kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1999 - Kadınların 58, erkeklerin 60 yaşında 7000 gün prim ödeme koşuluyla emekli olabilecekleri yasalaştı.Kvinder kan i Østrig gå fem år tidligere på pension end mænd.
3- Kadınların hiçbir konuda başarılı olamayacaklarını düşünüyor.Hvor det viser sig at kvinder ikke er egnet til at bestemme noget.
Suudi Arabistan dünyada kadınların araba kullanmasını yasaklayan tek ülkedir.Desuden har Saudi-Arabien ved lov bestemt, at kvinder ikke må føre bil.
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.Mandlige medlemmer kan være ordineret eller legmænd; kvinder kan ikke ordineretes i den katolske kirke.
Evli kadınları bile ayartmış.De kan også bæres af gifte kvinder.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.De har filmet sig selv, voldtage og torturerer deres ofre.
Kadınların tamamı köle de değil Gorda.Vi er ikke sexister, bitch!.
Şarkının sözleri kadınların güçlendirilmesi hakkındadır.Selve historien handler om kvindeundertrykkelse.
Britanyalı kadınların yüzde elli ikisi seks için çikolatayı tercih ediyor.Tooghalvtreds procent af britiske kvinder foretrækker chokolade frem for sex.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.I det siste brevet klaget han over hvordan de tyske kvinnene gikk kledd.
1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.1900 – I Frankrike blir lengden på arbeidsdagen for kvinner og barn begrenset til elleve timer ved lov.
Kitaplar artık profesyonel aşçılara değil, burjuva ev kadınlarına hitap ediyordu.Bøker som ble skrevet adresserte ikke lenger profesjonelle kokker, men til borgerskapets husmødre.
Hem ahlakı, hem kadınlığı itibarıyla kadınların müstesnasıdır." demişti.Denne evnen finnes både hos kvinner og menn, men bare kvinner har lov til å drive med den.
Eczaneciler Kurumu diğer kadınların lisans almasını engellemek için düzenlemeleri değiştirdi.The Society of apothecaries endret umiddelbart sitt regelverk for å hindre at andre kvinner å få lisens.
Aspasia, özellikle Perikles’in sapıklıklarını tatmin edebilmek için Atinalı kadınları ayartmakla suçlandı.Aspasia ble særlig anklaget for å korrumpere kvinnene i Athen, for å tilfredsstille Perikles' perversjoner.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Ingen av dem fikk leve, hverken kvinner eller barn ble spart».
Zetkin kadınların oy hakkı ve fırsat eşitliği gibi konularda kadın politikasına da eğildi.Zetkin var interessert i kvinnepolitikk, bl.a. i kampen for like rettigheter og kvinnelig stemmerett.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.Hun engasjerte seg også sterkt i kampen om kvinners stemmerett.
"Böylece yaşlı kadınların da hayallerinin gerçek olabileceğini görmüş olduk.Tre sterke kvinner får oppfylt sine drømmer.
Ünlü Afşar kilimleri, bu çalışkan kadınların el emeğidir.Tradisjonelt er slike håndverkstjenester lavlønnet kvinnearbeid.
Kadınları esas giysisi üç etek zıbındır.Kvinner i for store herreskjorter handler om tre kvinner og deres ulike tilværelser.
Bu örgütlenme kadınların ilk örgütlenmesiydi.Dette var det første EM som ble arrangert for kvinner.
1915 - ABD Temsilciler Meclisi, kadınların da oy kullanması yönündeki kanun teklifini reddetti.1915 – Representantenes hus forkaster et forslag om å gi kvinner stemmerett i USA.
Kadınların İslam'daki rolü hakkında nispeten liberal görüşlere sahipti.Filmen satte søkelyset på kvinners rolle i islam.
Programda bir yıl boyunca çeşitli kadınları canlandırdı.Programmet har hatt flere programledere opp gjennom årene.
Erkeklerin %30,81'i, kadınların %8,04'ü okuryazardır.8% av menn og 0,3% av kvinner er fargeblinde.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Hun hadde også tatt til orde opptak av kvinner.
Bir süredir Kajol Hindistan'daki dul kadınların çocuklarına yardım ediyor.Stiftelsens formål er å bedre levekårene for barn i India.
Despina, güzelliği ile Yunan kadınları arasında ünlüydü.Det gyldne snitt var kjent blant grekerne.
Durkheim, bu türe örnek olarak kocası öldükten sonra intihar etmeyi bir görev bilen Hint kadınlarını anlatır.Durkheim nevner Indianere som begår selvmord pga plutselige oppflammede sjalusier, som eksempel på dette.
