Ana içeriğe geç
Sözlük

kabullenme ile cümle

kabullenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Belki de kabullenme sanatıydı bu.Poate învăţăm arta îmbrăţişării.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.Quizás estamos aprendiendo el arte de abarcar.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.Vielleicht lernen wir auch die Kunst des Fassens.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.אולי אנחנו לומדים את אמנות האימוץ אל הלב.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.あるいは私たちは 忘れる術を 学んでいたのかもしれない
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.Deze horizontale identiteiten probeert men bijna altijd te genezen.
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.Et il m'a semblé que trois niveaux d'acceptation devaient se produire..
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.어떤 과정을 통해서 자신의 정체성에 대해 좋은 태도를 갖게 되는지 알고 싶었습니다.
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.la gente arriva ad avere una buona relazione con la propria identità.
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.logran una buena relación con ellas.
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.Mi s-a părut că există trei niveluri de acceptare care trebuie atinse.
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.Parecia-me que existiam três níveis de aceitação que precisavam de acontecer.
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.Я хочу проаналізувати, яким чином люди звикають до таких ідентичностей.
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.שבאמצעותו אנשים בעלי זהויות אלה פיתחו איתן יחסים טובים.
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.التي عن طريقها يحاول الأشخاص الذن يملكون هذه الهويات أن يكونوا على علاقة جيدة معها.
Bence olması gereken 3 aşamalı bir kabullenme süreci var.過程を調べたいと考えました どうやら その過程では もれなく3段階の受容が
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Chúng ta cần bắt đầu trân trọng cái đẹp của sự hài hòa.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Dobbiamo cominciare ad apprezzare la bellezza dell'equilibrio.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Itt az ideje, hogy elfogadjuk a köztünk lévő különbségeket.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Kita perlu mulai merangkul keindahan dari keseimbangan.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.우리는 균형의 미를 포용할 필요가 있습니다.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Musimy zacząć doceniać piękno równowagi.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Temos de começar a incluir a beleza do equilíbrio.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Tenemos que empezar a apreciar la belleza del equilibrio.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Trebuie să începem să îmbrăţişăm frumuseţea echilibrului.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.We moeten de schoonheid van evenwicht omarmen.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Wir müssen anfangen, die Schönheit der Ausgewogenheit für uns zu entdecken.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Χρειάζεται να αρχίσουμε να αποδεχόμαστε την ομορφιά της ισορροπίας.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Нам нужно понять красоту равновесия.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.Трябва да започнем да възприемаме красотата на баланса.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.עלינו להתחיל לחבק את היופי שבאיזון.
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.علينا ان نبدأ بتقدير جمالية التوازن جراء الاختلاف
Bizim dengedenin güzelliğini kabullenmeliyiz.そこでここに存在している
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.A fost prima mea întâlnire cu ideea că însușindu-ţi limitările îți dezvolţi creativitatea.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.C'était la première fois que l'idée m'est venue qu'assumer un handicap pouvait en fait stimuler la créativité.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.Dit was mijn eerste aanraking met het idee dat een beperking omarmen zowaar creativiteit kon voortbrengen.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.Először vontam le azt a következtetést, hogy a korlátok elfogadása kreativitást is szülhet.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.Era la prima volta che mi imbattevo nell'idea che accettare una limitazione potesse portare alla creatività.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.Esta fue la primera vez que vi que esta idea de adoptar una limitación podía impulsar la creatividad.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.Foi a primeira vez que me deparei com esta ideia de que aceitar uma limitação podia levar à criatividade.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.제 한계와 마주했을 때 창조성을 개발하게 된다는 것을 처음으로 깨닫게 되었습니다.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.Wtedy po raz pierwszy odkryłem, że zaakceptowanie ograniczeń może wzmóc kreatywność.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.Уперше я зіштовхнувся з ідеєю про те, що подолання обмежень породжує креативність.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.Я впервые столкнулся с идеей, что принимая ограничения можно вдохновить творческое развитие.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.זו הייתה הפעם הראשונה שבה נתקלתי ברעיון שאימוץ של מגבלה יכול בעצם להניע את היצירתיות.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.هذه كانت المرة الأولى التي توصّلت فيها لهذه الفكرة أن إعتناق محدوديتك قد يكون فعلاً محركاً للإبداع.
Bu, bir engeli kabullenmenin yaratıcılığı ilerleteceği fikriyle ilk karşılaşmam oldu.「限界を受け入れても 創造力は高まる」って 当時は学校を去る直前でした
Bu da insanların kabullenmekte en çok zorluk çektiği iddia.Esta es la cosa mas difícil de entender para la gente
Bu da insanların kabullenmekte en çok zorluk çektiği iddia.Itu adalah hal yang paling sulit bagi orang untuk pahami
Bu da insanların kabullenmekte en çok zorluk çektiği iddia.Това е най-трудното нещо за разбиране.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Chúng ta chẳng còn sự lựa chọn nào, hãy đối mặt với thực tế.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.현실을 받아들여야 합니다.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Não temos alternativa senão aceitar essa realidade.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nemáme žádnou jinou možnost než se smířit s realitou.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nie pozostaje nam nic oprócz stawienia czoła rzeczywistości.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nincs más választásunk, mint felölelni ezt a valóságot.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Non abbiamo scelta, dobbiamo accettare questa realtà.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.No tenemos más remedio que aceptar esa realidad.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nous n'avons pas d'autre choix que d'accepter cette réalité.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nu avem de ales decât să îmbrățișăm realitatea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod