kadını ile cümle
kadını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Saliha (Serra Yılmaz): Muhafazakâr bir ev kadınıdır.Een hennin is een lange, spits toelopende hoofdbedekking (puntige muts) van vrouwen.
Ayrıca Haziran 2011′de Esquire dergisi tarafından “Yazın Kadını” seçildi.In juni 2011 werd Upton ook nog eens verkozen tot Esquire Magazine's "The Woman Of The Summer".
Bir kadının hayatından bahsediyordu.De geschiedenis van een vrouw.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Bloed komt uit zijn mond.
Bir hayat kadınıdır.Dapper Vrouwenleven.
2014 yılında GQ Türkiye tarafından yılın kadını seçildi.In 2012 werd ze verkozen tot Vrouw van het Jaar door GQ Turkey.
Buradaki kadının soyu bir insanı değil, bir krallığı temsil etmektedir.Met de regerende Koningin wordt niet bedoeld de gemalin van een koning, maar slechts de vrouwelijke Koning.
Toplumda her erkek ve kadının görevleri vardı.Elk mens heeft zijn taak binnen de maatschappij.
Türkiye'de kadının durumunu anlatıyor.Hij schrijft over de politieke ontwikkelingen in Turkije.
Adının anlamı “Batının Kadını”.Haar naam betekent de bruid.
Kadının bağımsız olması gerektiğini belirtti.Zij vond dat vrouwen economisch zelfstandig moesten zijn.
1971 ila 1983 yılları arasında en az 17 kadını kaçırdı, tecavüz etti ve öldürdü.Hij heeft tussen 1893 en 1897 zeker elf, maar mogelijk 27, personen vermoord, verkracht en mishandeld.
Khoniates'e göre bu süreçte patrik tahtına bir hayat kadını bile oturtulmuştu.Volgens Choniates werd zelfs een prostituee op de troon van de patriarch gezet.
2001 yılında Ladies Home Journal dergisinin "Amerika'nın en güçlü 30 kadını" listesinde yer almıştır.In 2001 werd ze uitgeroepen tot op twee na machtigste vrouw van Amerika door Ladies' Home Journal.
Bunun ardından kadının durumu birden kötüleşir.Kort daarna verslechtert de gezondheid van zijn vader.
Big Momma's House (2000) - Martin Lawrence şişman bir kadının kılığına giren FBI ajanıdır.Big Momma's House is een komediefilm uit 2000, met in de hoofdrol Martin Lawrence.
Bunları kadının bakış açısıyla anlatıyor.Dat alles voor de ogen van zijn vrouw.
8 Mayıs 1963, Boulogne-Billancourt) Fransız bürokrat, siyasetçi ve iş kadını.Florence Parly (Boulogne-Billancourt, 8 mei 1963) is een Frans ondernemer, ambtenaar en politica.
Yuki-onna (Japonca: 雪女; "kar kadını"), Japon folklorunda bir ruh veya yōkaidir.Yuki Onna (Japans: 雪女, sneeuwvrouw) is een Yōkai (monster) uit de Japanse mythologie.
Kadının yanına gider ve ona mendilini verir.Hij volgt haar en geeft haar een pop.
Bir Kadının Portresi çeşitli tarzları bir resimde toplayan bir sanat eseri olarak bilinmektedir.Een groepsportret is in de beeldende kunst een portret van meerdere personen.
Bu sırada beyazlar, kadının sokağındaki evleri aramaya başlamıştır.Die avond ziet hij de indiaan inbreken in het huis van de vrouw.
Gerçek bir öyküden uyarlanan 15 dakikalık film, bir Fransız kadının 10 çocuğunun ölümüyle ilgilidir.De film schetst het 50-jarige verhaal van een Franse danszaal.
Bu noktadan sonra iki kadının rolleri de değişmeye başlar.Deze avond zal het leven van beide vrouwen voorgoed veranderen.
Zo'or ise bir Atavus kadını olarak yeniden canlanmıştır.Als zodanig werd ze ook in menige Atheense komedie opgevoerd.
Sonunda bir gün kadını işyeri olduğunu düşündüğü bir binaya girerken görür.In het park van het hotel ziet hij eindelijk een vrouw die hij begeert.
Lydia, şehirde yaşayan bir kadın bulmuştur grup oraya kadının evine gitmiştir.Hildy, een prostituee die hij in de stad leerde kennen, trekt bij hem in.
