kadına ile cümle
kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kadına bağlanmak istemezler, sadık değillerdir.En ik geloof niet dat zij zichzelf ontrouw zijn geworden.
Son olarak Fred, kadına Thomas'ın tarafında yer alması için 500 dolar teklif eder.Ondertussen betaalt Sam 50 dollar aan Freddie om een website te maken voor haar.
Bir şair, bir adamın bir kadına baktığı gibi dünyayı inceler.Een dichter bekijkt de wereld zoals een man kijkt naar een vrouw.
Artık daha kısık sesle şarkı söylüyorum... tabii ki bir kadına göre," dedi.Teraz śpiewam nisko... cóż, dla kobiety tak."
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.Doszło też do wielu gwałtów na miejscowych kobietach.
Bir gün bir gölün kenarında bir kadına rastlar.Pewnego dnia trafił na polanę z jeziorem.
Genelde tüm ev işleri kadına aittir.Dom był zazwyczaj domeną kobiet.
Romantiktir ve her kadına bayılır.Uwielbia MARGARET i wszystko, co jest dziewczęce.
Sözlerinden o kadına aşık olduğu anlaşılmaktadır.Pojmuje, że zakochała się w nim.
1926) Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele GünüMiędzynarodowy Dzień Osób Niepełnosprawnych Dzień Walki z Dyskryminacją Osób Niepełnosprawnych.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Zarabiał wynajmując jeden z pokojów swojego domu.
Erkekten kadına cinsiyet değiştirme ameliyatı nasıl yapılır?Nie występuje potrzeba operacyjnej zmiany narządu płciowego z kobiecego na męski.
Fakat başka bir kadına ihtiyacım vardı.Han hade dock friat till en ny kvinna.
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.Den här artikeln handlar om den rörelse som kallats kvinnorörelsen.
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...Jesus vände sig sedan till kvinnan: "Dina synder är dig förlåtna."
Gruşenka adındaki bir kadına aşık olmuştur.Han blir förälskad i en kvinna vid namn Fanny.
Kadına bağlanmak istemezler, sadık değillerdir.Hon värdesätter friheten och vill inte binda sig vid någon.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.«Як звуть твою дівчину?» — Запитує один іншого.
Kadına duyulan aşk anlatılmaktadır.Маємо тут справу з коханням, яке отримуєш.
Fakat başka bir kadına ihtiyacım vardı.Мені потрібно було знайти іншу зброю.
Romanın kahramanı, rüyasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır.Дівчина відразу ж впізнає чоловіка своєї мрії.
Kadına selam verdi.Здороватися з усіма людьми.
Erkek oyuncularla kadına yönelik şiddet konusunda konuşma yaptı.Режисера звинувачували в пропаганді насильства над жінками.
Ortalama çocuk sayısı her 1 kadına 6,69 çocuk şeklindedir.В середньому по країні цей показник становить 6,99 дітей на 1 жінку.
Tek bir kadına karşı aşk beslemek, ona bağlı olmak.А пов'язує їх одна обставина — любов до жінки.
Sözlerinden o kadına aşık olduğu anlaşılmaktadır.Вона розуміє що закохалась у нього.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Usmívá se a pohlíží doprava, ale nezdá se hledět na ženu.
Genelde tüm ev işleri kadına aittir.Všechno mužské je vždy provázeno ženským.
Romantiktir ve her kadına bayılır.Miluje milostná dobrodružství a ženy.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.Tu bílou paní jsem sama viděla.
Diğer yöne ise kadına bakan bir başka bir adam yerleştirdi.Najednou se mu do cesty připletla ošklivá paní.
Onu aldatmaya çalıştığı için kadına bir tokat atar.Svou ženu bije a podvádí.
Tabloda, Kuzey Avrupalı ressamların özellikle de Rubens'in çıplak kadına bakış açısının etkisi büyüktür.V zobrazení lidské pleti, zejména ženské, zůstal Rubens nepřekonatelný.
Olgun Kadına Övgü 1996 yılında yönetmen Manuel Lombardero'nun yönettiği Kanada filmidir.Jde o debutový film kanadské režisérky Mary Harron z roku 1996.
Sözlerinden o kadına aşık olduğu anlaşılmaktadır.Vyčítá mu, že se vůbec do něho zamilovala.
Görümce, kadına göre kocasının kız kardeşi.Vnímá ji jako ‚něčí sestru‘.
Artık daha kısık sesle şarkı söylüyorum... tabii ki bir kadına göre," dedi.Acum cânt destul de jos pentru o femeie”.
Beyaz Rusya'da her kadına göre 0,88 erkek vardır.Raportul între bărbați și femei în Belarus este de circa 0,88.
Ortalama çocuk sayısı her 1 kadına 6,69 çocuk şeklindedir.O femeie năștea în medie doar 6 copii.
Ama kutsal şehir Kudüs'teki görüntüsü tam bir kadına benziyordu.Intifada a spulberat imaginea Ierusalimului ca oraș israelian unit.
Saygılı bir kadına yaraşır biçimde davranmıyor.Nu se comportă ca o femeie respectabilă.
Ridgway'in hayatında yer almış çoğu kadına göre, onun doymak bilmeyen bir cinsel arzusu vardı.Az életében részt vevő nők szerint Ridgway-nek kielégíthetetlen szexuális étvágya volt.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.A fészekaljat a nőstény őrzi.
Fakat başka bir kadına ihtiyacım vardı.Pedig nekem is szükségem lenne valakire.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.A prefektus megkérdezte: „Mi a neved?”
Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandılar.1993 novemberében Shakurt szexuális zaklatással vádolták meg, amit egy hotelszobában követett el.
Buna ek olarak, bazı kişiler bu kuralın kadın kadına ilişkiyi kapsamadığını belirtir.Ebben arról panaszkodik, mennyire hiányzik neki a férfiak társasága.
Kadına selam verdi.Sokat köszönhet édesanyjának.
"Hiçbir kadına yalan söylemedim hepsi diğerini biliyordu".De soha nem akartam egyiküket sem utánozni.”
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Mies hymyilee ja katsoo oikealle, muttei näytä katsovan naista.
Ortalama çocuk sayısı her 1 kadına 6,69 çocuk şeklindedir.Yksi äiti saa keskimäärin 3,46 lasta.
Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandılar.Marraskuussa 1993 nainen syytti Shakuria ja tämän seurassa olleita miehiä raiskauksesta hotellihuoneistossa.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Talon vahtimestarin vastaus kysymykseen mikä tämän talon nimi on?
Erkekten kadına cinsiyet değiştirme ameliyatı nasıl yapılır?Missä naisten sukuelinten silpomista harjoitetaan?
"Hiçbir kadına yalan söylemedim hepsi diğerini biliyordu".Minä en ollut hänen ainoa uhrinsa eivätkä kaikki uhrit olleet tyttöjä."
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Επειδή ήταν πολύ φτωχός νοίκιαζε δωμάτια του σπιτιού για να βγάλει κάποια χρήματα.
Ortalama çocuk sayısı her 1 kadına 6,69 çocuk şeklindedir.Ο μέσος όρος γεννήσεων που αντιστοιχεί σε κάθε γυναίκα είναι 6,8.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Ο ξένος ρώτησε τη γυναίκα πως ονομάζοταν το χωριό.
"Hiçbir kadına yalan söylemedim hepsi diğerini biliyordu".Και δεν ένιωθα ότι ήμουν σχετικός με τους υπόλοιπους."
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.Κατά την διάρκεια της ύπαρξης του βραβείου, ο τίτλος απονεμήθηκε σε περίπου 430.000 γυναίκες.
İlgili Sayfalar