kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Seçimlerden sonra kurultaydaki çoğu üye kadınların oy kullanmaları taraftarıydı.Z tego powodu większość uzgodnień co do głosowań parlamentarnych ustala się na forum tego organu.
Nakış tasarımları, köy kadınlarının sosyal statüsünü belirlemektedir.Wino może być narzędziem manifestowania własnego statusu społecznego.
(1900’lerin başlarında kadınların teleskop kullanmalarına izin verilmemekteydi.)(I början av 1900-talet tilläts inte kvinnor hantera teleskop.)
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.I sitt sista brev beklagade han sig över de tyska kvinnornas dåliga klädsmak.
"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı."Nattetid under fastan är det tillåtet för er att komma nära era hustrur.
Artık o, Kurtuluş Savaşı'nın cefakar kadınlarından Halime Kaptan'dır.Guds älskarinnor: om hängivna kvinnor i en livrädd värld.
Zamanının en gözde kadınlarından birisidir.Hon ansågs vara en av sin tids vackraste kvinnor.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.Att förbättra relationen mellan könen och främja jämställdhet.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Som ung man korresponderade han med olika kvinnor.
Üç ciltlik kitap, ABD tarihinin ilk dönemlerindeki vatansever kadınların hayatlarını yansıtır.Det bestod av tre volymer om patriotiska kvinnor i USA:s tidiga historia.
Ve tüm kadınların rüyalarını süslüyordur.Han säger att allas mardrömmar kommer att besannas.
Yenilgiyi, âsîlerin kadınlarının ve çocuklarının da paylarını aldikları, korkunç kıyım izledi.De offrade då sina söner och döttrar och sin boskap, och bedrev blot med mat och dryck.
Ticaret o vakitlerde kadınların büyük çoğunluğunun mesleğiydi.Fabriken var under sin tid en stor kvinnoarbetsplats.
Medyayı oynat Korfbol, erkeklerle kadınların birlikte oynadıkları tek takım sporudur.Korfball är en mixad sport. Män och kvinnor spelar sida vid sida.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Att inte köra bil kan också rekommenderas.
Ubır kadınları ve hayvanları emmeyi de sever.Han tycker även om kvinnor med stora bröst och att dricka öl.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Skärm med kvinnofigurer.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.Hon var den första författaren som skrev om kvinnor under Amerikanska frihetskriget.
Evli kadınları bile ayartmış.De fick även gifta sig med fria män eller kvinnor.
Çünkü o yıllarda kadınların sanatçı olması çok yadırganan bir durumdu.Hon var en av få kvinnliga konstnärer under den här tiden.
Friedan, kadınların anne ve ev hanımı rolüne alçaltılmalarını eleştirdi.Friedan menade att media bidrog till glorifieringen av kvinnans roll som en hemmafru.
Kadınların uzun yelekleri vardı.Kvinnorna vävde tyger.
Hollandalı ressamın kadınları içsel güzelliğe erişmiş gibidir.Ja, som skönheten hos en jungfru, som har blivit ren.
Erkekleri öldürüp kadınları çocuk sahibi olmak için saklıyorlar.Han förbjuder dem att döda kvinnor och barn.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.De Lolme förespråkade också en utökning av rösträtten.
Maria Theresia zamanında dünyanın en güçlü kadınlarından biriydi.Maria Anna ansågs vara en av sin tids största skönheter.
Ana madde:Windsor’un Şen Kadınları Windsor’un Şen kadınları.Han omnämns först i Shakespeares De muntra fruarna i Windsor.
Ülke genelinde kadınların ortalama ömrü 43 iken, erkeklerde 44'tür.Medellivslängden beräknas till cirka 44 år för kvinnor och 42 för män.
Kadınların üstlükleri daha uzundur.Kvinnors avslappningsfas är längre.
Tecavüze uğrayan kadınların sayısının 200’ü aştığı tahmin edilmektedir.Antalet våldtagna kvinnor har beräknats till cirka två miljoner.
Bu, Umutsuz Ev Kadınları'ndaki karakterlerin bir listesidir.Detta är en presentation av rollfigurerna i den amerikanska TV-serien Desperate Housewives.
Bu nedenle Japonya'da 1629 yılıa gelindiğinde kadınların sahneye çıkması yasaklanmıştır.År 1629 blev kvinnor därför förbjudna att uppträda i kabukiföreställningar.
