kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.I just didn't think that in 2011, women would still be in that category.
Gidip o kadınları bulmaları ve onlardan açıklamalarını istemeleri gerekiyordu.So they had to go and find the women and get an explanation from them.
Anatomik açıdan düzgün olan kadınların hepsinde de dekolte kırışıklıkları görülebilir.All anatomically well endowed women at some time develop cleavage wrinkles.
Metastatik göğüs kanseri olan kadınları almış, gelişigüzel iki gruba ayırmış.He took women with metastatic breast cancer, randomly divided them into two groups.
O kadınların en güzel yüzü var ve zihnin en kararlı erkekler.She has the face of the most beautiful of women, and the mind of the most resolute of men.
O kadınların akıllılık içinde neşeli yapmak için kullanılan, ancak ben onu yapmak duymadım geç.He used to make merry over the cleverness of women, but I have not heard him do it of late.
"Orada kadınların evde olsaydı, ben sadece kaba bir şüphe olması gerekir entrika."Had there been women in the house, I should have suspected a mere vulgar intrigue.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.So it's only been 20 years that women have been allowed to run the marathon.
Kadınların günlerce, haftalarca, aylarca vajinalarına bakmadıkları olur.Women go days, weeks, months, without looking at it.
Böylece 1997'de dedim ki "Kadınları bir araya getirelim.And so in 1997, I said, "Let's get women together.
Tüm bu kadınların saldırıya uğramış olduğu bilgisiyle neler yapabiliriz?"What could we do with this information that all these women are being violated?"
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiSo in 1997 we got all these incredible women together and we said,
Nihayetinde orası Roma'nın serseri ve hayat kadınlarıyla dolu yeri.Afterall, it is the part of Rome full of barbers and prostitutes.
Bu da kadınların yaşantısını anlamada güçlük yaratıyor.This makes constructing the lives of women difficult.
Yunan kadınlarının aksine,Unlike women in Greece,
Sordu ki, kadınların dişi normlarına uyması için ne yapmaları lazım?He asked, what do women need to do to conform to female norms?
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.That's why I am a global ambassador for 10x10, a global campaign to educate women.
Size kadınların ekonomiye ve topluma ne kadar önemli olduğunu anladığım zamanı anlatmak istiyorum.And I want to tell you when I first realized that women matter to the economy and to the society,
Vali Romney, kadınların gelir eşitliği konusu?Governor Romney, pay equity for women?\
Şimdi, kadınların işyerinde başarılarını etkileyen başka konular da var.Now, there are some other issues that have a bearing on how women succeed in the workplace.
Kadınların ihtiyacı olan destek bu değil.That\'92s not the kind of advocacy that women need.
Ve kadınların ne derece verimli çalıştıklarını da etkiliyor.And it makes a difference in terms of how well and effectively women are able to work.
'Bütün kadınları sağ mı bıraktınız?' diye çıkıştı.'Have you saved all the women alive?
Burada kadınları suçlamıyorum.I'm not blaming the women here.
Erkek ve kadınlarımızın verdiği büyük fedakarlıkları bitmiş değil.The enormous sacrifices of our men and women are not over.
Bu gelecek, ancak üniformalı erkek ve kadınlarımız sayesinde yakın.This future is only within reach because of our men and women in uniform.
Ben kadınların bizi nasıl kurtardığıyla ilgileniyorum.I am interested in how women are saving us.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)They wiped her bindi off her forehead.
"Biz Hindistan kadınlarıyız.We are the women of India.
Merkezime haftada 2 defa gelmeye başladı çünkü kadınların camiye gitme izni yok.He began to come twice a week to my center because women could not go to the mosque.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Sakena is a teacher at a time when to educate women is a dangerous business in Afghanistan.
Hırvatistan, Zagreb'deki Lesbor Grubu kadınları için değişik olmak hepsinin çok iyi bildiği bir şey.Being different is something the women of Lesbor in Zagreb, Croatia know all too well.
Polisleri çağırıp kadınları almaları söylendi.The police are called in to physically remove the women.
Benim açımdan en etkileyici olan, yine bu defa da kadınların mevcudiyeti.What was most significant for me was, once again, the presence of the women.
Tüm kadınları zihnime getirerek,... ...hafızamda bedenlerini oluşturdum yeniden.Recalling all of the women, I reproduced their body parts from memory.
Güzel kadınların tatlı tenleriyle yumuşacık bedenleri.The soft bodies of beautiful women with luscious skin.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.We've got to get women to sit at the table.
Yani kadınların iki ya da üç işi varken, erkeklerin bir tane.So she's got three jobs or two jobs, and he's got one.
Bu A tipi kadınların olduğu bir salon.This is a room of type-A women.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.This is a room of sleep-deprived women.
Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.At first light, the order is given for the convict men and women to disembark.
Kadınların eşit haklara sahip olmadığı, oy veremedikleri bir zaman vardı.People who happened to be women didn't have the same rights, couldn't vote.
Savaşların ortasında hayatın devam etmesini sağlayan kadınların hikayelerini kaçırıyoruz.We are missing stories of women who are literally keeping life going in the midst of wars.
Çok enfekte olan ülkelerde genç kadınların hastalık oranı genç erkeklere göre çok daha fazla.We see higher rates in younger women than younger men in many of these highly affected countries.
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.So there was actually a march of peasant women onto Versailles.
Şekilde gördüğünüz çiftçi kadınlarınThis is a depiction of the peasant women marching on
Bong Joon Gu,sen gerçekten kadınları bilmiyorsun.Bong Joon Gu, you really don't know women.
Ya da daha doğrusunu söylemek gerekirse dünyadaki kadınların çoğu nasıl çamaşır yıkıyor?Or, to be more precise, how do most of the women in the world wash?
HEMŞİRE daha yok! nay, daha büyük, kadınların erkekler tarafından büyüyecekNURSE No less! nay, bigger; women grow by men
Bu durumda kadınların oranına m'nin karesi diyebiliriz.So the woman's frequency is m squared.
Tıpkı "Biz dünya da kadınların araba kullanmadığı tek ülkeyiz."I was like, "We are the last country in the world where women don't drive."
"Manal al-Sharif kamu düzenini bozma ve kadınları sürmeye teşvif etme suçlamalarıyla yüzleşiyor."Manal al-Sharif faces charges of disturbing public order and inciting women to drive."
Çünkü inanıyorum ki eğer bir toplumun kadınları özgür değilse, o toplum özgür olmayacaktır.Because I believe a society will not be free if the women of that society are not free.
Kadınların kendisi hakkında.It's about women themselves.
Kadınların vücudu hakkındaki büyük sorunu düşünün.Consider the great problem of women's bodies: What to do about them?
Kadınların karşısında konuşamam.I can't talk in front of women.
Erkekler, kadınlarıyla çıkan erkekleri çok kafaya takıyor.Men have hang-ups about the men their women used to date.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Just as the women in Hawaii that raised me predicted, the world is in trouble.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.-This is the part of the female perspective I disagree with.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.I think there is something very profoundly right in what these women are doing.

İlgili Sayfalar