kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Esir alınan Yunan askerlerinin bazıları tecavüz ettikleri Türk kadınları tarafından linç edildi.Een zwangere vrouw werd door een aantal Japanse soldaten verkracht.
Köy kadınları güzel çörekler yapar.Heel mooie vrouwen doen onze afwas.
Savaş koşulları İsviçre'ye gidebilecek kadınların sayısını sınırladı.Sigel leidde de terugtocht van de overblijvende troepen naar Zwitserland.
Bir süredir Kajol Hindistan'daki dul kadınların çocuklarına yardım ediyor.Hij zet zich ook in voor de zwerfkinderen in Kenia.
Ressamlar ve Kadınları.Jongens en meisjes.
Kadınların üstlükleri daha uzundur.De vrouwelijke katjes zijn wat langer.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.Buitenlandse investeringen werden aangemoedigd en de rechten van vrouwen werden uitgebreid.
İçişleri Bakanlığı, kaymakamlık sınavlarına kadınların da alınacağını açıkladı.Home Alive gaf zelfverdedigingcursussen aan vrouwen.
Bu kadınların hepsi de büyücülük suçlamaları için "olağan şüpheliler" tanımına uyuyordu.Allerhande "aanwijzingen" waren reden om de vermeende heks te martelen.
Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.In het DVN worden enkel vrouwen opgenomen die overleden zijn.
Kadınlar, özellikle de âdet kanaması olan kadınların maskelere dokunması kesinlikle yasaktır.Met name getrouwde slachtoffers die veel te verliezen hebben zijn uiteraard chantabel.
Kadınları konuşturma yollarına sahibiz ama onları susturmak için hiçbir şeyimiz yok.We hebben manieren om vrouwen te laten praten, maar we hebben niets om ze te laten zwijgen.
Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine alsınlar.Powiedz swoim żonom i swoim córkom, i kobietom wierzących, aby się szczelnie zakrywały swoimi okryciami.
Suudi Arabistan dünyada kadınların araba kullanmasını yasaklayan tek ülkedir.Arabia Saudyjska jest jedynym państwem na świecie, który zabrania kobietom prowadzić samochód.
Ardından kadınlar, kadınların bu kötü muameleden nasıl kurtulacağını tartıştılar.W tle za nimi widać kobiety pochodzące z ludu, praczki pochłonięte pracą.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Wsławił się licznymi skandalami związanymi z kobietami.
1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.31 marca – we Francji czas dnia roboczego, dla kobiet i dzieci, został ustawowo skrócony do 11 godzin.
Yaşı ne olursa olsun tüm kadınların erkek bir velisi olmalıdır.Każdy, bez względu na wiek, może zostać wolontariuszem.
Orta ve üst sınıf kadınları temsil eden bir dergidir.Reprezentuje interesy klasy średniej i wyższej.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.Równość godności, podniesienie roli kobiety.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Na obrazach swoich uwieczniał również wizerunki kobiet.
Artık o küçük düşürülmüş kadınların intikam iblisidir.Upokorzona dziewczyna postanawia się zemścić.
Titian'ın kadınları peridir.Udawała mamę Tytanów.
Çocukların ve kadınların koruyucusudur.Jest uważana za obrończynię kobiet oraz dzieci.
Ana madde:Windsor’un Şen Kadınları Windsor’un Şen kadınları.W. Shakespeare: Puste kobiety z Windsoru.
Bu nedenle Japonya'da 1629 yılıa gelindiğinde kadınların sahneye çıkması yasaklanmıştır.Początki onnagata sięgają 1629 roku, gdy w Japonii został wprowadzony zakaz występowania kobiet w teatrze.
Türk erkekleri ve kadınları saçlarını örerlerdi.Kobiety i dziewczyny później musiały iść obciąć włosy.
Özel günlerde profesyonel kimono giyme uzmanları kadınların kimono giymelerine yardım eder.Korzysta się więc z usług zawodowców, którzy pomagają kobiecie ubrać się w kimono na specjalną okazję.
Rus kadınların hayatlarına yoğunlaşan çizimler yaptı.Zajmowała się historią rosyjskich kobiet.
Katharine Martha ise Connecticut Woman Suffrage Association'a (Kadınların Seçme Hakkı Derneği) başkanlık etti.Mill był przewodniczącym „Women’s suffrage society” („Towarzystwa na rzecz prawa głosu dla kobiet”).
Chuck kadınları çok seven çapkın birisidir.Lech kocha Głupią Ludmiłę.
Kadınların ve erkeklerin toplum içindeki ekonomik ve sosyal konumları birbirinden farklıdır.Relacje pomiędzy kobietami a mężczyznami w naszym społeczeństwie nie są zdrowe.
İnsan hakları, kadınların eğitimi, istihdamı ve haklarıyla ilgili inisiyatiflerde görev aldı.Popierali emancypację kobiet, ich prawo do kształcenia i decydowania o sobie.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.Wy szkodzicie naszym braciom i mordujecie z dzikim okrucieństwem.
Köylü kadınların biri "Turiddu öldürüldü." diye bağırır.Po chwili słyszany jest krzyk "Zabili Turiddu!".
Özellikle Kadınların geleneksel giyimi ihramdır.Szyciem ubrań tradycyjnie zajmują się kobiety.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Wydawało się, że nic nie uratuje ani miasta, ani kraju.
Dr. T ve Kadınları 2000 yılında Robert Altman tarafından çekilmiş bir Amrikan romantik komedi filmi.Dr T i kobiety – komedia romantyczna produkcji amerykańskiej z 2000 roku w reżyserii Roberta Altmana.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.Historyk przekazuje, że kobiety Issedonów miały równe prawa z mężczyznami.
Doğum yapan kadınları korur.Jest patronką rodzących kobiet.
1915 yılında Danimarka anayasasının değişmesi ile de kadınların seçme hakkı Danimarka’da kabul edilmiştir.1915 – Do duńskiej kstytucji wprowadzono poprawkę gwarantującą kobietom prawo do głosowania.
Erkeklerin bilgisayara dayalı olan teknolojik dünyasını kadınların dekore edilmiş evlerine taşıdı.Do przeniesienia ruchu człowieka na ruchy komputerowej postaci użył techniki zwanej rotoskopią.
Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.W gronie zamordowanych znalazły się trzy kobiety.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Będziecie jedli ciało synów i córek waszych.
Kadın hakları için Kadınların Sosyal ve Politik Birliği kapsamında faaliyetlerde bulundu.Opowiadało się przeciw udziałowi kobiet w życiu politycznym i społecznym.
Ayrıca insanlık tarihinin en acımasız kadınları arasında yer alır.Ukazują ponadto najciemniejsze strony ludzkiej natury.
Bu olayla Kybele Amazon kadınlarının temsili olmuştur.Właśnie dlatego amazonki używały siodeł damskich.
Yıllarca Avrupa’da yaşamış, kadınları tanıma imkânı bulmuştur.Przez wiele lat mieszkał w Europie, zdobywając naukowe doświadczenie.
Ressamlar ve Kadınları.Damy i kobiety.
Kadının üstte olduğu seks pozisyonu erkekler üzerinde kadınların hâkimiyetini gösterir.W strukturze płci stwierdzono dominację osobników żeńskich nad męskimi.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.Działała także na rzeczy aktywizacji wyborczej kobiet.
Askerlerimiz düşmanı kovaladılar ve avladıklarını ve kadınları ve çocukları, getirdiler.Ci natychmiast ścięli woźnicę, który prosił, żeby oszczędzili kobiety i dzieci.
Ayrıca toplanan orduda işsiz güçsüz takımından daha yaşlı erkekler, hatta hayat kadınları da bulunmaktaydı.W jej skład wchodziło wielu żołnierzy starszych wiekiem lub ozdrowieńców, ze słabym doświadczeniem wojskowym.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Uważa, iż jest to jedyny sposób na wyjście obu kobiet z nędzy.
En çok tanındığı eserleri zarif genç kadınları konu aldığı portreleridir.Najbardziej znane są jego wyidealizowane portrety dziewcząt i młodych kobiet.
Türk geleneğinde kadınların düğünlerde erkeklerin önünde oynaması hoş görülmezdi.Podobnie jak w starożytnej Grecji kobiety zamężne nie uczestniczyły w spotkaniach towarzyskich mężczyzn.
Bu yasa tüm kadınları kapsar.Wszystkie medale zdobyły kobiety.
Kadınları etkilemek için en sık kullandığı replik "How you doin'?"dir.Słynny jest z podrywania dziewczyn, zwykle charakterystycznym dla niego zwrotem "How you doin'?".
"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.Ich boginią jest Inrei – Bogini Cienia i Nocy.
İkinci gün kız tarafının kadınları damat evine giderler.Po drugim dniu wesela pannę młodą przeprowadzano do nowego domu.

İlgili Sayfalar