kadını ile cümle

kadını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Perdenin rengi kadının elbisesinin rengiyle aynıdır.La queue est de la même couleur que la robe.
People Dergisi tarafından Dünyanın en güzel kadını seçildi.En 2002, elle est désignée comme la plus belle femme du monde par le magazine People.
Bu filmde aktris olmak isteyen ve bunun için Hollywood'a giden bir kadını canlandırmaktaydı.Elle rêve de devenir actrice, et le devient dans le dernier épisode, elle part à Hollywood pour vivre ce rêve.
Falsatff bir hayat kadını olan Doll Tearsheet ile ilişki kurar.Dewey se lie d'amitié avec une mouche.
O kadını David'den başkası görememektedir.Ce n'est pas Henry qu'elle retrouve mais David.
Şeytan açısından bu olay, kadının soyuna karşı sürdürdüğü düşmanlık eylemlerinin en büyüğüdür.Ce seraient des serviteurs du Diable, qui en échange de leur servitude, auraient reçu des dons en sorcellerie.
"Nergis Kumbasar - Kaos seven şehir kadını".A Nunziata - Au fond, Notre Dame des Sept Douleurs.
Bundan dolayı kelime ''evlenmemiş olan kadını'' ifade etmektedir.On emploie néanmoins « Mrs (en) » pour distinguer la femme mariée.
Çeviri: Kadının Gizemi: Freud’un Yazılarında Kadın (1985).Jets de riz, Les Écrits des Forges (1985).
2011'de People dergisi tarafından "Dünyanın En Güzel Kadını" seçilmiştir.En 2013, elle est élue « plus belle femme du monde » par le magazine People,.
Kedi kadının kızıdır.Sa femelle est la poule.
Meçhul Bir Kadının Mektubu.Fesses d'une femme.
Koca, (zevç) bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş.Il s'agit d'une prostituée qui épousa le prophète Osée (prophète).
Ayrıca kadının sol eli de siyah elbisenin içinde gizlenmiştir.Ses cheveux sont cachés par une tenue noire.
2015 Elle Women in Hollywood Awards (ELLE, Hollywood'daki Kadınlar Ödülü)'da Yılın Kadını seçildi.Elle Women in Hollywood Awards 2015 : Lauréate du Prix de la Femme de l'année.
Bunun üzerine yerli kadın, hamile kadını öldürür.C'est la raison pour laquelle elle est contre-indiquée chez les femmes enceintes.
Bir bölgenin tanınmış en yaşlı kadını.Un des plus anciens de la région.
Sevda buna karşı çıkınca Şef genç kadını öldürür.Après un violent combat, la jeune femme tue l'assassin.
Selim o zaman kadını kaçırmaya karar verir.Guay décide alors de se débarrasser de sa femme.
Usta keşiş, genç kadına artık iyileştiğini söyler ve kadını evine yollar.Lorsque le maître s'en aperçoit, la femme étant guérie, il la renvoie chez elle.
Olağan yargı sistemi uygulanmadı; burada adı geçen "sapkın kadının" katilin kedisi olma ihtimali vardır.Il n'y a pas eu de procès équitable et il est fort probable que la « méchante femme » ait été la meurtrière.
Dört ev kadınının zaman zaman en “umutsuz” görüneni.Des quatre périodes, la moins connue.
Joseph Pacely bir kadının evine cinsel saldırı amacıyla girmekle suçlanmıştır.Ellen Plainview est arrêtée pour avoir agressé une femme dans un parking.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Aussitôt le sang jaillit de sa bouche.
Artık bir iş kadınıdır.C’est une activité féminine.
Son frizde, en sağda, erkek ve kadının erotik pozda tasvir edildiği bir sahne göze çarpmaktadır.En contrebas, à gauche, les trois Marie contemplent la scène avec effroi.
Homer, Amerikan ev kadını ve annesi stereotipli Marge Simpson ile evlidir.Il est marié à Marge Simpson, stéréotype de la mère et de la femme au foyer américaine.
Kadının kafası kopar.La remise de sa tête.
