kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kadınların %80 kadarı âdetten 1-2 hafta önce bazı semptomlar yaşadığını bildirmiştir.Circa l'80% delle donne dichiara di aver un qualche sintomo, da una a due settimane prima delle mestruazioni.
Windsor’un Şen Kadınları.Le allegre comari di Windsor.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Nessuno di loro fu lasciato in vita, né le donne né i bambini furono risparmiati."
Savaş koşulları İsviçre'ye gidebilecek kadınların sayısını sınırladı.La politica ufficiale era di limitare l'ondata di rifugiati in arrivo in Svizzera.
Bu, Umutsuz Ev Kadınları'ndaki karakterlerin bir listesidir.Questa voce contiene un elenco dei personaggi della serie televisiva Desperate Housewives.
GM, IM ve FM unvanları erkekler ve kadınların her ikisi için geçerlidir.I titoli di GM, MI e MF sono aperti ad entrambi i sessi.
Tedavi amaçlı tüketim dışında Antik Yunanistan'da kadınların şarap içmesi hoş karşılanmazdı.Al di fuori di questi usi terapeutici, la società greca non approvava che le donne bevessero vino.
Azerbaycan'da kadınların statüsü son bin yılda büyük değişiklikler geçirmiştir.Le donne in Azerbaigian hanno avuto un ruolo fondamentale nel corso dei secoli.
Zetkin kadınların oy hakkı ve fırsat eşitliği gibi konularda kadın politikasına da eğildi.Zetkin si impegnò molto nelle politiche femminili, per esempio nelle pari opportunità e nel voto femminile.
Kadınların yaşam koşullarını düzeltmek için çaba harcadı.Lavorò per il miglioramento della condizione femminile.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Diverse donne, sin dall'inizio, si dissociarono dalle richieste delle altre donne.
Kadınların başlarını örtmesi için herhangi bir kanun yoktur.Nessuna donna porta gioielli.
1915 yılında Danimarka anayasasının değişmesi ile de kadınların seçme hakkı Danimarka’da kabul edilmiştir.1915 In Danimarca viene concesso alle donne il diritto di voto.
Dergi, genellikle çalışan Mısırlı kadınları hedef almaktadır.Tradizionalmente l'insegnamento è svolto da ufficiali delle forze armate egiziane.
Zamanının en gözde kadınlarından birisidir.Fu una delle donne più eminenti del suo tempo.
Erkeklerin kullandığı cirit 800 g, kadınlarınki ise 600 gr ağırlığındadır.Il peso del giavellotto per le donne è di 600 grammi e per gli uomini 800 grammi.
Kadınları sık sık dairesine davet eden yazar, bu ilişkilerinden güncesinde bahsetmişti.Compagna che spesso gli telefonerà per dirgli la situazione.
Kadınları da savaşa katılmıştır.Tuttavia, le loro famiglie sono in guerra.
Savaşan devletlerin tüm halkı savaşın içinde; sadece erkekleri değil, kadınları ve çocukları da.No, non ci sono, sono morti in guerra, sono rimasti soltanto loro, le donne e i bambini.
Kadınların şahitliği ve miras hakkı erkeklerinkiyle eşit hale getirildi.Maschi e femmine sono affetti in egual misura.
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.Per l'uomo è d'obbligo alzarsi, mentre non lo è per le donne.
Evli kadınları bile ayartmış.Guida ai Promessi sposi.
“Kadınların estetiği ve Sanatın Poltiği.” , 1982.Testimonianze d'arte e di fede", 1982.
Lale Devri adlı oyunu, İstanbul’da ilk defa kadınların tiyatroya gelmesini sağlayan oyun oldu.Il giocatore avrà, fin dall'inizio del gioco, una casa in cui è possibile accedere per la prima volta a Logar.
Hamile kadınların doğacak çocuğa elbise hazırlaması hem ayıplanır hem de çocuğun öleceği sanılır.La vediamo preparare un vestitino per il figlio che non nascerà.
Kadınlarımız ise yardımlaşma ve dayanışmayı dün olduğu gibi bugünde sürdürmektedir.Non ci sono più le prove di forza e l'endurance durante il torneo come nel precedente episodio.
Susan B. Antony’nin derneğin başkanı seçilmesiyle kadınları seçim hakkı konusundaki çabalar artmıştır.Da quel momento in poi, Susan B. Anthony prese il posto d'onore tra la maggioranza delle suffragette.
Kaşkay kadınları kat kat renkli etekler (üç etek) parlak tunikler ve eşarplar giyerler.Si indossano ghirlande fatte di fiori (per le donne) o foglie di quercia (per gli uomini).
