Tanrılar kadınları erkekleri uysallaştırmaları için yarattı.Gods created women to tame men.
Genç kadın ölümcül bir hastalıkla cebelleşiyordu, kalbi umut doluydu.The young woman was fighting the deadly illness, her heart full of hope.
Kadınlara, hava durumuna güvenebildiğimiz kadar güvenmeliyiz.We must trust women as much as we can trust the weather.
Kadın olmadığım için mutluyum.I'm glad I'm not a woman.
Onun karısı bir Japon kadın.His spouse is a Japanese woman.
Karını asla bir başka kadınla karşılaştırma.Don't ever compare your wife to another woman.
Evet olması koşuluyla, bir kadına son sözü söyleyebilirsin.You can have the last word with a woman, on the condition that it is yes.
Kadınların ev işi yaparak harcadığı zaman şimdi eskisinden çok daha azdır.The time women spend doing housework is now a lot less than it used to be.
Böyle bir kadın asla görmedim.I never saw such a woman.
Estonyalı güzel bir kadınla evleneceğim.I will marry a beautiful Estonian woman.
Ben bir kadın düşkünüyüm.I'm a womaniser.
İstatistiklere göre, erkek ücretleri kadınlarınkinden daha yüksek.According to statistics, men's wages are higher than women's.
Kadın çıplak.The woman is naked.
Ben kıskanç kadınlardan nefret ederim.I hate jealous women.
Evleneceğim kadın olduğun konusunda aklımda hiç şüphem yok.I have no doubt in my mind you are the woman I'm going to marry.
Evleneceğim kadının sen olacağına dair aklımda hiç bir şüphe yok.I have no doubt in my mind you are the woman I'm going to marry.
Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.I heard that a woman stabbed a man for eating her lunch.
Sizin hayatım boyunca beklediğim kadın olduğunuzu düşünüyorum.I think you're the woman I've been waiting for all my life.
O kadının iki tane çantası var.That woman's got two bags.
Yaşlı kadınlar, genç erkeklerle çıkmaktan hoşlanırlar.Old women like dating young men.
O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.He left his wife and shacked up with a woman half her age.
Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.A woman's wardrobe isn't complete without a little black dress.
Tom gibi bir adamı ne tür bir kadın sevebildi.What kind of woman could love a guy like Tom?
Tom birlikte zaman geçirdiği kadının kocası tarafından öldürüldü.Tom was killed by the husband of the woman he had been hanging out with.
Tom asla daha yaşlı kadınlarla çıkmaz.Tom never dates older women.
Tom çikolata yemeyi sevmeyen bir kadın tanıyor.Tom knows a woman who doesn't like to eat chocolate.
Tom o kadını hiç bilmiyordu.Tom didn't know that woman at all.
Tom her zaman bir kadına yaşını asla sormamayı bir kural olarak benimser.Tom always makes it a rule never to ask a woman her age.
Sanırım Tom kadınları gerçekten anlamayacak kadar çok genç.I think Tom is too young to really understand women.
Tom Mary'nin dünyadaki en güzel kadın olduğunu düşünürdü.Tom used to think Mary was the most beautiful woman in the world.
Tom başka bir kadın için Mary'yi bıraktı.Tom left Mary for another woman.
Tom Mary'yi terk etti ve başka bir kadınla yaşamak için gitti.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom Meryem'i terk edip başka bir kadına gitti.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom Meryem'den ayrılıp başka bir kadınla yaşamaya başladı.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom başka bir kadın için Mary'yi terk etti.Tom dumped Mary for another woman.
Tom Mary gibi bir kadını geçindirmek için yeterli para kazanmıyor.Tom doesn't earn enough money to support a woman like Mary.
Mary hoşlandığım kadın türüdür.Mary is the kind of woman I like.
Mary Boston'daki en güzel kadınlardan biridir.Mary is one of the prettiest women in Boston.
Mary, şimdiye kadar karşılaştığım en güzel kadınlarından biridir.Mary is one of the most beautiful women I've ever met.
Mary, şimdiye kadar tanıştığım en güzel kadınlarından biridir.Mary is one of the most beautiful women I've ever met.
Bu kadın kesinlikle ne istediğini bilmediğini biliyor.This woman definitely knows that she doesn't know what she wants.
Tom, yaşlı bir kadınla evlendi.Tom got married to an older woman.
Tom'un zengin bir kadınla evlendiğini duydum.I heard that Tom got married to a rich woman.
Sen bir kadın olamazsın.You can't be a woman.
Ben, sevdiğim tek kadın tarafından terkedilmiş hissediyorum.I feel abandoned by the only woman I love.
Dünyayı araştırabilirsin ama asla Mary'den daha güzel bir kadın daha bulamazsın.You could search the world over and never find another woman more beautiful than Mary.
Tom Amerika'daki kadınların çok parfüm sürdüklerini düşünüyor.Tom thinks women in America wear too much perfume.
Tom kadınların her zaman her şeyi en iyi arkadaşlarına söylediklerini düşünüyor.Tom thinks that women always tell their best friends everything.
Tom onun kadınlara Allahın bir armağanı olduğunu düşünüyor.Tom thinks he's God's gift to women.
Tom kadınları anladığını düşünüyor.Tom thinks he understands women.
Tom daha sonra parkta karşılaştığı kadının Mary olduğunu anladı.Tom found out later that the woman he met in the park was Mary.
Tom tanıştığı her kadına âşık olur.Tom falls in love with every woman he meets.
Tom çok makyaj yapan kadınları sevmez.Tom doesn't like women who wear way too much make up.
Tom çok içen kadınları sevmez.Tom doesn't like women who drink a lot.
Tom çocuk isteyen bir kadınla evlenmek istemiyordu.Tom didn't want to marry a woman who wanted children.
Tom Mary gibi bir kadına asla âşık olmadı.Tom could never fall for a woman like Mary.
Tüm kadınlar Tom'un gerçekten yakışıklı olduğunu düşünüyorlardı.All the women thought Tom was really handsome.
O adam bir kadın.The man is a woman.
Ben bir Sovyet-Amerikan kadınla seks yaptım.I had sex with a Soviet-American woman.
Kadınları anlıyormuş gibi davranmam.I don't pretend to understand women.