Kadınların ve erkeklerin toplum içindeki ekonomik ve sosyal konumları birbirinden farklıdır.We do not see women's health and society as isolated from each other.
Funmilayo Ransome Kuti kadınların oy hakkı için bir kampanya yürüttü.Ransome-Kuti campaigned for women's votes.
(Dünyanında en uzun kadınlarından biri).Possibly under one of the biggest (main) tribes.
Romalıların Sabin kadınlarını kaçırması hikâyesi de burada geçer.Rape of the Sabine Women Livy.
Erkeklerin görsel belleği, kadınların da sözel belleği daha iyidir.The juice of the male is also the sweeter than the female.
Kadınların ilk kez sahnede rol aldıkları görülür.In addition, women were allowed to perform on stage for the first time.
O ikisi kendi kadınlarını ise evde sakladılar.They both defy their wives and enter together.
Sinagoglarında kadınların yeri ayrıydı.In the Synagogue, they had separate place for the women.
Genellikle yaşlı ve postmenopozal (menopoz sonrası) kadınların hastalığıdır.Originally it was described in elderly and/or post-menopausal women.
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.Previously there were not institutes that could provide this kind of study.
Kısa süre sonra kadınların İskoçya'da spor yapması yasaklandı.Inside Somalia, women have been completely prohibited from playing any sport.
Vejetaryen kadınların daha çok kız bebek doğurduğuna ilişkin bir araştırma vardır.At least one study indicates that vegetarian women are more likely to have female babies.
Kadınların saçlarını kesmesine müsaade yoktur.You don't have time to do your hair.
Top 100 En Güçlü Arap Kadınları 2015 listesinde 3. sırada yer aldı.She was ranked 3rd in the list of Top 100 Most Powerful Arab Women 2015.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.He also helps the wives' parents when necessary.
Evli kadınları bile ayartmış.Some married local women.
Bu yasa tüm kadınları kapsar.It subordinates all women.
Ancak İran'da kadınların şarkı söylemesi yasaktır.The revolutionaries outlawed female solo singing.
Araştırma erkeklerin %58'inin kadınlarınsa %48'lik kısmının bu fobiden acı çektiği tespit etti.An estimated 58% of Liberian women went through some form of the procedure.
Seçim yasası değiştirilerek kadınların da oy kullanması sağlanır.The electoral reforms also allowed women to run for Parliament.
Aslında gezegendeki toplam kadınların, küçük bir kısmı köle olarak kullanılıyor.All women in the country are enslaved.
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.Sje was one of the first women to be appointed as a Justice of the Peace.
Bu örgütlenme kadınların ilk örgütlenmesiydi.She founded the first women's association.
"Hukukun cesur kadınları"."Ladies courageous."
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.The wife has one arm and the husband has hold of the other.
1989 yılında İçişleri Bakanlığı kaymakamlık sınavlarına kadınların da katılabileceğini açıkladı.By 1989, women dominated the entrance examinations for college attendance.
İran'daki diğer kadınların aksine, konakladıkları yerlerde geleneksel çador giymezler.In the video, the three Iranian women are not wearing Islamic headscarves.
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.In 1959, attempts were still being made to prevent women entering Parliament.
Ubır kadınları ve hayvanları emmeyi de sever.We also liked the Byrds and the Animals.
Kadınların dönüşümüne engel olarak örtünme olduğunu savunuyordu.I would be satisfied if I could serve as a refuge for women.
Kadınların bu girişkenliği, Mısır feminizmin ortaya çıkmasına yol açtığına inanılıyor.This statement leads to the assumption that the women are from rural areas .
Seçimlerden sonra kurultaydaki çoğu üye kadınların oy kullanmaları taraftarıydı.They aimed to prove that male voters were in favour of votes for women.
Beni Müstalik Kadınları ve çocukları esir düştü.The Messenian women and children were captured.
1957 - Evli Kadınların Uyrukluğu sözleşmesi imzaya açıldı.1957 Convention on the Nationality of Married Women 5.
“Kadınların Insan Hakları: Uluslararası Standatlar, Kazanımlar, Sorunlar.”"Women's Colleges in the United States: History, Issues, and Challenges".
Şu seksen yaşında, doksan yaşında adamları ve kadınları seviyorum.I love these eighty-year-old, ninety-year-old guys and women.
İşte size, dünyanın en güzel kadınlarından birinden bir parça bedava nasihat.So, there you have some free advice from one of the most beautiful women on earth.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.She gets the women to plant new trees and water them, drop by drop.
O zeka alay etmek için kullanılan Kadınların, ama onu bunu yapmak duymamış geç.He used to make merry over the cleverness of women, but I have not heard him do it of
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.So as you know, always in a civil war, the ones affected most [are] the women and children.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.The contrast in literacy rates is especially sharp between Chinese women and Indian women.
Diğer bir deyişle, kadınların çocuk sahibi olmayı istemeye zorluyorlar.In other words they're trying to make women believe in having children.
Diğer seyyar satıcı kadınların harem gibi yaşıyor.Other travelling salesmen live like harem women.
Vanity bir iştahlılık sadece kadınların halk 'inci', "Makin."Makin' up to th' women folk just for vanity an' flightiness.
Açıkçası sizi yanıltan şey, kadınların da insan olduğu gibi yanlış bir düşünceYou clearly have been mislead by the notion that women are people too.
Kadınların tecavüzü yaygınlaştırmasının bir başla şekli de gece geç saatlere kadar çalışmak.Another way women shamelessly propagate rape is by working late into the night.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.She was a congresswoman when there weren't very many congresswomen.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.She was editor of Vanity Fair, one of the great phenomenal women of her day.
Sanırım sen kadınları sadece zifiri karanlıkta evlerine bırakıyorsun.I guess, you only like to give girls rides in the dark night.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Even then it was only credited among the women folk.
Elektrik, aynı zamanda kadınların özgürleştirilmesinde de çok yardımcı oldu.Electricity was also very helpful in liberating women.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Back before the turn of the century, women had another problem.
Birlikte çalıştığımız kadınların kişilik ve karakterlerini yakalıyoruz.We really catch the personality and character of women we are working on.