kadını ile cümle
kadını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Türkiye'nin en güzel kadını acaba kimdir?".¿Dónde está la mujer inocente en Escocia?»
2001 yılında Ladies Home Journal dergisinin "Amerika'nın en güçlü 30 kadını" listesinde yer almıştır.2001, nombrada una de las treinta mujeres más poderosas de América por Ladies Home Journal.
"Tanıdığım en arıza kadınım".Es la mujer más grande que jamás he conocido.
Filmin son sahnesinde ise izleyici kadının ne kadar 'gerçek' olduğunu merak eder.En el último plano de la película... el público debe preguntarse cuan ‘real’ es la mujer.
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim.Dispara hacia el agujero y el hombre del pasado muere por el tiro.
Gerçekte de bir kadının başından geçmiş olayları anlatır.Quiero contar historias desde una perspectiva femenina.
Claire Radcliff rolünde Rhona Mitra, Dylan'ın eşi ve ev kadını, kendisi de bir vampirdir.Rhona Mitra como Claire Radcliff, una vampiresa y esposa de Dylan Radcliff.
Böylece kadının göğsü açıkta kalır.Abrir su pecho a alguien.
Yuki-onna (Japonca: 雪女; "kar kadını"), Japon folklorunda bir ruh veya yōkaidir.Yuki-onna (雪女, la mujer de la nieve) es un espíritu o yōkai encontrado en el folclore japonés.
Kadının yüzündeki gülümseme, bu ilgiden hoşnut kaldığının işaretidir.Las marcas en su cara significan Decepción.
Saliha (Serra Yılmaz): Muhafazakâr bir ev kadınıdır.Áureo (nombre), cuyo femenino es Áurea.
Bu durumu çok kıskanan şeytan, düğünden bir gece önce genç kadının vajinasının içine girer.Ante esto, el joven planea decepcionarla justo en la noche del baile.
Lakin köye dönerken kendisi gibi hayat arkadaşını kaybetmiş bir kadını da (Nəcibə Məlikova) yanında getirir.Aleu: Ella es quien se escapará de su hogar al ser rechazada por los humanos por su aspecto lupino.
26 Kasım 2018), Meksikalı yemek şefi, yazar, akademisyen ve iş kadınıdır.1946-26 de noviembre de 2018) fue una cocinera, escritora, conferencista, empresaria y profesora mexicana.
Çizilen kadının Venüs olduğu kompozisyonda oğlu Cupid'in da yer alması sayesinde anlaşılıyor.La figura femenina puede identificarse con Venus debido a la presencia de su hijo, Cupido.
Bir hayat kadınını intihardan kurtardı.Dio vida a un asesino a sueldo.
"'Mevsimsiz bir kadınım'".«Mujer sin alcuza».
25:5 Mahkeme, kadını baştan çıkaranı cezalandırmalı Ex.Los magistrados descartan 5-4 que la esposa del hombre tiene el derecho a tomar decisiones médicas por él.
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.La Tasa total de fecundidad es el número promedio de hijos nacidos por cada mujer.
Klibi çekilen şarkı Paramparça ve Kadınım'dır.«Volveré a mi esplendor de carne y canto».
Hiçbir erkeğin ya da kadının rahip yardımcısı olmasına izin verilmesin.Que nadie ejerza la función de sacerdote; que nadie ya sea hombre o ya sea mujer, sea maestro de ceremonias.
Ülkede ortalama her kadının 5.07 çocuğu mevcuttur.El promedio de hijos por mujer es de 5,07.
Kadının istediği olur ve Rama 14 yıl boyunca bir münzevi olarak yaşaması için ormana sürgün edilir.Por eso creó una intriga, por la que Rama fue desterrado al bosque durante catorce años.
Heykel, kolları açık bir kadını temsil eder.La imagen representa a un hombre con los brazos abiertos.
"Bir kadının aşk acıları".«Por el amor de una mujer...».
Monroe, bu filmde kocasını öldürmeye çalışan bir kadını canlandırdı.Al final Guido decide hacer una película sobre un hombre que intenta recuperar a su mujer.
Kadının ölümüyle, "el yordamıyla ilerleyen bir çocuk" hâline gelir ve "çocuksu bir sapkınlıkla" hareket eder.Cuando la diva se encontró con él de camino al camerino, le dijo: «Muchacho, tú llegarás...
Erkekler de kadının çıplaklığının farkında değil gibidirler.No descubrirás la desnudez de la mujer de tu hermano.
Mehir kadının mal varlığına dahil olur ve üzerinde dilediği tasarrufta bulunabilir.Mahr le pertenece a la esposa y solo se le debe dar a ella.
Ortalıkta hiç palto yoktur ve kadının bluzu kısa kolludur.Se entiende que hace buen tiempo: no se ve ningún abrigo, y la blusa de la mujer tiene las mangas cortas.
Böylece kadının cinsel arzusuna dikkat çekmiş ve bunu kutlamıştır.Está convencida del progreso social de la mujer y lo preconiza.
Buradaki kadının soyu bir insanı değil, bir krallığı temsil etmektedir.Esta persona es una fantasía en vez de una persona real.
Kadını alıp götürmeye karar verirler.Deciden llevarlo a La Compañía.
"İlklerin Kadını Tarzi 92 Yaşında Vefat Etti". (yardım)«Muere la reina Ana de Rumanía a los 92 años».
Bir kadının, ona yardımcı olup olamayacağı sorusuna bile cevap vermiyordu.No hubo nadie que le pidiera ayuda que no la encontrara, de una u otra forma.
38 yaşındadır ve ev kadınıdır.Es viuda y tiene 43 años.
FHM tarafından 'Dünya'nın En Seksi Kadını' ilan edilmiştir.Es considerada una de las mujeres más sexies por FHM.
1975, Adana) Türk iş kadını.1978 Delegación de Turismo de Santander.
Bu filmde aktris olmak isteyen ve bunun için Hollywood'a giden bir kadını canlandırmaktaydı.Me dijo que quería ser actriz y que tendría que irse de Junín.
Sevket Hayat Kadını(1986) ....Max Toda la vida (1986)....
"Hanım Ağa Benim Kadınım".Leona, ´´Yo soy mujer``.
Tacitus onu, döneminin en sevimli kadını diye tanımlar.Procopio la llamó la mejor en esa parte del mundo.
Çok geçmeden tecavüz edilmiş başka bir kadının cesedi de aynı şekilde bulunur.Encuentran el cuerpo de una mujer muerta pocos días antes.
İş insanı, iş adamı veya iş kadını, ticari kâr amaçlı bir kuruluşun yönetiminde görev alan kişidir.Comercial como profesión, en una empresa, persona encargada de las ventas.
Yaklaşık bir hafta sonra evlerine girdiği 80 yaşlarındaki iki kadını ölümcül biçimde yaraladı.En las dos semanas siguientes al 20 de julio de 1944 murieron unas 200 personas directamente implicadas.
Günümüzde kadının rolü artık çok değişti.Hoy su formato ha cambiado muchísimo.
Kadının kısırlığı ise erkek için haklı bir boşanma nedeni sayılırdı.La mujer tenía el mismo derecho que el hombre de solicitar el divorcio.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Se ven volutas de sangre sobre la cara.
Bu da kadının zina yaptığı fikrini onaylıyor.Añadió que esa estructura es algo que el género necesita.
İkincisi; kadının bâkire olması, kocasının onu daha çok himâye etmesine vesîle olur.Aun así, le pregunta a una de sus criadas cómo hacer para que su esposo quede satisfecho.
Meçhul Bir Kadının Mektubu, Mezardan Çıkarılan Kadın.Ahí está el de Guadamur, sacado de la sepultura.
Doktor, kadını kurtarmaya çalışır ancak başaramaz.Intentan rescatarla, pero fracasan.
Bunun için bir kadınla buluşması gerektiğini ve o kadının sahte pasaport vereceğini söyler.Ella le ofrece tocar la pieza con él y Data le replica una viola.
Perdenin rengi kadının elbisesinin rengiyle aynıdır.El colo de las medias coincide con el color de la camiseta.
Kadının evine de bu yüzden gelmiştir.Ella cree que venir a casa de la Srta.
Ben bir kadınım.Sono una donna.
Ben bir ev kadınıyım.Sono casalinga.
Beni mutlu edecek olan tek şey sevdiğim kadının beni kalpten sevmesi.La sola cosa che mi farà felice è che la donna che amo mi ami dal cuore.
Alman erkeği ve Alman kadını, bu yasa ile öngörülen bu düzenlemeyi onaylıyor mu?Tu, uomo tedesco e donna tedesca, sei d'accordo con le disposizioni contenute in questa legge?"
Heykel, kolları açık bir kadını temsil eder.La scultura rappresenta una donna con le braccia aperte.