De Pisan "söylem yeteneğinin kadınların moral değer birikiminin bir parçası" olması gerektiğini savunmuştur.Hun argumenterte deretter «dyktighet i å resonnere skulle være en del av alle kvinners moralske forråd».
Uluslararası kadınların barış hareketinde aktiftir.Han har også vært aktiv i internasjonale fredsorganisasjoner.
Stewart kadınların haklarını savundu.Borat er sterkt imot kvinnerettigheter.
Kadınların Tarihi: Ana Tanrıçalardan Hıristiyan Azizelere.J: historien om kristiansundsjødene.
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.Kun biskoper kan ordinere, og kun menn kan motta ordinasjonen.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Yrkestrafikk (lastebiler) er ikke tillatt.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.Å forbedre forholdet mellom kjønnene og fremme likestilling.
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.Det manglet også dameundertøy.
Kadınların sağlık kontrolü düzenlidir.Kvinners helse på spill.
Karakterleri genelde komik kızlar, hizmetkarlar ve işçi sınıfı kadınları içeriyordu.Tradisjonelt var avisbudene kvinner og barn fra arbeiderklassen.
Bazı kültürlerde, erkeklerin ve kadınların ne giyeceğini dini kurallar belirler.Dalam beberapa budaya, hukum mengatur apa yang pria dan wanita diharuskan memakai.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.Rosie the Riveter digunakan sebagai lambang feminisme dan kekuatan ekonomi wanita.
Erkeklerin, kadınlarına adet döneminde yaklaşmazlar.Oleh Sang Adipati Panaekan isteri yang di Kertabumi tidak kebagian waktu (Kilir).
Lorde kendini "kadınların sesi" ve "seslerin konseri" olarak tanımlamıştır.Dia menggambarkan dirinya sebagai bagian dari "rangkaian kesatuan wanita" dan "konser suara".
Aynı şekilde kadınların eşlerinin isimlerini almaları da mümkün kılındı.Karena pilihan itu pula dia diberi nama Istri Kanya (kanya berarti melajang atau tidak kawin).
Artık o, Kurtuluş Savaşı'nın cefakar kadınlarından Halime Kaptan'dır.Maka dari itu, ia menjadi sekutu para Korawa saat perang antara Korawa melawan Pandawa berkecamuk.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Tak satupun dari mereka dibiarkan hidup, baik wanita maupun anak-anak tidak diampuni.”
"Böylece yaşlı kadınların da hayallerinin gerçek olabileceğini görmüş olduk."Dan Anda semua mengetahui perempuan berusia tua "seperti mimpi menjadi kenyataan".
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Ia juga mempromosikan pengurapan wanita.
Kadınların öğrenebilmesi ve çalışabilmesi için özgürlüğüne sahip olmalarını istedi.Dia ingin wanita memiliki kebebasan menuntut ilmu dan belajar.
Sari, Hindistan'daki kadınların oldukça yaygın olarak giydikleri dış elbise.Sari adalah pakaian tradisional wanita dari India.
Halhal, kadınların ayak bileklerine taktıkları halka.Dan sang pria dapat pula memasukkan cincin di jari sang perempuan.
Raden Adjeng, priyayi'nin evli kadınları veya Robe sınıfının Java soyluları tarafından verilen unvandır.Raden Adjeng Kartini berasal dari kalangan priyayi atau kelas bangsawan Jawa.
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.Sebelumnya belum pernah gelar adat Pulanga ini diberikan kepada perempuan.
Ancak bunun nedeni, kadınların işgücüne daha az katılması.Bagaimanapun, ia terlihat kurang serius dalam menjalani hubungan dengan wanita.
"Kadınlarında partisi oldu".Teman-temannya memberikannya sebuah pesta.
Kadınların yüzsüz maskeleri (ellangualek arnartaq yurarcuun) de vardır.Sedangkan kaum perempuan dengan cara bercocok tanam dan mengumpulkan tanam-tanaman.
Marge, Homer'ın dansözden özür dileyerek kadınların birer obje olmadığını Bart'a göstermesini ister.Marge menyuruh Homer untuk minta maaf kepada wanita itu dan mengajari Bart bahwa perempuan itu bukan benda.
Kadınların alınlarına altına benzeyen sıralı halde taktıkları bir süs vardır.Akan tetapi kelat bahu diketahui juga dikenakan oleh perempuan.
Eski toplumlarda kadınların rolü üzerinde daha önce görülmemiş ölçüde farklı bakış açıları getirdi.Perilaku tidak etis dalam korporasi telah mencapai proporsi yang tidak pernah dilihat sebelumnya.

İlgili Sayfalar