kadını ile cümle
kadını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun için bir kadınla buluşması gerektiğini ve o kadının sahte pasaport vereceğini söyler.Po chwili wyznaje kobiecie, że chce z nią być, a ta wręcza mu list.
Bugün kaç kadının peçeyi giydiği bilinmemektedir.Dama niejednokrotnie nie wiedziała, gdzie aktualnie znajdują się krańce jej sukienki.
Bu noktadan sonra iki kadının rolleri de değişmeye başlar.Po początkowych ujęciach role obu aktorów zostały zamienione.
Ofisnur: Başarılı bir iş kadınıdır.Jest ambasadorką akcji społecznej Jestem kobietą sukcesu.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.Portret nieznanej kobiety, ok.
Gölgelerin kadını da denmektedir.Komplementuje też wygląd kobiet.
Tipik bir ev kadınıdır.Typowa gospodyni domowa.
Bir grup Tanrı, Tanrı'nın kadını ve bu kadını oluşturan bireyleri kapsar.Bóg łączy w sobie cechy mężczyzny i kobiety (stworzonych na jego podobieństwo).
Tablodaki kadının ne kadar Andrée'yi yansıttığı bu sebepten tartışmalıdır.Płatnerz zaprotestował, za co został spoliczkowany przez Andrzeja w swoim domu.
Ernestina, Charles'a bildiği kadarıyla genç kadının öyküsünü anlatır.Emma chce dowiedzieć się prawdy o Charles'u.
Resimde, erkek sol eliyle kadının omuzunu sararken, diğer elini kadının göğsüne koymuş.Lewą rękę oparł on na ramieniu żony.
Kadının üstte olduğu seks pozisyonu erkekler üzerinde kadınların hâkimiyetini gösterir.W strukturze płci stwierdzono dominację osobników żeńskich nad męskimi.
Saldırgan, kadını öldü sanıp bırakmıştı.Napastnik pozostawił zakrwawioną kobietę, myśląc, że nie żyje.
Ardından dönüp karısına bakar ve genç kadının ölmüş olduğunu görür.Następnie obraca się w kierunku panny młodej i odkrywa, że jest martwa.
Ayrıca eserde betimlenen kadının, Avrupa'daki ilk nü kadın modellerden biri olduğu sanılmaktadır.Tym samym uznawany jest za jednego z prekursorów idei wspólnotowych w Europie.
Kadını oldukça çekici bulur fakat bu kadın Ali Bey'e pek uygun değildir.Lordiego nie widać prawie żadnej różnicy, jednak u Lady Awy widać ją bardzo wyraźnie.
Bu okullarda kızlar ev kadını ve ev yönetimindeki hayatlarına hazırlık yapıyorlardı.Tych małych gestów uczymy się w domu, w rodzinie.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.Zaalarmowana policja burzy mur i znajduje ciało żony.
Türkiye'nin en güzel kadını acaba kimdir?".Kto zostanie najpiękniejszą Polką? (pol.).
İkincisi; kadının bâkire olması, kocasının onu daha çok himâye etmesine vesîle olur.Po drugie, gdyby został kapłanem, mogłoby mu to przedłużyć życie.
Sözleri genel olarak,bir erkeğin aşık olduğu kadını kaybetmesinin ardından çektiği acı ve hüzünü anlatır.Tekst utworu oddaje cierpienie i żal, z jakim borykać może się człowiek po utracie ukochanej osoby.
Regl kanaması normal bir kadının hamile olmadığının işareti olarak işlev görür.Występowanie regularnych miesiączek jest oznaką tego, że kobieta nie zaszła w ciążę.
Charles, kadını yıllar boyunca arar.Karol zabiegał o jej względy przez kilka lat.
Sevdim bir genç kadını, ansam onun adını.Selma – zdrobnienie imienia żeńskiego Anzelma.
İddiaya göre kadının gözlerini oymaya çalışmıştı.Słysząc to, kazała mu ona otworzyć oczy.
Saliha (Serra Yılmaz): Muhafazakâr bir ev kadınıdır.Ugglor (Strigidae) är en familj inom ordningen ugglefåglar (Strigiformes).
Perry, şarkının sözlerinin "bir kadının büyüleyici güzelliği" hakkında olduğunu belirtti.Enligt Perry själv handlar låten om "den magiska skönheten hos en kvinna".
Soğuk bir kış fırtınalı gece bir prens kaleye çirkin eski dilenci kadını bombus.En kall stormig vinternatt stapplar en gammal ful tiggarkvinna upp till en prins slott.