Kadınların üstlükleri daha uzundur.I modelli da donna tendono ad essere più lunghi.
Böylelikle buradaki kadınların bir kısmı Sıraselviler Caddesi'ne doğru dağıldı.Di qui alcuni passarono nella zona femminile.
Birçok durumda özellikle kadınların yaşamına eğilmişti.Nel corso del tempo furono riservati in misura crescente soprattutto alle donne.
Erkek nüfusunun azalması kadınların iş yaşamında daha etkin hale gelmesini sağladı.L'aumento della disoccupazione a causa della crisi economica fece tornare le donne dentro le case.
Hayat kadınları son birkaç aydır kayıplara karışmaktadır.Durante l'ultimo ventennio la società fu coinvolta in alcune disavventure.
Dr. T ve Kadınları 2000 yılında Robert Altman tarafından çekilmiş bir Amrikan romantik komedi filmi.Bree è un personaggio del film del 2000 Il dottor T e le donne, diretto da Robert Altman.
2005'te, Arroyo Forbes dergisince yapılan Dünyanın En Güçlü Kadınları anketinde dördüncü oldu.Nel 2005, la Arroyo era la quarta donna più potente al mondo secondo un sondaggio della rivista Forbes.
Biz onların erkeklerini öldürdk ve kadınlarını dul bıraktık.E Noi salvammo lui e la sua famiglia, eccetto sua moglie, che fu tra quelli che rimasero indietro .
Şu anda Türkiye'deki kadınların üçte ikisi başını örtüyor.В настоящее время две трети турецких женщин носят платок.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Женщинам запрещено водить машину.
Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine alsınlar.Скажи твоим женам, твоим дочерям и женщинам верующих мужчин, чтобы они туго затягивали свои покрывала.
1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.1900 — Во Франции принят закон, ограничивающий рабочий день женщин и детей 11 часами.
1921, Azerbaycan'ın tarihine kadınların ilk kongre yılı olarak dahil edildi.1921 год вошел в историю Азербайджана как год Первого съезда женщин.
Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla.Прости меня, моих родителей и верующих в тот день, когда будет представлен счет».
Crane ve Kauffman, Joey'nin kadınları, sporu ve New York'u seven tipik sığ bir erkek olmasını istiyordu.Крейн и Кауфман хотели, чтобы Джоуи был «парнем, который любит женщин, спорт, женщин, Нью-Йорк и женщин».
Kısa bir süre sonra kadınların o üniversitede katılımına dair kısıtlamalar yürülükten kaldırıldı.В скором времени ограничения на обучение женщин в этом университете были отменены.
Kadınlara oldukça düşkün olan Sultan İbrahim, devletin en önemli haslarını kadınlarına vermekteydi.Ибрагим, отличавшийся буйным нравом, конфисковал их имущество и подарил его своей новоиспечённой супруге.
En sonunda 1908’de Prusya’da kadınların üniversiteye kayıt yaptırmalarına izin verilmiştir.1908 — в Пруссии женщинам разрешено поступать в вузы.
Kadınların fendi sonunda galip gelmiş olur.Под наложницами подразумеваются женщины побеждённого (убитого) врага.
Fuller, kadınların haklarının ve özellikle, kadınların eğitim ve istihdama katılma hakkının savunucusuydu.Фуллер отстаивала права женщин, в частности право на образование и право на работу.
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.В 1795 году женщинам Франции запретили появляться в общественных местах и на политических собраниях.
"Kadınlarında partisi oldu".Бывают ли у них вечеринки?».
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.Прежде между ними были любовные отношения, которые распались.
Müslüman kadınların camilere erişebilme hakkı talep edilmelidir.Мусульманам был запрещено входить и молиться в мечети.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.Она стала первым исследователем деятельности женщин, внёсших вклад в Войне за независимость США.
Azerbaycan'da kadınların statüsü son bin yılda büyük değişiklikler geçirmiştir.Статус женщин в Азербайджане претерпел несколько серьезных изменений.
Kadınların koruyucusudur.Защита женщины.
Giden kadınlar ve kadınları götüren arabacılar şiddetle cezalandırılacaklardır" denilmekteydi.Остальные же жены сильно горюют, что выбор пал не на них: ведь это для них — величайший позор.
Kadınların sahip oldukları ve baktıkları çocuk sayısıyla ilgili karar verme hakları vardır.Женщины имеют право решать, сколько детей они хотят родить.
Ressamlar ve Kadınları.Картины и люди.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Она очень хорошо выразила то, что чувствовали все девушки.
Biz onların erkeklerini öldürdk ve kadınlarını dul bıraktık.Усопшим праведникам и всем, кто остался позади.

İlgili Sayfalar