Kızını savaşın kötülüklülerinden korumaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatır.Il imagine l'histoire d'une femme qui se bat pour sa propre survie.
Bir kadının hayatından bahsediyordu.Il s'est intéressé à la question de la femme.
Bunu genç bir kadının yüzünün genel ifadesinde de okuyabiliriz.On y apprend l'histoire de la jeune femme.
Yaşlı, kimsesiz, çok yoksul ve çok yaşlı bir Kalmuk kadınına konuk olur, ona maddi yardımda bulunur.Celle-ci, vieille femme méchante, sale et avare, les admet tout juste chez elle.
Sabırlı bir ev kadını, mükemel bir aşçı ve tüm ev işlerini halletmede uzman bir eş.Francine est une femme sophistiquée, excellente cuisinière et ménagère soigneuse.
Vostok 6, ilk defa bir kadının görev aldığı uzay uçuşu.C'est le second vol spatial dont le commandant de la mission est une femme.
Faika, Ankaralı genç bir ev kadını.Rôle : Seiko, une jeune femme amnésique.
Ben otuz yaşında bekar bir kadınım.Soy una mujer soltera de treinta años.
Ben bir kadınım.Soy una mujer.
Tom o kadını hiç bilmiyordu.Tom no conocía en absoluto a esa mujer.
Bu kadını tanıyorum.Yo conozco a esta mujer.
O kadının iki çantası var.Esa mujer tiene dos bolsas.
O kadını nerede gördün?¿Dónde viste a esa mujer?
Türkiye'de kadının kıymeti yok.En Turquía la mujer no tiene valor.
O kadını sevdim.Yo amaba a esa mujer.
Doğru kadını bekliyorum.Estoy esperando a la mujer correcta.
Otuz dört yaşında bir kadınım.Soy una mujer de treinta y cuatro años.
Erkeğin zaafı kadının gücüdür.Las debilidades de los hombres son la fuerza de las mujeres.
Ben kadınım ve araba kullanmaya hakkım var.Soy mujer y tengo derecho a conducir.
Hayalimdeki kadını bulmadığım sürece asla evlenmeyi düşünmüyorum.En lo que no haya encontrado a la mujer de mis sueños no me pienso casar nunca.
Kadının yaşlı bir kocası var.La esposa tiene un marido anciano.
Manon gibi bir kadının birden fazla sevgilisi olabilir.Una mujer como Manon puede tener más de un amante."
Kadınlar Dünyası dergisi, Müslüman bir kadının fotoğrafını yayınlayan ilk dergidir.La revista fue la primera en publicar la fotografía de una mujer musulmana.
Soldaki kırmızı elbiseli kadının genelde Friedrich'in eşi Caroline olduğu düşünülür.La mujer vestida de rojo sería entonces la joven esposa de Friedrich, Caroline.
Sözleri aşık olmak ve bir kadını etkilemeye çalışmak hakkındadır.Las letras pertenecen a estar enamorado e intentar ganar el afecto de una mujer.
Artık bir iş kadınıdır.Ella es una mujer de negocios.
Eylül 2012'de, Billboard tarafından "Yılın Kadını" seçildi.En septiembre de 2012, Billboard la llamó la "Mujer del Año".
Kadının üstte olduğu seks pozisyonu erkekler üzerinde kadınların hâkimiyetini gösterir.La postura de la mujer encima sugiere una dominancia de la mujer sobre el hombre.
Beatrice isimli bir kadının sekiz yaşındaki Hugh isimli oğlu Lincoln'de 31 Temuuz 1255'te kayboldu.Un niño de ocho años, de nombre Hugh, hijo de Beatrice, desapareció en Lincoln el 31 de julio de 1255.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.Retrato de un desconocido.
Anneke firavunlar zamanı Mısırlı bir kadını canlandırdı.En el álbum Anneke representaba a una mujer egipcia de la época de los faraones.
Hamile bir kadını canlandırdı.Haciendo alegoría a una mujer embarazada.

İlgili Sayfalar