kadınları ile cümle
kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
[Adam kendi dilinde konuşur]: Kadınların bu kadar çok tüyü olmaz.А у женщин меньше.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Kadınların bu kadar çok tüyü olmaz.الرجل: ليس لدى النساء شعر، أو ليس بهذه الكثرة.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Kadınların bu kadar çok tüyü olmaz.[男(母国語)]
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)I-au şters bindi de pe frunte.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Ils firent partir son bindi de son front.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)그녀의 머리에서 빈디를 지우고
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Le tolsero il bindi dalla fronte.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Letörölték a homlokáról a bindit.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Limpiaron el bindi de su frente.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Sie wischten ihr ihr Bindi von der Stirn.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Starli jej bindi (świętą kropkę) z czoła.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Ze veegden haar bindi van haar voorhoofd.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Της έσβησαν το μπίντι από το μέτωπό της.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Изтриха й биндито от челото.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)Они стерли бинди (символ замужества) с ее лба.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)הם ניגבו את עיטור הבינדי (מסנסקריט: טיפה) ממצחה.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)مسحوا النقطة الحمراء من على جبهتها.
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)彼女の腕輪を壊しました
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.많은 여자들이 끈으로 등에 어린 아이들을 들쳐업고 금을 걸러내고 있었는데 그들은 수은 독이 퍼져 있는 물 속을 헤치며 일하고 있었습니다.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Mnoho žen mělo děti přivázané ke svým zádům, zatímco rýžovaly zlato a brodily se přitom vodou otrávenou rtutí.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Multe femei aveau copii legați în spate în timp ce săpau pentru aur, mergând în apă otrăvită cu mercur.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Nhiều phụ nữ địu con trên lưng trong khi đãi vàng, và lội qua dòng nước nhiễm độc thủy ngân.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Veel vrouwen met kinderen vastgebonden op hun rug op zoek naar goud, wadend in door kwik vergiftigd water.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Wiele kobiet nosiło dzieci przywiązane do pleców, podczas wypłukania złota, brodząc w wodzie zatrutej rtęcią.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Много жени имаха деца, привързани на гърбовете си, като промиваха златоносен пясък, ходейки във вода с живак.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.נשים רבות החזיקו תינוקות קשורים לגביהן בעודן מחפשות זהב ומשכשכות במים רעילים מכספית.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.金を選鉱していました 足が浸かっている水は水銀で汚染されています 採取工程で水銀が使われるのです
"Amaan, ben erkeğim. Bu kızların sorunu" veya "Bu kadınların sorunu.""아, 나는 남자야. 저건 여자들의 문제야" 라고 말이죠.
"Amaan, ben erkeğim. Bu kızların sorunu" veya "Bu kadınların sorunu.""היי, אני בחור. הדברים האלה הם לבנות", או "זה - רק לנשים".
"Amaan, ben erkeğim. Bu kızların sorunu" veya "Bu kadınların sorunu.""مهلاً، أنا رجل. وهذا للفتيات"، أو "هذا للنساء".
"Amaan, ben erkeğim. Bu kızların sorunu" veya "Bu kadınların sorunu."そして 文字通り一歩も先に
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Aber diese Entwicklung betrifft Männer ganz andes als sie Frauen betrifft.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Ale ten proces wpływa na mężczyzn znacznie inaczej niż na kobiety.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Ám ez a folyamat a férfiakra egészen másképpen hat, mint a nőkre.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Dar acest proces afectează bărbaţii foarte diferit de cum afectează femeile.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.그런데 이러한 과정은 여성에게 미치는 영향과는 매우 다르게 남성에게 영향을 미치고 있습니다.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Maar dit proces raakt mannen op een heel andere manier dan vrouwen.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Mais ce processus touche les hommes de façon très différente des femmes.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Ma questo processo tocca gli uomini in modo assai diverso da come interessa le donne.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Mas este processo está a afetar os homens de forma muito diferente da que afeta as mulheres.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Nhưng ảnh hưởng của nó với đàn ông khác với ảnh hướng với phụ nữ.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Pero este proceso afecta a los hombres de manera muy diferente que a las mujeres.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Tento proces však ovlivňuje muže zcela jinak než ženy.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Αλλά αυτή η διαδικασία επηρεάζει τους άνδρες πολύ διαφορετικά απ' ότι επηρεάζει τις γυναίκες.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Але цей процес впливає на чоловіків інакше, ніж на жінок.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Но този процес засяга мъжете много по-различно от жените.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.Но этот процесс влияет на мужчин иначе, чем на женщин.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.אבל התהליך הזה משפיע על גברים בצורה שונה מאשר על נשים.
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.لكن هذا النهج يؤثر على الرجال باختلاف كبير من تأثيره على النساء .
Ama bu süreç, erkekleri kadınları etkileiğinden çok daha farklı etkiliyor.非常に大きな影響を受けています ここでは女性が赤、男性は青で表記されています
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Ale pro ženy s hustými prsy bychom neměli opustit detekci, ale musíme nabídnout lepší metodu.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Avšak u žien s hustými prsníkmi by sme nemali opustiť skríning ako celok, musíme im ponúknuť niečo lepšie.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Dar pentru femeile cu sâni denşi, nu ar trebui să abandonăm testarea, ci trebuie să le oferim ceva mai bun.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.De a tömör mellű nők esetében sem hanyagolhatjuk el a szűrést teljesen, valami jobbat kell nekik nyújtanunk.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.그렇지만 고밀도 유방을 가진 여성에 대한 선별검사를 포기해서는 안 되며, 보다 나은 무언가를 제공해야 합니다.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Maar voor vrouwen met dicht borstweefsel moeten we screening niet opgeven, maar iets beters aanbieden.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.אך עבור נשים עם שדיים דחוסים, אל לנו לזנוח לגמרי את ההדמייה, אנחנו צריכים להציע משהו טוב יותר.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.診断をあきらめるのではなく もっと精度の高い検診を施すべきです あの患者に初めて質問された時
Ancak bu keskinlik, kadınların olduğu bölümde değişiyor, kumaşların drapeleri, yumuşak dokuları.Aber dies wird auf der Seite der Frauen abgeschwächt in diesem Stoffumhang, dem weichen Material
Ancak bu keskinlik, kadınların olduğu bölümde değişiyor, kumaşların drapeleri, yumuşak dokuları.Але вона пом'якшена особливо у полі жінки у драпіруванні одягу, у пом'якшенні тканинни...