Kadınlarımızın tanımadığı bir delikanlı kınadan gelini kaçırdı.Min bror hade en flickvän som var otrogen.
Ona göre kadınların toplumsal ve bireysel konulardaki yeteneklerinin desteklenmesi gerekmektedir.Arbetet med kvinnorna utgår från kvinnans individuella förmågor och behov.
Kadınların bu kuruluşlardaki temsili, kanunlar ile güvence altına alınmaktadır.Att skicka kvinnor till dessa centra är inget annat än korruption.
Böylece, Osmanlı İmparatorluğu'nun kamusal alanda görünür olan ilk kadınları oldular.De blev som sådana Osmanska rikets första offentligt synliga kvinnor.
Geleneksel yöntemler erkek ya da kadınların ihtiyaçlarını karşılamıyor.Традиційні методи не задовольняють потреби чоловіків або жінок.
1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.1900 — у Франції прийнятий закон, що обмежує робочий день жінок і дітей 11 годинами.
Kısa bir süre sonra kadınların o üniversitede katılımına dair kısıtlamalar yürülükten kaldırıldı.Невдовзі обмеження на навчання жінок в цьому університеті було скасовано.
Doğum yapan kadınları korur.Види, що піклуються про потомство.
Kadınların üç tane kadınsı giysi giymeleri gerekiyordu, ve eğer bu giysileri giymedilerse tutuklanırlardı.Жінки зобов'язані були носити мінімум три елементи жіночого одягу, інакше вони арештовувалися.
Kadın müzeleri; kadınların eğitimi, güçlenmesi ve kendilerine olarak güvenlerinin artması için önemlidir.Жіночі музеї дійсно є дуже важливими для освіти жінок, посилення та розширення їхніх можливостей.
Kadınları esas giysisi üç etek zıbındır.Жіночий одяг склаадався з трьох прошарків.
Maria Theresia zamanında dünyanın en güçlü kadınlarından biriydi.Марія Дмитрівна була однією з найосвіченіших жінок свого часу.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.Вона стала першою дослідницею діяльності жінок, які зробили внесок у Війну за незалежність США.
Uluslararası Kadın Derneği tarafından 20. yüzyılın en ünlü kadınlarından biri olarak gösterildi.В 1997 році Міжнародною асоціацією жінок номінована як одна з найпопулярніших жінок ХХ століття.
Aslında gezegendeki toplam kadınların, küçük bir kısmı köle olarak kullanılıyor.Фактично все населення країни займалось рабською працею.
Türkevi köyünün kadınları yolu kapadılar.На території села побували турки.
Bu olayla Kybele Amazon kadınlarının temsili olmuştur.Це ставило під сумнів їх аматорську кар'єру.
Tedavi amaçlı tüketim dışında Antik Yunanistan'da kadınların şarap içmesi hoş karşılanmazdı.Поза цих терапевтичних цілей греки не схвалювали вживання вина жінками.
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kadınların uluslararası bir turnuva fikri ortaya çıktı.Після Першої світової війни почався розвиток туристичної індустрії.
Aynı zamanda kadınlarımızın sosyal gelişimleri mümkün olacaktır.Суспільство схвалює розвиток соціальних можливостей людини.
"Kadınlarında partisi oldu".«Як розмовляти з дівчатами на вечірках».
Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.Мефістофель і Фауст приєднуються до жінок в саду.
Böyle ortak olan kadınların her ikisine de kuvraqatigiik adı verilir.Співробітники обох компаній називають цей союз благословенним.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Після шлюбу обидва зберегли вірність своєму віросповіданню.
Evli kadınları bile ayartmış.Понеділкували тільки одружені жінки.
Günümüzde, Türkiye'nin batı kesiminde köy kadınları tarafından günlük elbise olarak tercih edilir.На Західній Україні подеколи і досі справляють весілля в традиційному народному одязі.
Eşitsizlikleri kadınların sahip oldukları geniş haklarla getirebileceğini iddia etmiştir.Посилаючись на християнство, Декларація доводила, що жінки мають рівні права з чоловіками.
Çünkü o yıllarda kadınların sanatçı olması çok yadırganan bir durumdu.До жінок художниць довго ставилися скептично.

İlgili Sayfalar