Saldırgan, kadını öldü sanıp bırakmıştı.Ontnuchterd bekent hij haar gedood te hebben.
Hogan, her üç serseriyi de de büyük bir soğukkanlılıkla ve acımasızca öldürerek kadını kurtarır.Chon geeft hun alle drie een injectie zodat ze snel en pijnloos sterven.
Okuyucuların üçte biri ev kadını, %14'ü bekardır.Zo'n 36% van de lezeressen is huisvrouw en circa 40% heeft een beroep.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.Hierdoor ziet hij niet dat er voor hem een meisje de weg oploopt en rijdt haar in één klap dood.
Çalıların arasında bir kızılderili kadının doğum yaptığına şahit olur.Plots zien ze hoe een Indische vrouw wordt overvallen door twee Indiërs.
İster inan ister inanma, ama o kadının üç çocuğu var.Geloof het of niet, maar die vrouw heeft drie kinderen.
Ben bir ev kadınıyım.Ik ben huisvrouw.
Kadının silahı dilidir.Het wapen van een vrouw is haar tong.
Kitap, hapishanedeki bir kadının hayatı hakkındadır.Het boek gaat over het leven van een vrouw in de gevangenis.
Biri bu kadını tanıyor mu?Kent iemand deze vrouw?
Evleneceğim kadını az önce gördüm.Ik zag net de vrouw waarmee ik ga trouwen.
Ardından başka bir Hristiyan kadının öldürülmesiyle suçlandı.Później postawiono mu także zarzut zabicia innej kobiety wyznania chrześcijańskiego.
Yahudilere göre kadının iki tür yaratılışı bulunmaktadır.Obydwa te stawy (Niżni i Mały) według Józefa Nyki okresowo zanikają.
Anneke firavunlar zamanı Mısırlı bir kadını canlandırdı.Anneke przedstawiła egipską kobietę z czasów faraona.
Koca, (zevç) bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş.Małżonkowie – osoby, które zawarły małżeństwo: mąż (mężczyzna) lub żona (kobieta).
Ve Tanrı Kadını Yarattı filmi burada çekildi.Wystąpiła w jego filmie I Bóg stworzył kobietę.
Bunun ardından kadının durumu birden kötüleşir.Stan kobiety natychmiast się pogarsza.
Bir hayat kadınını intihardan kurtardı.Uratował homoseksualistę od samobójstwa.
Daha önceden de tanınan bu genç kadının ölümü birkaç hafta boyunca ülke çapında ilgi gördü.Śmierć dobrze znanej kobiety wywołała duże narodowe zainteresowanie trwające całe tygodnie.
Kadının hemen ardındaki köpek sadakati temsil eder.Towarzyszący mu pies symbolizuje wierność.
Kadının kafası kopar.Ogolcie jej głowę .
Evde kadının kocasının da gelmesiyle büyük bir kargaşa başlar.Z niepokojem też czeka na przybycie męża jego młoda żona.
Bu mucizelerin yanı sıra, kızını Yahudilere satan sapkın kadının ifadesi alındı.Dodatkowo pojawiły się zeznania córki obłąkanej kobiety, która miała sprzedać dziecko Żydom.
Dergi Yılın Kadını listesi yayımlamaktadır.Znamy datę tegorocznej edycji!
Babası bir tiyatroda ses mühendisi, annesi iş kadınıdır.Jej ojciec pracował jako inżynier dźwięku w teatrze, matka zajęła się prowadzeniem działalności gospodarczej.
Hayalinde yaşlı kadının cenaze töreni görüntüleri belirir.W dalszej części snu ma wizję pogrzebu swojej siostry.
"Dünyanın en güzel 30 kadını".Najpiękniejszych Kobiet Świata.
Artık bir iş kadınıdır.Jest zapracowaną bizneswoman.
Björk bu defa bir kadının iç dünyasını anlatmaktadır.Jerzy Boniński tym razem wprowadza do swoich prac osoby.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Z obrazka sączy się krew.
Beatrice isimli bir kadının sekiz yaşındaki Hugh isimli oğlu Lincoln'de 31 Temuuz 1255'te kayboldu.9-letnie dziecko imieniem Hugh, syn Beatrice, zaginęło 31 lipca 1255.
Neredeyse bir kadınım.Prawie wyłącznie żeński.
Kadını alıp götürmeye karar verirler.Postanawiają pojechać i poszukać jej.