kadına ile cümle
kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu.И сказал змей жене: подлинно ли сказал Бог: не ешьте ни от какого дерева в раю?
Martin, şarkının "dünyadaki en güzel kadına âşık olmakla ilgili" olduğunu söyledi.По словам Мартина, эта песня «о влюбленности в самую прекрасную женщину в мире».
Artık daha kısık sesle şarkı söylüyorum... tabii ki bir kadına göre," dedi.Теперь я довольно низко пою… ну, для женщины».
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Улыбаясь, он глядит влево, однако маловероятно, что глядит он на женщину.
Ortalama çocuk sayısı her 1 kadına 6,69 çocuk şeklindedir.В среднем по стране этот показатель составляет 6,99 детей на 1 женщину.
Kadına; “Sabredin” dedi.Он закончил словами: «Терпение — это врата в радость» (нем. «Geduld ist die Pforte der Freude»).
Götüren kadına bahşiş verilir.Письмо было отдано женщине, которой назначили вознаграждение.
Koyun Baba’da Allah her şeye kadirdir dedikten sonra ve kadına bir elma uzatmıştır.И делал он неугодное в очах Господних во всём так, как делали отцы его.
Kadına selam verdi.Доктор её поздравляет.
Erkekten kadına cinsiyet değiştirme ameliyatı nasıl yapılır?Каких конкретно изменений в состоянии больного он хочет добиться?
12.yy'dan beri Yahudilik, fiziksel veya psikolojik zarar gören kadına boşanma hakkı verir.Иудаизм признаёт право оскорблённой жены (физически или психологически) на развод с XII века.
Bir kadına 0,98 erkek düşmektedir.В совокупности на 1 женщину приходится 0,98 мужчин.
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.Свыше 240 тысяч были награждены орденами и медалями.
Birincisinde kadın, Âdem’le birlikte yaratıldığında, Âdem kadına hükmetmeye çalışır.Сначала Аллах создал Адама из глины, а затем из левого ребра создал его жену Хавву.
İnanışlara göre "Karakırnak"; kadına benzeyen, bedeni baştan başa kıllarla örtülü bir varlıktır.Душа и тело — вот что человек считает своим, о чём беспрестанно печется.
Melek, kadına, kısır olduğunu fakat gebe kalıp çocuk doğuracağını müjdeler.Так, они утверждают, что ангелы якобы — женского пола, считая, что у Аллаха — дочери, а у них — сыновья.
Tabloda, Kuzey Avrupalı ressamların özellikle de Rubens'in çıplak kadına bakış açısının etkisi büyüktür.В пейзажной живописи художника заметно сильное влияние Рубенса.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Медсестра спрашивает: «Как зовут маму?».
Yalnızca Sudan'da 3,5 milyon kadına uygulanmıştır. ...يبلغ تعداد النساء اللواتي تعرَّضن لِهذا النوع من الختان 3.5 مليون امرأة في السودان وحدها. ...
Kadına; “Sabredin” dedi.أنه - صلى الله عليه وسلم - قال لفاطمة بنت قيس: (اعتدي في بيت ابن أم مكتوم).
Fakat başka bir kadına ihtiyacım vardı.كان على علاقة بامرأة أخرى.
Onu aldatmaya çalıştığı için kadına bir tokat atar.تصدم سلوى حبيبها سعيد لتوهمه بخداعها.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.واغتصبوا أيضا عدة نساء..."
Melek, kadına, kısır olduğunu fakat gebe kalıp çocuk doğuracağını müjdeler."فالمسيح مثلا هو "أقنوم" هو انسان وإله في الوقت نفسه، ابن لمريم العذراء وابن لله في الوقت نفسه".
Buna ek olarak, bazı kişiler bu kuralın kadın kadına ilişkiyi kapsamadığını belirtir.ومع ذلك، فإنهم يكتشفون حقيقة أن أحدهم يقطع ابنته.
Bilinen en eski gömülü diş Magdaleniyan döneminde (MÖ 18.000-10.000) bir Avrupalı kadına aittir.أقدم ضرس عقل متراصّ يعود إلى امرأة أوروبية من الفترة الماغديلانيّة (18000-10000 قبل الميلاد) .
1926) Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günüاليوم الدولي لاستذكار أعمال العنف ضد النساء في كندا.
