kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.и откараха в плен всичките им деца и жени, и разграбиха всичко що имаше в къщите.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.ואת כל חילם ואת כל טפם ואת נשיהם שבו ויבזו ואת כל אשר בבית׃
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.وسبوا ونهبوا كل ثروتهم وكل اطفالهم ونساءهم وكل ما في البيوت
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.又 把 他 們 一 切 貨 財 、 孩 子 、 婦 女 、 並 各 房 中 所 有 的 、 都 擄 掠 去 了
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.又 把 他 們一切 貨財 、 孩子 、 婦女 、 並各 房 中 所有 的 、 都擄掠 去了
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Deze macht is ook van toepassing op vrouwen. wier rol tijdens de opstand niet onderschat kan worden.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.E este empoderamento também se aplica às mulheres, cujo papel nas revoltas não pode ser subestimado.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.아랍의 봄 혁명에는 많은 아랍 여자들이 참가했었는데 그들이 의사, 반체제 운동가,
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Şi această împuternicire se aplică şi femeilor, al căror rol în revolte nu poate fi subestimat.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.To nowo odkryte poczucie siły dotyczy również kobiet, których rola w rewolucji była ogromna.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Toto zplnomocnění se týká také žen, jejichž role v povstáních nemůžeme podceňovat.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Und diese Ermächtigung trifft auch auf Frauen zu, deren Rolle in den Revolten nicht unterschätzt werden darf.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Và sự trao quyền này cũng áp dụng với phụ nữ, người mà vai trò trong cuộc nổi dậy không thể bị xem thường.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Y esta conquista de poder también pertenece a las mujeres, cuyo rol en las revueltas no puede subestimarse.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.И это полномочие также распространяется на женщин, чья роль в этих восстаниях не должна быть недооценена.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Розширилися права і можливості жінок, чию роль у повстаннях неможливо недооцінити.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Тази овластяване имат и жените, чиято роля в тези възстания не може да бъде подценена.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.וההעצמה הזו מיוחסת גם לנשים שלא ניתן להפריז
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.وهذا التمكين ينطبق أيضا على النساء، الذين دورهم في الثورات
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.女性にも当てはまります 女性は革命の中で 大きな役割を担いました
Büyük Müfti, Suudi Arabistan'daki dini kurumun lideri, kadınların araba kullanması tavsiye edilmez dedi.Giáo chủ Grand Mufti, người đứng đầu giáo quyền ở Ả rập Xê út, từng khyến cáo phụ nữ không nên lái xe.
Büyük Müfti, Suudi Arabistan'daki dini kurumun lideri, kadınların araba kullanması tavsiye edilmez dedi.사우디 종교 기관의 수장인 그랜드 머프티는 여성이 운전하는 것을 권장하지 않는다고 했습니다.
Büyük Müfti, Suudi Arabistan'daki dini kurumun lideri, kadınların araba kullanması tavsiye edilmez dedi.'Velký Mufti', hlava náboženského zřízení v Saúdské Arábii řekl, že není doporučeno ženám řídit auta.
Büyük Müfti, Suudi Arabistan'daki dini kurumun lideri, kadınların araba kullanması tavsiye edilmez dedi.Ο Μεγάλος Μούφτι, που είναι ο αρχηγός της θρησκευτικής εξουσίας στη Σαουδική Αραβία είπε:
Büyük Müfti, Suudi Arabistan'daki dini kurumun lideri, kadınların araba kullanması tavsiye edilmez dedi.המופתי הגדול, שהוא ראש הממסד הדתי בערב הסעודית אמר, שזה לא מומלץ לנשים לנהוג.
Büyük Müfti, Suudi Arabistan'daki dini kurumun lideri, kadınların araba kullanması tavsiye edilmez dedi.المفتي الأعلى، وهو رئيس الهيئة الدينية في السعودية، قال أنه ليس من المستحب للنساء القيادة.
Büyük Müfti, Suudi Arabistan'daki dini kurumun lideri, kadınların araba kullanması tavsiye edilmez dedi.サウジアラビアにおける宗教と司法の 最高権力者は こう宣言しました 女性の運転を推奨するものではないが かつての禁制は 前任の大ムフティ時代の遺産である
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.그런 까닭에 저는 10X10 세계홍보 대사 입니다. 10X10은 여자들을 교육시키는 세계적 캠페인이죠.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Daarom ben ik globale ambassadeur voor 10x10, een wereldwijde campagne om vrouwen op te leiden.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.De aceea sunt ambasadoarea globală a 10x10, o organizație globală pentru educarea femeilor.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Deshalb bin ich globale Botschafterin für 10x10, einer weltweiten Kampagne für die Bildung von Frauen.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Det är därför jag är global ambassadör för 10 x 10, en global kampanj för att utbilda kvinnor.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Det er derfor jeg er global ambassadør for 10x10, en global kampagne for at uddanne kvinder.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.É por isso que sou uma embaixadora global pela 10x10, uma campanha global pela educação feminina.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Es por eso que soy la embajadora global de 10x10, una campaña global para educar a las mujeres.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Ezért lettem a 10x10 világnagykövete, azé a világmozgalomé, amely a nők iskoláztatásáért harcol.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Karena itulah saya menjadi duta global untuk 10x10, sebuah kampanye global untuk mendidik perempuan.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Oto dlaczego jestem globalnym ambasadorem dla 10x10, światowej kampanii kształcenia kobiet.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Preto som svetovou veľvyslankyňou za 10x10, globálnu kampaň za vzdelávanie žien.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Proto jsem se stala světovou ambasadorkou pro globální kampaň 10x10, která se zasazuje o vzdělávání žen.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Vì thế tôi là đại sứ toàn cầu cho 10x10, đây là cuộc vận động toàn cầu để giáo dục phụ nữ.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Zato sem svetovna ambasadorka za 10x10, kar je globalna kampanja za izobraževanje žensk.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Γι' αυτό έγινα παγκόσμια πρέσβειρα του 10x10, μίας παγκόσμιας εκστρατείας για τη μόρφωση των γυναικών.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Вот почему я международный посол компании 10х10, международной компании, направленной на обучение женщин.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Затова съм международен посланик на 10х10, световна кампания за образование за жени.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.Саме тому я -- представник глобальної кампанії 10х10, яка має на меті надати освіту жінкам.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.וזאת הסיבה לכך שאני שגרירה גלובלית עבור 10X10, מסע תעמולה גלובלי למען חינוך נשים.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.ولهذا السبب أنا سفيره عالميه لمنظمة 10×10 وهي حمله عالميه لتعليم النساء
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.グローバルアンバサダーを務めています さらに"SOLA"の共同創設者になりました
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.Așa că niște țărănci au mers să facă o demonstrație la Versailles.
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.Così ci fu effettivamente una marcia di donne contadine a Versailles.
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.Darum gab es wirklich einen Marsch der Bauersfrauen nach Versailles.
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.Dus de boerinnen trokken in protestmars naar Versailles.
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.Houve uma marcha de mulheres camponesas até Versalhes.
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.Il y a donc eu une marche des femmes sur Versailles.
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.그래서 실제로 소작농 부인들이 베르사유 궁전으로 가두시위를 하는 일이 벌어졌습니다
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.Kvůli tomu se uskutečnil pochod rolnických žen do Versailles.
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.No i był faktycznie marsz chłopek na Wersal
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler. Ve bu kadınlar silah taşıyorlardı.K palácu sa uskutočnil pochod roľníčiek, ktoré boli ozbrojené.
Çiftçi kadınların Versay'a bir yürüyüş düzenlediler.Тому і відбувся той марш селянок у Версалі.

İlgili Sayfalar