Ben erkeklerin ve kadınların eşit olduğunu güçlü bir şekilde hissediyorum.I feel strongly that men and women are equal.
Bir adamı bir kadınla karşılaştırmamalısın.You must not compare a man with a woman.
Adam, yaşlı kadını soyduğunu itiraf etti.The man confessed that he had robbed the old woman.
Erkek avcıdır, kadın onun avı.Man is the hunter, woman is his game.
Erkek cesaretiyle yargılanır, kadın cazibesiyle.Man is judged by his courage, woman by her charm.
Erkekler ve kadınlar savaşa gittiler.Men and women went into battle.
Erkekler ve kadınlar birbirlerine saygı duymalıdır.Men and women must respect each other.
Kadınlar ve erkekler arasında hiçbir eşitsizliğin var olmasına izin verilmemesi gerekir.No inequality should be allowed to exist between men and women.
Kahverengi ceketli kadın kim?Who is the woman in the brown coat?
Bazı kadınlar kadınsıdan daha çok erkeksi görünüyor.Some women look more masculine than feminine.
Hırsız, kadının çantasını çaldı.The thief made off with the woman's handbag.
Kadın ayrıldı ve tekrar kuyrukta beklediği adliyeye gitti.The woman left and went to the courthouse, where she waited in line again.
O zamanlar çok kadın doktor yoktu.There were not many women doctors in those days.
Bu şirkette daha fazla kadına ihtiyacımız olduğu konusunda sana katılıyorum.I agree with you that we need more women in this company.
Çalışan kadın sayısı artıyor.The number of working women is increasing.
Aniden, genç bir kadın ayağa kalktı.Suddenly, a young woman stood up.
Japon kadınları bebeklerini sırtlarında taşırlar.Japanese women carry their babies on their backs.
Japon kadınları ortalama 25 yaşında evlenirler.Japanese women get married at 25 on average.
Beyaz elbiseli kadın, ünlü bir aktristir.The lady dressed in white is a famous actress.
Halası olduğunu düşündüğü kadın bir yabancıydı.The woman who he thought was his aunt was a stranger.
Dul bir kadın ve bir kız evlat bırakıyor.He leaves a widow and a daughter.
Onun karısı oldukça yetenekli bir kadındır.His wife is quite a talented woman.
Kızı güzel bir kadın oldu.His daughter grew to be a beautiful woman.
Çiçekleri tutan o kadın kimdir?Who is that woman holding the flowers?
O, genç kadına evlenme teklif etti.He proposed to the young woman.
Kadını şüphelilerin dışında tuttu.He excluded the woman from the suspects.
O, kadından etkilendi.He was attracted to the woman.
Sonunda o kadınla ilişkiyi bitirdi.He finally broke up with that woman.
Yabancı bir kadını annesi olarak kabul edemedi.He could not accept a strange woman as his mother.
Tanıştığı her kadınla flört eder.He flirts with every woman he meets.
Kadınlar ondan hoşlanmadılar.Women didn't care for him.
Onun kadınlarda gözü yok.He has no eye for women.
O, bir kadın düşmanıdır.He is a woman hater.
O, kendini bir kadın kılığına soktu.He disguised himself as a woman.
Kadınların sigara içmesini onaylamaz.He doesn't approve of women smoking.
O, kadınları ciddiye almayan erkek türüdür.He's the kind of guy who doesn't take women seriously.
O kadınları hor görür.He looks down on women.
Yanında duran kadına bazı sorular sordu.He asked some questions of the lady standing next to him.
Koltuğunu yaşlı bir kadına önerdi.He offered his seat to an old woman.
Onlar çoğunlukla kadındı.They were mostly women.
Onun güzel bir kadın olduğuna inanmakta yalnızız.We are alone in believing that she is a beautiful woman.
Annesi en güzel bir kadındır.Her mother is a most beautiful woman.
O, mükemmel güzelliğe sahip bir kadındır.She is a woman of great beauty.
Kadının saçı oldukça kısadır.The woman's hair is quite short.
O, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar adaylığını kazandı.She won an Oscar nomination for best supporting actress.
Onun dünyadaki en nazik kadın olduğunu düşünüyorum.I think she is the kindest woman on earth.
Dünyadaki en nazik kadın olduğunu söylüyorlar.They say she is the kindest woman on earth.
O, sert bir kadındır.She's a tough woman.
O sert bir kadın.She's a tough woman.
O, harika bir kadın.She is a wonderful woman.
O, o kadına yüz hareketleri yaparak alay etti.She made faces at that woman.
O, o yaşlı kadınla konuşmaya girdi.She entered into conversation with that old woman.
Ne kadar güzel bir kadın!What a beautiful woman she is!
Otobüste yaşlı bir kadına yer verdi.She made room for an old woman in the bus.
Görünüşe göre dürüst bir kadın.She is apparently an honest woman.
O sessiz bir kadınShe is a quiet woman.
Güçlü karakteri olan bir kadındır.She's a woman of strong character.
O, zengin bir kadın.She is a wealthy woman.
O, varlıklı bir kadın.She is a wealthy woman.
O arzularımın kadını.She is the woman of my desires.