Bir erkek bir kadına bir yüzük verirse bunun ne demek olduğunu biliyor musun?هل تعرف ماذا يعني عندما يهدي الرجل المرأة خاتماً؟
Bir erkek bir kadına bir yüzük verirse bunun ne demek olduğunu biliyor musun?هل تعرف ماذا يعني عندما يعطي الرجل المرأة خاتماً؟
Birincisinde kadın, Âdem’le birlikte yaratıldığında, Âdem kadına hükmetmeye çalışır.Quando surgem as primeiras rugas, os homens (ihitariti) e as mulheres (ihitaloti) reduzem o uso de adornos.
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.Cerca de 430.000 mulheres receberam esse título.
1926) Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele GünüDia Internacional pela Eliminação da Violência contra a Mulher Por que este é Dia internacional?
Bir gün bir gölün kenarında bir kadına rastlar.Alguns representam-na junto a um lago.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.Muitas mulheres foram estupradas.
Birlikte yaşadığı kadına kim olduğunu ve neden kendine yalan söylediğini sorar.Ele pergunta para ela quem é o rapaz com quem ela conversava, ela mente e diz que não o conhece.
Çantanın kadına ait olduğunu düşünüp alırlar.Vemos que a foto é de sua mulher.
İsveçli kadın oyuncu Alicia Vikander kadınaş rol olarak, 8 Mayıs 2013 tarihinde filme katıldı.A atriz sueca Alicia Vikander entrou para o elenco 8 de março de 2013, para interpretar a protagonista.
Kardeşlerden Rahmi bir bankada çalışmaktadır ve şarkıcılık yapan bir kadına aşık olmuştur.Agapito insiste, pois está apaixonado por uma das cantoras.
Romantiktir ve her kadına bayılır.É amado e desejado por todas as mulheres.
Beyaz Rusya'da her kadına göre 0,88 erkek vardır.Existem cerca de 0,88 homens para cada mulher no país.
Genelde tüm ev işleri kadına aittir.O trabalho da mulher era na sua maioria ligado às tarefas domésticas.
Ama kutsal şehir Kudüs'teki görüntüsü tam bir kadına benziyordu.Venerava a cidade de Jerusalém como se fosse a casa de Deus.
Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandılar.Em janeiro de 2012, Tori e seu noivo foram presos depois de entrar em uma briga em um hotel de Las Vegas.
Fakat başka bir kadına ihtiyacım vardı.Hij is echter op zoek naar een ander meisje.
Toplumda kadına yönelik toplu cinsel saldırı, 2005 yılından beri Mısır'da belgelendi.Massa-aanranding in de publieke ruimte in Egypte wordt beschreven sinds 2005.
Sözlerinden o kadına aşık olduğu anlaşılmaktadır.Men zegt dat hij op haar verliefd werd.
Ülkede ortalama 1 kadına 1,81 çocuk düşmektedir.Een vrouw krijgt gemiddeld 1,86 kinderen.
Karşılık vermeyen kadına önce tecavüz eder, sonra da onu vurarak öldürür.Hij achterhaalt de verblijfplaats van de overvaller, en schiet hem dood.
Nedime, soylu bir kadına eşlik ve arkadaşlık etmekle yükümlü yardımcı kadın.Hoe gaat dat, een vriendje of vriendinnetje trekt je mee.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.Sommige slachtoffers werden tevens verkracht.
Kadına olan tavırları değişmiştir.Haar opstelling ten opzichte van hem is wisselend.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.'Hoe heet je echtgenoot?' vroeg een van de broers.
Onu aldatmaya çalıştığı için kadına bir tokat atar.Ze is verdrietig omdat ze haar hebben verteld dat hij haar heeft bedrogen.
Baxter, kadına arkasından yaklaşıp bıçakla tehdit etmiştir.Rosita bedreigde haar met een mes.
Genelde tüm ev işleri kadına aittir.Meestal gaat het hierbij om huisvrouwen.
Romantiktir ve her kadına bayılır.Hij houdt van techniek en het versieren van vrouwen.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Ze hadden plannen om een kind te krijgen en ze hadden al een kamer tot babykamer omgebouwd.
"Bir Kadına mı Kaldık Deyip O Birikimi Erittiler".Een enkele vrouw - dat blijft een excuustruus."
Ayrıca kahve dolduran kadına bakan erkeğe de bakar gibidir.Ook in De plaaggeest is zij te zien als koffiejuffrouw.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Hij kijkt om zich heen en glimlacht als hij de weg inkijkt waar de vrouw in is gereden.
İlgili Sayfalar