kadına ile cümle

kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.Environ 430 000 femmes ont reçu ce titre au cours de son existence.
Birlikte yaşadığı kadına kim olduğunu ve neden kendine yalan söylediğini sorar.Elle lui demande pourquoi il était à la station d'électricité et qui était l'homme avec lui qu'elle a tué.
Toplumda kadına yönelik toplu cinsel saldırı, 2005 yılından beri Mısır'da belgelendi.La première campagne contre le harcèlement sexuel en Égypte date de 2005.
Genelde tüm ev işleri kadına aittir.Il s'agissait souvent d'un travail féminin à domicile.
Usta keşiş, genç kadına artık iyileştiğini söyler ve kadını evine yollar.Lorsque le maître s'en aperçoit, la femme étant guérie, il la renvoie chez elle.
1926) Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele GünüJournée internationale pour l'élimination de la violence à l'égard des femmes,.
Jerusalem, kendisi için erişilmez olan evli bir kadına gönlünü kaptırmıştır.George s'occupe d'une femme qui n'a pas de chance.
Görümce, kadına göre kocasının kız kardeşi.Hypocrite, selon sa femme.
Kadına duyulan aşk anlatılmaktadır.Chances Are It's Heard Of You.
Ortalama çocuk sayısı her 1 kadına 6,69 çocuk şeklindedir.Le taux de fécondité est de 3,6 enfants par femme.
Kadına merhaba dedi.Él saludó a la mujer.
Bir kadına aşık oldum.Me enamoré de una mujer.
Hayatımda bir kadına ihtiyacım var.Necesito a una mujer en mi vida.
Bir kadına aşık oldum ve onun da beni sevmesini yıllarca bekledim.Me enamoré de una mujer y esperé durante años a que ella también me amara.
O, kadına selam verdi.Saludó a la mujer.
Herhangi bir kadına sor.Pregúntale a cualquier mujer.
Kısa saç o kadına daha çok yakışıyor.A esa mujer le queda mucho mejor el pelo corto.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Sonríe y mira a la derecha, pero parece no ver a la mujer.
Kadına; “Sabredin” dedi.Entonces sopló en sus manos y dijo: “Quizás perezcan.
Rick, Shane ve T-Dog (IronE Singleton), Jimmy, Carl ve çiftlikte bir kadına silah kullanma eğitimi verir.Rick, Shane y T-Dog (IronE Singleton) dan entrenamiento con armas a Jimmy, Carl y las mujeres de la granja.
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...Luego dijo a la mujer: –Tus pecados te son perdonados.
1926) Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele GünüDía Internacional contra la violencia hacia la Mujer.
Ortalama çocuk sayısı her 1 kadına 6,69 çocuk şeklindedir.Promedio de hijos por mujer 3,6 hijos.
Romalı bir kadına ait mermer baş.Busto de una mujer romana.
Fakat başka bir kadına ihtiyacım vardı.La comunidad sabía que necesitábamos algo más.
Orada sarı saçlı bir kadına anahtarları bulması için Sylvia'ya yardım etmesini ister ve oradan ayrılır.Mientras está allí, ve a una mujer rubia y le pide que ayude a Sylvia a encontrar las llaves.
Götüren kadına bahşiş verilir.Premio Mana por el Aporte a la Mujer.
Çocuk kadına günahkâr olup olmadığını sorduğunda "Bazen." yanıtını alır.Uno de los chicos le pregunta: "¿Es usted una pecadora?" y ella responde: "A veces".
"Hiçbir kadına yalan söylemedim hepsi diğerini biliyordu".No se molestó en contárselo a nadie… Pero todos nosotros lo sabíamos."
Türkiye’de Kadına Yönelik Ekonomik Şiddet, AltÜst Yayınevi, 2010.Violencia de género y pobreza en La Feminización de la Pobreza en México, Cámara de Diputados, diciembre 2011.
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.Cerca de 431.000 mujeres fueron recompensadas con este título.
Ülkede ortalama 1 kadına 1,81 çocuk düşmektedir.El promedio de hijos por mujer es de 1,81.
Televizyon Reklamlarında Kadına Yönelik Şiddet.Influencia de la publicidad en TV sobre los niños.
Kültürlerine son derece düşkün olan Abhazlarda kadına önem başta gelen değerlerdendir.Las fuentes difieren sobre las culturas que la adoraron primero.
2. Sahne: Balo Riccado görev hissi ve bir kadına olan aşkı arasında bocalmaktadır.Elegía 9: El poeta crea una paralelismo entre la actividad del militar y la de un amante.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.La comisión absuelve a la Casa Blanca.
Genelde tüm ev işleri kadına aittir.En la mayor parte de los casos, el trabajo doméstico lo realizan las mujeres.
Ag-o kadına kötü davrandıkça küçük çocuk iyice öfkelenir.Cuando la mujer es excesivamente pegajosa, el varón se molesta.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.También se radicaron un buen número de españoles.
"Komediyi kadına yakıştırdı!".«Se fue una grande de la comedia».
"Dışişleri'nde kadına şans verilmiyor".Ninguna mujer será autoridad en Diputados».
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu.Los siervos del amo se acercaron a decirle: "Señor, ¿no sembraste semilla buena en tu campo?
Hiçbir adam çekici bir kadına karşı koyamaz.Nessun uomo può resistere a una donna affascinante.
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.Questo movimento è contro la violenza nei confronti delle donne.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.Inoltre molte donne della borghesia furono stuprate.
Artık daha kısık sesle şarkı söylüyorum... tabii ki bir kadına göre," dedi.Ora canto piuttosto basso... beh, comunque basso per una donna».
Birlikte yaşadığı kadına kim olduğunu ve neden kendine yalan söylediğini sorar.Lara si chiede chi sia la ragazza, di cosa sta parlando e per quale motivo la veda soltanto lei.
Fakat başka bir kadına ihtiyacım vardı.Ci vorrebbe un'amica.
Genelde tüm ev işleri kadına aittir.In genere tutti i termini sono al femminile.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Si vede così obbligata a mettere in affitto una stanza della sua casa.
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.Circa 430 000 donne furono insignite del titolo durante la sua vigenza.
İnceledikleri suç mahalli genç bir kadına aittir.Il caso giudiziario riguarda la causa intentata da una giovane donna contro una casa farmaceutica.
Düğün günü evlilik törenine hazırlanmış, süslenmiş kadına da gelin denir.Una mattina una donna, si prepara per il suo matrimonio.
Fakat Tony kadını dinlemez, kadına sert bir tokat atarak bildiğini okumaya devam eder.Leo tuttavia non si fida di lui, perché capisce che sta nascondendo qualcosa.
1926) Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele GünüMutilazioni genitali femminili nel mondo Violenza contro le donne
Bir köle, özgür bir kadının yanında da bu şekilde oturur, özgür kadına saygı göstermek için.Per farsi perdonare, l'amica cerca un pesce simile.
Romantiktir ve her kadına bayılır.Io rispetto e amo qualsiasi cultura.
Güzel kadına dayanamayan Bülent'te, Neriman'a karşı boş değildir, ve aralarında rekabet yine başlar.L’ironia presente in brani come Meno male che adesso non c’è Nerone e Vengo anch'io.
Kadına bu sefer bir dua kitabı çıkar.In questo periodo, compose anche un libro di preghiere.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.Voce principale: Una donna alla Casa Bianca.
İlgili Sayfalar