Sen çok şanslı bir kadınsın.You are a very lucky woman.
Ben şimdi evli bir kadınım.I'm a married woman now.
Erkekler kadınlara daima saygıyla davranmalıdır.Men should always treat women with respect.
Mary dünyadaki en zengin kadınlarından biridir.Mary is one of the richest women in the world.
Bir kadın için en iyi Noel hediyesinin ne olduğunu düşünüyorsun?What do you think is the best Christmas present for a woman?
O bir kadın oyuncu.She is an actress.
Ben bir feministim çünkü kadınlar ve erkekler için eşit haklara inanıyorum.I am a feminist because I believe in equal rights for women and men.
Kadınlara yardım etmeye devam etmek istiyorum.I want to continue to help women.
Kadınlara yardımcı olmayı sürdürmek istiyorum.I want to continue to help women.
Kadınlar farklı muamele görür.Women are treated differently.
Kadınlara farklı biçimde davranılır.Women are treated differently.
Kadınlar şundan daha akıllıdır.Women are smarter than that.
Bu kadınlar neden sızlıyor?Why are these women whining?
Ne olağanüstü bir kadın.What an extraordinary woman.
Tom'un kadınlara saygısı yok.Tom has no respect for women.
Kadınlar eşit hakları hak ediyor.Women deserve equal rights.
Tom güçlü kadınları takdir eder.Tom appreciates strong women.
Bu kadını tanıyabilirim.I may know this woman.
Genel olarak, erkekler kadınlardan daha uzundur.In general, men are taller than women.
Tom bir kadın düşmanı.Tom is a woman hater.
Bir kadın sizi aradı.Some woman called you.
Tom kadınlardan nefret ediyordu.Tom hated women.
Kadın eve gidiyordu.The woman was going home.
Bu şarkıyı Mary'ye ithaf etmek istiyorum, dünyadaki en güzel kadın.I want to dedicate this song to Mary, the most beautiful woman in the world.
Tom, o kadının kim olduğunu biliyor gibi görünüyor.Tom seems to know who that woman is.
Kadınlar yürüyor.The women are marching.
Bu Kanadalı kadınlar çok fazla egzersiz yaptıkları için kilo almadan bira içebilir.These Canadian women can drink beer without gaining weight because they exercise so much.
Güçlü kadınları sever.He likes strong women.
On bir kadının hepsi sihirbazın tohumuyla hamile kalmıştı.All eleven females were pregnant with the magician's seed.
Çabuk, bir kadın boğuluyor!Quick, a woman is drowning!
Şehvetli kadınlardan hoşlanırım.I like voluptuous women.
Kadınlardan korkmuyorum.I'm not scared of women.
Sevdiğim kadını aldatmak istemiyorum.I don't want to deceive the woman I love.
Mary,şehvetli bir kadın.Mary is a voluptuous woman.
Mary makul bir kadındı ve o onun kocasının isteklerini yerine getirmesini kolaylaştırdı.Mary was a reasonable woman and that made it easy for her husband to fulfill her wishes.
Kadınlar, Viktorya döneminde korse giyiyordu.Women wore corsets during the Victorian era.
Kadınlar, Viktorya döneminde korseler giyiyordu.Women wore corsets during the Victorian era.
O kadının kim olduğu konusunda hiçbir fikrim yok.I have no idea who that woman is.
Duvara çarpan arabanın şoförü sarışın bir kadındı.The driver of the car that crashed into the wall was a blonde woman.
O kadına hiç güvenmiyorum.I don't trust that woman at all.
Ben başka kadın olmak istemiyorum.I don't wanna be the other woman.
Hiç fotoğraftaki kadının kim olduğunu buldun mu?Did you ever find who was the woman in the photo.
Orada gördüğüm kadın, tanıdığım kadın değildi.The woman I saw there wasn't the woman I knew.
O çok dindar bir kadın.She's a very religious woman.
Bu diğer kadına karşı savaşmak zorundasın.You have to fight against this other woman.
Sizin durumunuzdaki bir kadın kolayca bir ülser geliştirebilir.A woman in your situation could easily develop an ulcer.
Ne zaman gözlerimi kapatsam gördüğüm ilk şey o kadının yüzü oluyor.Whenever I close my eyes, the first thing I see is that woman's face.
Fadil'in benim olmamı istediği kadın olmaya çalıştım.I tried to be the woman that Fadil wanted me to be.
Tom'un olmamı istediği kadın olmaya çalıştım.I tried to be the woman that Tom wanted me to be.
Böyle bir kadınla nasıl ilgilenebilirsin?How could you get involved with a woman like that?
Fadıl kadına tecavüz etti.Fadil raped the woman.
Fadıl da başka bir kadınla nişanlıydı.Fadil was also engaged to another woman.
Fadil'i o diğer kadınla birlikte gördüm.I saw Fadil there with that other woman.
Fadıl, Dania adlı bir kadınla evlidir.Fadil is married to a woman called Dania.
Amerika Birleşik Devletleri'nde herhangi bir zamanda hapiste yüz binlerce kadın var.There are hundreds of thousands of women in jail at any given time in the United States.
Dania manipülatif bir kadındı.Dania was a manipulative woman.
Dania çıkarcı bir kadındı.Dania was a manipulative woman.
Fadıl savunmasız kadınların nasıl bulunacağını biliyordu.Fadil knew how to spot vulnerable women.
Dania, Fadıl'ın kadını olmak istiyordu.Dania wanted to be Fadil's woman.
Tom'u orada başka bir kadınla gördüm.I saw Tom there with another woman.