Hamile bir kadını canlandırdı.En gravid kvinna.
Lakin köye dönerken kendisi gibi hayat arkadaşını kaybetmiş bir kadını da (Nəcibə Məlikova) yanında getirir.När staden sedan förstörs ser Lots hustru enligt berättelsen tillbaka mot den, och blir då till en saltstod.
2011'de People dergisi tarafından "Dünyanın En Güzel Kadını" seçilmiştir.I april 2011 fick hon titeln "Världens vackraste kvinna" av People.
Poe'nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür.Liksom många av Poes dikter, utforskar den döden av en vacker kvinna.
Adam, kadının üzerine eteğini veya örtüsünü uzatırsa, kadını kendine almış demektir.Om någon vill processa med dig för att få din skjorta, så ge honom din mantel också.
"Örtüyü uzatmak" deyimi, kadının evlenme isteğini ifade eden bir terimdir.Att "gå under pällen" var ett annat uttryck för giftermål.
Dergi Yılın Kadını listesi yayımlamaktadır.Detta inkluderar Årets tidskrift.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Sheriffen tror dock att det är hon som är kvinnomördaren och skjuter henne.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.Budbärare från det okända.
Anna buluştuğu kadını tanıyor gibi oldu.Anna däremot umgås med en kille hon just träffat.
1952'de geçen film genç İrlandalı bir kadının Brooklyn'e yaptığı göçü konu ediniyor.Filmen handlar om en ung irländsk kvinna som emigrerat till Brooklyn år 1952, där hon snabbt blir förälskad.
Bir Kadının Portresi, Henry James'in yazdığı 1881 basımlı kitap.Porträtt av en dam (engelska: The Portrait of a Lady) är en roman från 1881 skriven av Henry James.
Kadının bağımsız olması gerektiğini belirtti.Den handlar om att en tjej ska kunna vara självständig.
Soldaki kırmızı elbiseli kadının genelde Friedrich'in eşi Caroline olduğu düşünülür.Brudföljet beskådas av den rödhåriga hovdamen Fredigundis.
Sevdim bir genç kadını, ansam onun adını.För Joanna ett kvinnomnamn, se Johanna.
Steven Spielberg'in Jurassic Park: The Lost World filminde paleontolojist bir kadını canlandırdı.Steven Spielberg såg Swingers och gav honom en roll i The Lost World: Jurassic Park.
2002 yılında Dünya Gazetesi tarafından Bilişim Sektörünün En Başarılı İş Kadını seçildi.2014 utsågs hon till näringslivets mäktigaste kvinna av tidningen Veckans affärer.
Kadının kafası kopar.Ett huvud måste falla!
Bugün kaç kadının peçeyi giydiği bilinmemektedir.Idag är det omöjligt att säga hur många kors som finns vid Korskullen.
Yazılarında kadının eğitimi meselesine büyük önem verdi.I sitt arbete intresserade hon sig mycket för kvinnohistoria.
Şeytan İsa'nın bir direkte öldürülmesini sağlayarak, kadının soyunun topuğuna saldırmış olmaktadır.Hon ber om Johannes döparens huvud på ett fat.
Scottie, genç kadının peşinden San Francisco'ya döner.Under tiden har Lily kommit tillbaka från San Francisco.
Ama, "deniz kadını" anlamına gelmektedir.Betydelsen är alltså ungefär 'kvinna från havet'.
Sevket Hayat Kadını(1986) ....A Taste for Death (1986; "Smak för döden").
Kadının çıplak olmasının sebebi büyük ihtimalle az önce suda yıkanmış olmasıdır.Detta har betraktats som ett indicium för att han tidigare hade sett henne naken.
Saldırgan, kadını öldü sanıp bırakmıştı.Mördade Grå damen när hon levde.
Kadının yanına gider ve ona mendilini verir.Hon lägger sig bredvid och kysser honom.
Çin kültürünün dul bir kadının yeniden evlenmesine izin vermeyen tutucu gelenekleri pusuda bekler.I det traditionella Kina gavs kyskhets-paifanger till änkor som inte gifte om sig.
Adam kadını öldürdü.Mannen dödade kvinnan.
Adam kadını öldürdü.Mannen dödade kvinnan.
Bu romanında bir kadının ilk aşkını unutamayacağı inancını çürütmeye çalıştı.У цьому романі вона спростовувала думку про те, що жінка не може забути свою першу любов.
"Tanıdığım en arıza kadınım".Це найвродливіша жінка, яку я коли-небудь бачив.»