Ana içeriğe geç
Sözlük

kadın ile cümle

kadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir erkeğin sesini duydum, kadının değil.I heard the voice of a man, not a woman.
Bu, kadınların zaten bildiği bir şey.It's a thing women already know.
Mary sıradışı bir iş kadınıdır.Mary is an outstanding businesswoman.
Ortalama olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.On average, women live longer than men.
Tom yaşlı bir kadının yiyeceklerini arabasına yüklemesine yardımcı oldu.Tom helped an old lady load her groceries in her car.
Genç adam yaşlı kadının yiyeceklerini arabasına yüklemesine yardımcı oldu.The young man helped the old lady load the groceries into her car.
En iyi erkek ya da kadın kazansın.May the best man or woman win.
Polis ölü kadının cesedinin yanında bir not buldu: "Aileme, beni affedin"The police found a note next to the dead woman's body: "To my family, forgive me."
O çok çekici bir kadın.She is a very attractive woman.
Bir kadın olmanın ne kadar zor olduğunu hiç farketmedimI never realized how hard it must be to be a woman.
Kadınlar erkeklerden farklı olarak değerlendirilir.Women are judged differently than men.
Kadınlar işyerinde iddialı olduklarından cezalandırılıyorlar.Women get penalized for being assertive at work.
İş-yaşam dengesi yalnızca kadınların bir sorunu değildir.Work-life balance is not just a problem for women.
O muhtemelen istediği her kadına sahip olabilir.He can probably have any woman he wants.
O kadın, güçlü bir kişiliğe sahiptir.That woman has a strong personality.
O kadının güçlü bir kişiliği var.That woman has a strong personality.
O, güçlü kişilikli bir kadın.She's a woman with a strong personality.
Kadına şiddet dünya çapında sıkça yaşanan insan hakları ihlallerindendir.Violence against women is one of the most frequent violations of human rights worldwide.
Mary bir falcı kadın.Mary is a fortune teller.
Tom kadınların yanında tuhaflaşıyor.Tom's awkward around women.
Tom genç bir kadın oyuncuya aşık oldu.Tom fell in love with a young actress.
Elaine Thompson şimdi dünyanın en hızlı kadınıdır.Elaine Thompson is now the world's fastest woman.
Kadın ayakkabılara çok harcar.The woman spends a lot on shoes.
Oradaki kadın kim?Who is that woman over there?
Ev kadınların dünyasıdır, dünya erkeklerin evidir.The home is the woman's world, the world is the man's home.
Yaşlı bir kadın, caddeyi geçiyor.An old woman is crossing the street.
Oradaki o kadını görüyor musun?Do you see that woman over there?
Kulüp on tane kadından oluşuyor.The club is made up of ten women.
Kadın savaşçının zırhı vücudunun birçok kısmını korumasız bırakmış gibi görünüyordu.The female warrior's armor seemed to leave many parts of her body unprotected.
Fırında çalışan genç kadın güzeldir.The young woman who works at the bakery is pretty.
Annelerimiz güçlü kadınlardır.Our mothers are strong women.
Mary cesur bir kadındı.Mary was a brave woman.
Sen şimdiye kadar tanıdığım herhangi bir kadından daha güzelsin.You are more beautiful than any woman I've ever known.
Virginia, bir kadının kocasından gizlisi saklısı olmamalıdır.Virginia, a wife should have no secrets from her husband.
Bir kadın kaç çocuğa katlanabilir?How many children can a woman bear?
Mary hasta bir kadındır.Mary is a patient woman.
Mary sabırlı bir kadındır.Mary is a patient woman.
Sen yaşlı bir kadın gibisin.You're like an old woman.
Mary inatçı bir kadın.Mary is a stubborn woman.
Kadın çok güzel, o geçtiğinde, erkekler onun güzelliğine hayran kaldı.The woman is very beautiful. When she passes, men are enthralled by her beauty.
O kadının adı Mary.That woman's name is Mary.
Boston'a gelmemin nedeni, evlenmeyi umduğum kadına rastlamaktır.The reason I came to Boston is to meet the woman I hope to marry.
Bu evde, kadınlar ve erkekler eşit sorumlulukları paylaşırlar.In this household, the women and men share equal responsibilities.
Ben o kadını hiç tanımıyorum.I don't know that woman at all.
Kadın hamile.The woman is pregnant.
O kadın neredeyse her zaman kötü bir ruh hali içinde.That woman was almost always in a bad mood.
Çocuklar bal küpünün etrafındaki sinekler gibi çekici kadının etrafına üşüştü.Boys flocked to the attractive woman like flies around a honeypot.
Neredeyse tanıdığım her kadın cinsel tacizin bir örneğini yaşadı.Nearly every woman I know has experienced some instance of sexual harassment.
Mary utangaç ve çekingen bir genç kadındır.Mary is a shy and reserved young woman.
Neden kadınların küpe takması tamam ama erkeklerin değil?Why is it okay for women to wear earrings, but not men?
O kadından korkuyordu.He was afraid of the woman.
Tom Bostonlu bir kadınla evlendi.Tom married a woman from Boston.
Kadın çocukla evde kalıyor.The woman stays at home with the child.
Tom bir kadın gibi giyinmişti.Tom was dressed as a woman.
Bir şişeden şarap içen kadınlar bana hitap etmezler.Women who drink beer from a bottle don't appeal to me.
Bir kadın bize doğru yürüyor.A woman is walking towards us.
Mary hırslı bir genç kadındır.Mary is an ambitious young woman.
Tom bir kadın gibi giyindi.Tom dressed up as a woman.
Sen onu aldın, kadın onu aldı.The woman bought it.
Sen satın aldın, kadınlar satın aldılar.You bought, the women bought.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod