kadına ile cümle
kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Mijn blik ging naar een andere jonge vrouw die het gelaat bette van een andere stervende mens.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Moje spojrzenie powędrowało do innej młodej kobiety, gdy wycierała twarz innej umierającej osoby.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.O meu olhar foi para outra rapariga enquanto ela limpava a cara de outra pessoa moribunda.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Pandangan saya beralih ke wanita muda lainnya saat dia menyeka wajah orang sekarat yang lain.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Pohlédla jsem na jinou mladou ženu, jak omývala tvář dalšímu umírajícímu.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Posé la mirada en otra joven que limpiaba el rostro de otra persona moribunda.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Privirea mi s-a mutat la o altă tânără femeie care îi ștergea fața unui alt muribund.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Το βλέμμα μου στράφηκε σε μια άλλη νεαρή γυναίκα όταν σκούπιζε το πρόσωπο ενός ετοιμοθάνατου ανθρώπου.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Мой взгляд остановился на другой молодой женщине, обтирающей лицо другого умирающего.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Погледът ми се насочи към друга млада жена, докато тя бършеше лицето на друг умиращ пациент.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.Я перевела погляд на іншу молоду жінку, вона витирала обличчя іншої вмираючої людини.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.מבטי עבר לאישה צעירה נוספת בעת שהיא ניגבה את פניו של אדם גוסס נוסף.
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.ثم شد إهتمامي إمرأة كانت قد صفعت وجه رجلٌ يواجه الموت
Gözlerim ölen başka birinin yüzünü silen bir başka genç kadına kaydı.別の若い女性にも、 目がいきました。 それは私が何のためにここへやってきたのかを
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."Ai bârfit o mare femeie."
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."Du hast eine großartige Frau verleumdet."
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."Hai malignato su una donna eccezionale."
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."Has difamado a una gran mujer".
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."Je hebt een prachtvrouw door het slijk gehaald."
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."네 녀석은 훌륭한 분을 욕보인 거다." 하시더군요.
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu.Napisał: "Zniesławiłeś wspaniałą kobietę."
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."Tu as calomnié une grande dame."
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."Злепоставил си една прекрасна жена."
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."Ты поливаешь грязью великую женщину".
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."הטלת דופי באישה דגולה."
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."أنت تعيب أمراءة عظيمه ."
Hayır. Bir kadına anlatın.電話?唔係
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.C'était inconcevable pour moi qu'une femme aime un aveugle.
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.Ho sempre pensato che un cieco ripugnasse le donne.
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.Siempre pensé que siendo ciego no gustaría a las mujeres.
Hep, kör olmanın çoğu kadına itici geldiğini düşündüm.Я всегда думал, что слепота отталкивает большинство женщин.
Her taraftan neşeli kahkahalar koptu. "Şu çılgın kadına bakın.Desmancharam-se a rir.
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.Die folgende Frage wurde in einer nationalen Umfrage einer großen Zahl indischer Frauen gestellt:
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.Ecco una domanda fatta al National Sample Survey, che è un'indagine che interessa molte donne indiane.
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.Här är en fråga ställd i en nationell undersökning där man frågade många indiska kvinnor följande:
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.Itt egy kérdés a Nemzeti Minta Felmérésből, egy felmérés, amiben sok indiai nőt megkérdeznek.
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.여기 많은 인도 여성들에게 물어 본 국립 표본 조사의 질문이 있습니다.
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.Oto pytanie zadane podczas Sondażu Narodowego. Sondaż przeprowadzono na wielu indyjskich kobietach.
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.Вот вопрос, который звучал в Национальном опросе, опросе, где участвовали многие индийские женщины.
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.Ето един въпрос, зададен в Пробното национално проучване, при което тези въпроси са зададени на много индийки.
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.לפניכם שאלה שנשאלה בסקר לאומי זהו סקר שהקיף הרבה נשים הודיות
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.هنا هو السؤال الذي طُرح في إستطلاع قومي، وهو مسح طلب من العديد من النساء في الهند.
Hindistan'da, Ulusal Örnekleme Anketi'nde bir çok kadına sorulmuş.問われた問題が一つあります インドで多くの女性たちに 聞き取り調査したのです
İkinci sırada oturan kadına bak, hiç fena değil.Celle qui est assise au 2e rang, elle est plutôt pas mal, non ? <i>Scène du Bord des Douves</i>
İkinci sırada oturan kadına bak, hiç fena değil.Niez³a sztuka. Nareszcie!
İkinci sırada oturan kadına bak, hiç fena değil.Смотри, женщина во втором ряду очень даже недурна собой.
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››A blahoslavená, kteráž uvěřila, neboť dokonány budou ty věci, kteréž jsou povědíny jí ode Pána.
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››a blahoslavená tá, ktorá uverila, lebo sa naplní to, čo jej bolo hovorené od Pána.
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››A błogosławiona, która uwierzyła: Gdyż się wykonają te rzeczy, które jej są opowiedziane od Pana.
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››Bahagialah engkau, karena percaya bahwa apa yang dikatakan Tuhan kepadamu itu akan terjadi!
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››Bem-aventurada aquela que creu que se hão de cumprir as coisas que da parte do Senhor lhe foram ditas.
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››Bienaventurada la que creyó, porque se cumplirá lo que le ha sido dicho de parte del Señor
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››E beata colei che ha creduto nell'adempimento delle parole del Signore»
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››És boldog az, a ki hitt; mert beteljesednek azok, a miket az Úr néki mondott.
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››Ferice de aceea care a crezut; pentrucă lucrurile, cari i-au fost spuse din partea Domnului, se vor împlini.``
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››In blagor ji, ki je verovala, ker se dopolni, kar ji je rekel Gospod.
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››Ja autuas se, joka uskoi, sillä se sana on täyttyvä, mikä hänelle on tullut Herralta!"
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››Jij hebt geloofd dat God zou doen wat Hij zei. Wat een geluk!"
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››믿은 여자에게 복이 있도다 주께서 그에게 하신 말씀이 반드시 이루리라
İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.››Och salig är du, som trodde att det skulle fullbordas, som blev dig sagt från Herren.»
İlgili Sayfalar