kadınları ile cümle
kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hamile ve emzikli kadınların piridoksin ihtiyacı artar.Rasedatel ja rinnaga toitvatele naistele on leeder vastunäidustatud.
Kadınların eşit haklara sahip olması hayatının amacı ve özü olmuştur.Kui Jumal inimesed lõi, oli tal teatud kavatsused inimelu kvaliteetide ja eesmärgi suhtes.
1972'de Kongre, kızları ve kadınları okullarda, kolejlerde ve üniversitelerde ayrımcılıktan koruyan, 9.1972년, 의회는 '타이틀 9'라는 법안을 통과시켰습니다. 이 법안은 여학생들이 학교에서 그리고 대학에서
1972'de Kongre, kızları ve kadınları okullarda, kolejlerde ve üniversitelerde ayrımcılıktan koruyan, 9.ב 1972, הקונגרס העביר חוק שנקרא "טיטל IX", שהגן על בנות ונשים מאפליה בבתי ספר,
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.저는 2011년에도 여전히 여성이 그 범주에 속한다고 생각하지 못했습니다.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Csak nem gondoltam volna, hogy 2011-ben a nők még mindig ebbe a kategóriába fognak tartozni.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.En vain uskonut, että 2011 naiset olisivat yhä siinä kategoriassa.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Ich hätte nur nicht gedacht, dass Frauen im Jahr 2011 immer noch in dieser Schublade stecken.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Je n'imaginais juste pas qu'en 2011, le sujet des femmes entrerait dans cette catégorie.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.las que no se cuentan. No pensé que, en 2011, las mujeres aún estarían en esa categoría.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Maar ik had niet gedacht dat vrouwen daar in 2011 nog onder zouden vallen.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Nemyslela som si však, že v roku 2011 budú ženy ešte stále patriť do tejto kategórie.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Nie sądziłam, że w 2011 roku kobiety wciąż będą ich bohaterkami.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Solo, non pensavo che nel 2011 le donne avrebbero ancora fatto parte di questa categoria.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Só não achava que, em 2011, as mulheres ainda estariam nessa categoria.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Tôi chỉ đã không nghĩ rằng, vào năm 2011, phụ nữ vẫn được xếp vào hạng mục đó.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Απλώς ποτέ δεν περίμενα πως το 2011, οι γυναίκες θα βρίσκονταν ακόμα σε αυτήν την κατηγορία.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.І я й гадки не мала, що у 2011 році жінки досі належатимуть до цієї категорії.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Я и не думала, что в 2011 году женщины всё ещё будут находиться в тени.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.אבל לא חשבתי שב-2011, נשים עדיין תהיינה בקטגוריה הזו.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.لم أعتقد أنه ، في عام 2011، أن المرأة ستكون في هذا التصنيف.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.位置付けにいるとは 思ってもいませんでした 私が代表を務めるのは 報道・女性シンポジウム
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Do końca poprzedniego stulecia kobiety miały jeszcze jeden problem.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.În celălalt secol, femeile mai aveau o problemă.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Kembali ke sebelum pergantian abad, wanita punya masalah lain.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Về lại điểm trước chuyển giao thế kỷ phụ nữ vẫn còn một vấn đề nữa.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Voltando ao virar do século, as mulheres enfrentavam outro problema.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Vóór het begin van de eeuw hadden vrouwen een ander probleem.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Vor der Jahrhundertwende hatten Frauen ein weiteres Problem.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Πριν την αλλαγή του αιώνα, οι γυναίκες είχαν κι ένα άλλο πρόβλημα.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.До начала прошлого века у женщин была ещё одна проблема.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Преди началото на века, жените имали друг проблем.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Також на зламі століть у жінок була ще одна проблема.
2. Adam: Kadınları.남자 #2: 여자.
2. Adam: Kadınları.Frauen.
2. Adam: Kadınları.Les femmes.
2. Adam: Kadınları.الرجل الثاني: النساء.
2. Adam: Kadınları.男: 何を愛してる?
40'lı yaşlardaki kadınların üçte ikisinde meme dokusu yoğundur bu nedenle mammografi onlar için işe yaramıyor.2/3 kobiet między 40 a 50 rokiem życia ma gęsto utkane piersi i dlatego mammografia się u nich nie sprawdza.
40'lı yaşlardaki kadınların üçte ikisinde meme dokusu yoğundur bu nedenle mammografi onlar için işe yaramıyor.40대 여성 3명중 2명은 치밀형 유방조직을 가지고 있습니다. 이때문에 이 여성에게는 유방조영술이 효과가 없습니다.
40'lı yaşlardaki kadınların üçte ikisinde meme dokusu yoğundur bu nedenle mammografi onlar için işe yaramıyor.Dve tretiny štyridsiatničiek má husté prsné tkanivo, čo je dôvod, prečo u nich mamografia nefunguje dobre.
40'lı yaşlardaki kadınların üçte ikisinde meme dokusu yoğundur bu nedenle mammografi onlar için işe yaramıyor.לשני שליש מהנשים בשנות הארבעים לחייהן יש רקמת שד צפופה, וזו הסיבה מדוע ממוגרפיה אינה יעילה עבורן.
40'lı yaşlardaki kadınların üçte ikisinde meme dokusu yoğundur bu nedenle mammografi onlar için işe yaramıyor.高濃度の乳房組織を持っており マンモグラフィーの効果が低い原因と考えられます 確かに乳腺濃度は年齢とともに低下しますが
Açıkçası sizi yanıltan şey, kadınların da insan olduğu gibi yanlış bir düşünceClaramente le han inducido en el error que de las mujeres son personas también.
Açıkçası sizi yanıltan şey, kadınların da insan olduğu gibi yanlış bir düşünceNajwyraźniej zostałyście wprowadzone w błąd przez pogląd, że kobiety, to też ludzie.
Açıkçası sizi yanıltan şey, kadınların da insan olduğu gibi yanlış bir düşünceВы явно введены в заблуждение понятием, что женщины тоже люди.
Açık konuşalım. Burada kadınları suçlamıyorum.분명히 말씀드리는데, 저는 여자들을 비난하는게 아닙니다.
Açık konuşalım. Burada kadınları suçlamıyorum.Um es ganz klar zu sagen, ich beschuldige nicht die Frauen.
Açık konuşalım. Burada kadınları suçlamıyorum.Voor de duidelijkheid: ik geef niet de vrouwen de schuld.
Açık konuşalım. Burada kadınları suçlamıyorum.והימין צועק לגבי האסטרואיד הזה כבר משנות ה-60,
Açık konuşalım. Burada kadınları suçlamıyorum.و لكني دعني اوضح، انا لا الوم النساء ها هنا
Açık konuşalım. Burada kadınları suçlamıyorum.むしろ私が批判したいのは
Adam: En çok neyi seversin? Kadınları.Ženy.
Adam: Kadınları.Kvinnor. man:
Adam: Kadınları.Le donne. uomo:
Adam: Kadınları.Vrouwen. man:
Adam: Kadınları.Τις γυναίκες. άντρας:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Kadınların bu kadar çok tüyü olmaz. [Adam kendi dilinde konuşur]Frauen haben nicht so viele Haare.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Kadınların bu kadar çok tüyü olmaz. [Adam kendi dilinde konuşur]Les femmes n'ont pas de poils, pas autant.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Kadınların bu kadar çok tüyü olmaz.남자: 여자들은 수염이 별로 없어. 잘 안 나.