Polis kadından bir şey alamadı.The police were unable to get anything out of the woman.
Günümüzde evlilik, kadınlar için mutlaka bir zorunluluk değil.Nowadays marriage is not necessarily a must for women.
Gittikçe daha fazla kadın evlendikten sonra çalışmaya devam ediyor.More and more women continue to work after marriage.
Orada oturan kadın onun şimdiki karısı.The woman sitting over there is his present wife.
Siyah giyinmiş bir kadın gördüm.I saw a woman in black.
Yasa şimdi kadınların erkeklerle eşit şartlarda istihdam edilmesini gerektiriyor.The law now requires women to be employed on equal terms with men.
25 ve 54 yaşları arasındaki erkekler ve kadınlar en stresli yaşamlara sahiptir.Men and women between the ages of 25 and 54 have the most stressful lives.
En mutlu kadınların, en mutlu uluslar gibi, bir öz geçmişi yoktur.The happiest women, like the happiest nations, have no history.
Bir kadının tek başına seyahat etmesi günümüzde normaldir.Nowadays it is not unusual for a woman to travel alone.
Dün buraya gelen kadın Bayan Yamada'dır.The woman who came here yesterday is Miss Yamada.
Kız kardeşim güzel bir kadındı.My sister was a beautiful woman.
Şirketimizdeki başka hiçbir kadın onun kadar gururlu değil.No other woman in our company is so proud as she.
Öğretmenimizle konuşan kadını tanımıyorum.I do not know the woman talking to our teacher.
Benim bölümümde yedi erkek ve dört kadın var.There are seven men and four women in my section.
Oğlum kadınların erkeklerden daha güçlü olduklarını düşünüyor.My son thinks women are stronger than men.
Yaşlı bir kadının caddeyi geçtiğini gördüm.I saw an old woman cross the street.
Bu kadın işçilerin sağlığı hakkında endişe etmemek elimde değil.I cannot but feel anxious about the health of these women workers.
Orada tuhaf bir kadın gördüm.I saw a strange woman there.
O kadını hiç tanımıyordum.I didn't know that woman at all.
Kadını kızdırdım.I made the woman angry.
Mary'nin annesi olduğunu düşündüğüm bir kadın gördüm.I saw a woman who I thought was Mary's mother.
Yaşlı bir kadınla tanıştım.I met an old woman.
Adı ve soyadı benimki ile aynı olan bir kadın tanıyorum.I know a woman whose first and last names are the same as mine.
Ben bir ev kadınıyım.I am a housewife.
Bir kadının çığlık attığını duydum.I heard a woman scream.
Yaşlı bir kadının caddeyi geçmesine yardım ettim.I helped an old woman across the street.
Dün genç bir kadın beni görmeye geldi.It was yesterday that a young woman came to see me.
Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.Housewives have a hundred things to do.
Bir ev kadını tutumlu olmalıdır.A housewife should be economical.
Şarabı, kadını ve şarkıyı sevmeyen bütün ömrü boyunca bir aptal kalır.He who loves not wine, woman and songs, remains a fool his whole life long.
Bu hediyelerin neredeyse tamamı kadınlarındı.Those present were almost all women.
Kadınlar her zaman şapkalar alıyorlar.Women are always buying hats.
Bir kadın her şeyi para açısından düşünür.A woman thinks of everything in terms of money.
Bir kadın bana yolu göstermek için yeterince nazikti.A woman was kind enough to show me the way.
Bir kadın çamaşırı ipe asıyordu.A woman was hanging the washing on the line.
Bir kadının saçı uzun, diliyse daha da uzundur.A woman's hair is long; her tongue is longer.
Kadınlar konuşmayı sever.Women like to talk.
Kadınlar konuşmayı severler.Women like to talk.
Kadın masadaki bıçağa uzandı.The woman reached for the knife on the table.
Kadınlar tuvaleti nerede? Ellerimi yıkamak istiyorum.Where is the ladies' room? I want to wash my hands.
Bir kadın bir taşra yolunda araba sürüyordu.A woman was driving a car on a country road.
Kadınların iş için dışarı çıkmaları oldukça yaygındır.It is quite common for women to go out to work.
Bir kadına onun yaşını sormamalıyız.We should not ask a woman her age.
Kadının sezgisi açıkça değerli bir özelliktir.Woman's intuition is clearly a valuable trait.
Birçok kadın alışverişi sever.Most women enjoy shopping.
Kadınların neden erkeklerle aynı haklardan yararlanmasına izin verilmiyor?Why aren't women allowed to enjoy the same civil rights as men?
Kadınlar genel olarak erkeklerden daha uzun yaşamaktadır.Women generally live longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.Women usually live longer than men.
Kadınlar kişisel ilişkileri sürdürmek için konuşmayı kullanırlar.Women use talking to maintain personal relationships.
Kadınlar fiziksel olarak erkeklerden daha güçsüzdür.Women are physically weaker than men.
Kadınlar erkeklerden daha düşük bir maaşla çalıştırılırlar.Women are employed at a lower salary than men.
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşama eğilimindedir.Women tend to live longer than men.
Kadınlar çoğunlukla erkeklerden daha uzun yaşıyorlar.Women commonly live longer than men.
Kadınların gözleri kolayca dolar.Women are easily moved to tears.
Kadınlar kolayca duygulanırlar.Women are easily moved to tears.
Bir kadın, kalabalıkta cebimi soydu.A woman picked my pocket in the crowd.
Bir zamanlar küçük bir adada yaşlı bir kadın yaşıyordu.Once there lived an old woman on a small island.
Bir zamanlar fakir bir adam ve zengin bir kadın yaşardı.Once upon a time, there lived a poor man and a rich woman.
Birçok kadın zar zor isimlerini heceleyebildi.Many women could barely spell their names.
O kadın arkadaşlık istedi.He wanted female companionship.