Ana içeriğe geç
Sözlük

kadın ile cümle

kadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin ne karakterde bir kadın olduğunu biliyordu.Tom knew what kind of woman Mary was.
O erdemli bir kadın.She is a virtuous woman.
O namuslu bir kadındır.She is a virtuous woman.
Erkeksiz bir kadın, bisikletsiz bir balık gibidir.A woman without a man is like a fish without a bicycle.
Erkeklerle eşit olmaya çalışan kadınlar hırstan yoksundur.Women who seek to be equal with men lack ambition.
Erkekler ve kadınların birbirlerine ihtiyaçları vardır.Men and women need each other.
Yaşamında bir kadın var mı?Is there a woman in your life?
Kadınlara yardım etme zamanıdır.It is time to help women.
O histerik bir kadın.She is a hysterical woman.
Sonunda doğru kadınla tanıştım.I finally met the right woman.
O kadın Japon mu?Is she Japanese?
Yaşlı bir kadının sesi.It's the voice of an old woman.
Çoğu kadın öyle düşünür.Most women think like that.
Erkekler, kadınlar hakkında hiçbir şey bilmezler.Men know nothing about women.
Ben kadınlar hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing about women.
Ne çeşit kadın olduğumu düşünüyorsun?What kind of woman do you think I am?
Senin gibi bir kadın bulacağımı asla düşünmedim.I never thought I'd find a woman like you.
O kadını kontrol et!Check out that woman!
Şu kadına bak!Take a look at that woman!
Edebiyattaki her kusursuz adam, her zaman bir kadının kalemi tarafından yaratıldı.Every perfect man in literature has always been created by the pen of a woman.
Genellikle,erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.Generally, men run faster than women.
Mary hayallerimin kadını.Mary is the woman of my dreams.
Bütün büyük başarıların kökeninde bir kadın vardır.There is a woman at the origin of all great achievements.
Erkek ve kadın şapkaları satılıktır.Men's and women's hats for sale.
Bizim kültürümüzde aynı anda iki kadınla evlenemezsin.In our culture, you cannot be married to two women at the same time.
O, orta yaşlı şişman bir kadındır.She's a middle-aged fat woman.
O evlenmeden önceki kadın değil.She's not the woman she was before she got married.
Babanın arkadaşı bir kadın mı?Is your father's friend a woman?
O, hayran olmaya değer bir kadın.She is a woman worthy of admiration.
O takdire değer bir kadın.She is an admirable woman.
Genellikle, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally, the men are taller than the women.
Kadınların genellikle erkeklerden daha uzun yaşadığı söylenir.It's often said that women live longer than men.
O, başka bir kadınla yaşamak için, karısını ve üç çocuğunu terk etti.He left his wife and his three children to live with another woman.
Birkaç tane daha kadın şarkıcı gelebilse çok iyi olurdu.It'd be best if a few more female singers could come.
Ben sarışın, mavi gözlü bir Avrupalı kadın bulmak istiyorum.I want to find a blonde, blue-eyed European woman.
Kadınsız bir ev, yalnızdır.A house without women is lonely.
O kadın şişman değil, o bir bebek sahibi olacak.That woman isn't fat, she is going to have a baby.
Sen bir kadınsın.You're a woman.
Aslında o oynak bir kadın.Actually she is a loose woman.
Bir kadın sadece göründüğü kadar yaşlıdır.A woman is only as old as she seems to be.
Ben yaşlı ve tombul kadınlar tarafından beğeniliyorum.I have an attraction for older, chubby women.
Bu kadını tanıyorum.I know this woman.
Kadınlar güzeldir.Women are beautiful.
Bazıları 2.Ramses'in altı kadına ve 100'den fazla çocuğa sahip olduğunu söylüyorlar.Some say that Ramses II had six women and more than 100 children.
Mike'ın kadın olan iki arkadaşı var.Mike has two friends who are women.
Eugenie yüceydi, o bir kadındı.Eugenie was sublime, she was a woman.
Kadınların birbirlerini sevmemelerinin nedeni erkeklerdir.Men are the reason why women don't like each other.
Kadınlar anlaşılmak değil, sevilmek ister.Women are meant to be loved, not to be understood.
Kadınlar sevilmek için yaratılmıştır, anlaşılmak için değil.Women are meant to be loved, not to be understood.
O, işindeki tek kadındır.She is the only woman at her job.
Kadın hakları, insan haklarıdır.Women's rights are human rights.
Kadın bebeğe sarıldı.The woman hugged the baby.
Erkekler hoş kadınları sever.Men like lovely women.
Şu kadınlar konuşamayacak kadar şaşkındılar.Those women were too surprised to speak.
Şu kadınlar o kadar şaşırmışlardı ki onlar konuşamadılar.Those women were so surprised that they couldn't speak.
Sanırım o dürüst bir kadındır.I think she's an honest woman.
Her ikindi, kadın kiliseye dua etmeye giderdi.Every afternoon, the woman went to church to pray.
Kadın sürücülere karşı önyargılıydı.He was prejudiced against women drivers.
Bay Eliot'un kız yeğeni bir kadınlar üniversitesine gidiyor.Mr. Eliot's niece goes to a women's college.
Çekici bir kadın mühendise aşık oldum.I fell in love with the charming female engineer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod