Ana içeriğe geç
Sözlük

kabul ile cümle

kabul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun evlenme teklifini kabul etti.She accepted his hand in marriage.
O onun teklifini kabul etti.She took up his offer.
O, onun teklifini kabul etti.She accepted his offer.
Onun teklifini kabul etti.She accepted his offer.
O onun hediyesini kabul etti.She accepted his gift.
O, bara kabul edildi.She was admitted to the bar.
O, arkadaşının düğün kabulünde harika bir konuşma yaptı.She made a wonderful speech at her friend's wedding reception.
O, anne ve babası dışında herkesten eleştiri kabul eder.She accepts criticism from anyone but her parents.
Babam, evliliğimi kabul etmeyecek.Father will never approve of my marriage.
Baba benim okuldan ayrılmamı kabul etti.Father consented to my leaving school.
Şeyleri olduğu gibi kabul al.Take things as they are.
Annem sonunda görüşümü kabullendi.My mother finally has given in to my views.
Herhangi bir ödül kabul edemeyecek kadar gururluydu.He was too proud to accept any reward.
Öneriyi kabul ettim.I agreed to the proposal.
Bir giriş sınavına katılmak zorunda kalmadan okula kabul edildim.I was admitted to school without having to take an entrance examination.
Sorun ebeveynlerimin kabul edip etmeyecekleridir.The problem is whether my parents will agree or not.
İktidar partisi vergi yasa tasarısını kabul ettirdi.The ruling party pushed its tax bill through.
Anne babam planımı kabul etmediler.My parents didn't disagree with my plan.
Sen rüşveti kabul ettin mi, etmedin mi?Did you or did you not accept the bribe?
Şiddete başvurmak bazen kabul edilebilir.It is sometimes acceptable to resort to violence.
Sadece Takeuchi daveti kabul etmedi.Only Takeuchi didn't accept the invitation.
Lütfen bu küçük hediyeyi kabul edin.Please accept this little gift.
Onu bir iltifat olarak kabul edeceğim.I'll take that as a compliment.
Bu olaya bazı politikacıların neden oldukları kabul edilmektedir.Some politicians are considered to have caused that incident.
O, kötü bir şey yapsa bile, onu asla kabul etmeyecektir.Even if he does something bad, he'll never admit it.
O, Harvard'a kabul edildi.She was accepted to Harvard.
O, Harvard tarafından kabul edildi.She was accepted by Harvard.
Sınava girmeden kabul edildi.He was admitted without taking the exam.
Sınavsız o okula kabul edildi.He was admitted to that school without taking the exam.
Sınava girmeden o okula kabul edildi.He was admitted to that school without taking the exam.
Sanırım onun planını kabul etmeliyiz.I think we should adopt his plan.
Kredi kartlarını kabul ediyor musunuz?Do you accept credit cards?
Kredi kartları kabul ediyor musunuz?Do you accept credit cards?
O, benim fikrimi kabul ediyor.He agrees with my opinion.
Hem iyiyi hem de kötüyü kabul et.Accept both good and bad.
Açıkçası senin kendi çabalarınla hayatta ilerlemen gerektiğini kabul ediyorum.Obviously I agree that you should advance in life through your own efforts.
O, hatasını kabul etmiyor.She's not admitting her mistake.
Tamam. Kabul ediyorum.OK. I agree.
Seyahat çeki kabul ediyor musunuz?Do you accept traveler's checks?
Kabul ediyor musun?Do you agree?
Kabul ediyorum.I agree.
Ben suçumu kabul ettim.I plead guilty.
Yenilgiyi kabulleniyorum.I give in.
Jessie daveti derhal kabul etti.Jessie accepted the invitation at once.
İyiyi ve kötüyü birarada kabul etmek zorundasın.You have to take the good with the bad.
Bence o, öneriyi kabul etmeyecektir.I think he won't accept the proposal.
O saat 6'da burada olmayı kabul etti.He agreed to be here at 6.
O, dünyanın en büyük bilim adamlarından biri olarak kabul edilir.He's considered to be one of the greatest scientists in the world.
O yaşlılığı kabul etmiyor.He refuses to accept his old age.
Önemli bir konu olarak kabul edilir.It's considered to be an important matter.
3000 adet satın almayı kabul ederseniz yüzde 3 indirim yapacağız.If you agree to buy 3,000 of them, we'll give you a 3 percent discount.
Ben bile öyle bir piçten sosis kabul etmezdim.I wouldn't even accept kielbasa from a bastard like that.
O teori genelde kabul edilmektedir.That theory is generally accepted.
O teori genelde kabul edilmez.That theory isn't generally accepted.
ÇHS'ye göre, 18 yaşından küçük tüm insanlar çocuk olarak kabul edilir.According to the CRC, all people under 18 are considered to be children.
Hatalı olduğunuzu kabul ettiğiniz için çok büyüksünüz.It's very big of you to admit you're wrong.
Suçu kabul etmiyorum.I plead not guilty.
Yardımımı kabul etmesini sağladım.I got him to accept my help.
Kanıtı kabul etmeliyim.I must acknowledge the evidence.
Onunla sinemaya gitmeyi kabul edene kadar o sakinleşmedi.She wouldn't let up until I agreed to go to the movies with her.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod