kabul etmeme ile cümle

kabul etmeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Kapıkulu askerleri zaten bu yeni akça ile ulufe almayı kabul etmemekteydiler.Le reti di distribuzione potrebbero rifiutarsi di aiutare il nuovo arrivato.
Bunu kabul etmemezlik yapılmaz.Этого нельзя не признать.
Bu görüşü Almanya ve İsviçre kabul etmemektedi.Эта точка зрения не разделяется правительствами Германии и Швейцарии.
Kur'an'dan başka dinî kaynak kabul etmemeye karşıdır.Брать Коран в руки лишь в состоянии омовения.
Aminta bunu kabul etmemektedir.Amidala bała się jednak do tego przyznać.
Öte taraftan "Umman İbadileri" kendilerinin Haricîler'in bir dalı oldukları savını kabul etmemektedirler.Zważaj na to, co ludzie czynią, a nie tylko na ich słowa, bo czyny zdradzą kłamstwo.
Toplantıda ikisi de Thatcher'ın koşulları kabul etmemesi halinde istifa edeceklerini söylediler.Vid mötet hävdade de båda att de skulle avgå om Thatcher inte gick med på deras krav.
Anlaşmayı imzalamayan Türkiye, anlaşmanın hükümlerini de kabul etmemektedir.De flesta av de medlemsstater som ännu inte hade godkänt fördraget avbröt sina ratificeringsprocesser.
Bu yüzden artık Mecnun sevdiğini kendinden dışarıda aramamaktadır, bu dünyayı onun yeri kabul etmemektedir.Han gillar inte kungen längre eftersom denne inte ger folket vatten.
Bilim çevreleri bu canlının varlığını kabul etmemektedir.Наука заперечує існування таких світів.
Fransa olaylardaki sorumluluğunu kabul etmemektedir.Mindezidáig Magyarország nem válaszolt Franciaország kéréseire az ügyben.
Hitler ise bu görüşü kesinlikle kabul etmemektedir.Hitler magáénak vallotta Y gondolatot.
Ortodoks Yahudilik hiçbir şekilde karışık evliliği kabul etmemektedir.A zsidó törvények tiltották a vegyes házasságokat.
Ortodoks Yahudilik hiçbir şekilde karışık evliliği kabul etmemektedir.Juutalaisuus suhtautuu hyvin kielteisesti seka-avioliittoihin.
Bugüne geldiğimizde, önemli bilim insanlarının çoğu, "X Gezegeni"ni kabul etmemektedir.Nykyään suurin osa tähtitieteilijöistä uskoo, ettei Planeetta X:ää ole.
Ancak Amerikalı yetkililer bunu kabul etmemektedir.USA nekter imidlertid å gjøre det samme.
Ancak Yahudilik İsa'yı mesih olarak kabul etmemektedir.I jødedommen anerkjenner man ikke Jesus som Messias.
Ancak günümüzde bazı tarihçiler Grek kamplarındaki bu ayrışmayı kabul etmemektedirler.Meskipun demikian, beberapa sejarawan modern menolak gagasan adanya ketidakpatuhan di perkemahan Yunani.
Janning, mahkemenin yetkisini kabul etmemekte ve böyle yaparak resmi bir şekilde protesto etmek istemektedir.Nazaruddin menyatakan tidak akan banding pada putusan ini dan ikhlas menerima putusan hakim.
Kapıkulu askerleri zaten bu yeni akça ile ulufe almayı kabul etmemekteydiler.Có lẽ các đồng chí chưa cần gửi sư đoàn đó đi ngay.
Kolej MJur ve LLB adaylarını kabul etmemektedir.學院不接受MJur 和LLB。
Bilim çevreleri bu canlının varlığını kabul etmemektedir.죄인은 이러한 권력의 존재에 대해 인식을 하지 못한다.
Veto (Latince veto = yasaklıyorum), kabul etmeme veya reddetme.וֵטוֹ (בלטינית: Veto - "אני אוסר".
Fransa, tarihinde bir soykırım olduğunu kabul etmemektedir.אנו לא אומרים זאת לנוצרים מכיוון שזהו יום סודי.
Fakat çok otoriter tarihçiler bunu kabul etmemektedirler.ההיסטוריונים הכלכליים לא מקבלים זאת.
Platform maddi destek olarak bağış kabul etmemektedir.Световната банка предоставя финансова подкрепа под формата на безвъзмездни средства.
Aminta bunu kabul etmemektedir.Za amido vse to ne velja.
Ancak Amerikalı yetkililer bunu kabul etmemektedir.USA tema võimu ei tunnistanud.
B-A-C sıralamasından farklı olarak kabul etmememiz.여기 이 배열을 저 배열과 근본적으로 다른 것으로 여기면서 말이죠.
Bunu yapmamızın nedeni, A-B-C sıralamasını B-A-C sıralamasından farklı olarak kabul etmememiz.Nechceme započítat, že by tohle uspořádání bylo odlišné od tohohle.
Bunu yapmamızın nedeni, A-B-C sıralamasını B-A-C sıralamasından farklı olarak kabul etmememiz.Nie chcemy zliczać wielokrotnie identycznych ułożeń, nie chcemy rózróżniać między tymi dwoma ułożeniami.
Bunu yapmamızın nedeni, A-B-C sıralamasını B-A-C sıralamasından farklı olarak kabul etmememiz.Nós não queremos contar a mair para todas elas, fazer este arranjo fundamentalmente diferente deste arranjo.
Bunu yapmamızın nedeni, A-B-C sıralamasını B-A-C sıralamasından farklı olarak kabul etmememiz.Ми не бажаємо перераховувати усі ці, виконання цього розміщення цілковито відмінне від цього розміщення.
Bunu yapmamızın nedeni, A-B-C sıralamasını B-A-C sıralamasından farklı olarak kabul etmememiz.Не искаме да надценяваме всичко това, подреждането по този начин е коренно различно от това подреждане.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Au o șansă, se tocmesc și se contrazic și sfârșesc cu mai puțini bani.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Es kann passieren, dass sie ständig streiten und am Ende weniger Geld haben.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Họ đã cãi nhau, bất đồng và cuối cùng thu được ít tiền hơn.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Ils se chamaillent, ne se mettent pas d'accord et se retrouvent avec moins d'argent.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Ker se prerekata in se ne strinjata, imata možnost, da končata z manj denarja.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.이들에게는 싸움이 일어나서 협상이 결렬되고 돈을 적게 받고 끝날 확률이 있어요.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Litigano e non si mettono d'accordo e finiscono con meno soldi.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Mają oni szansę - często nie zgadzają się i sprzeczają się a na koniec mają mniej pieniędzy.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Så de har en mulighed for -- de skændes og er uenige og ender med færre penge.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Tienen la oportunidad de pelear y no estar de acuerdo y terminar con menos dinero.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Zij hebben een kans - ze ruziën veel en eindigen met minder geld.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Έτσι έχουν μια πιθανότητα -- φιλονικούν και διαφωνούν και καταλήγουν με λιγότερα χρήματα.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Они пререкаются, ссорятся и остаются с меньшим количеством денег.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Таким чином вони мають шанс - вони сваряться і не погоджуються, і в кінцевому підсумку мають менше грошей.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.Те имат възможност, но не се договарят и получават по-малко пари.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.יש להם סיכוי-- הם רבים ומתווכחים ובסוף יהיה להם פחות כסף.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.لذلك لديهم فرصة- يتشاجرون ويختلفون وفي النهاية يحصلون على مالاً قليلاً.
Çekişme, kabul etmeme ve daha az para kazanma ihtimalleri var.結局 少ないお金しか得られないことがありました 彼らは リアリティ番組「妻たちの真実」に 出演できるかもしれません
Evlenmek istiyorsan, kabul etmemeliydin.Il faut que tu leur répondes comme ça, pour pouvoir te marier.
Evlenmek istiyorsan, kabul etmemeliydin.Ilyeneket kell mondanod nekik és már férjhez is mehetsz.
Evlenmek istiyorsan, kabul etmemeliydin.Δεν πρέπει να τα δεχτείς με αυτό το τρόπο, αν θέλεις να παντρευτείς.
Evlenmek istiyorsan, kabul etmemeliydin.يجب عليك رفضه اذا اردت الزواج
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Ale my se učíme, že se sofistikovaností přichází poznání, že nemůžete uznávat své morální hrdiny.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.Dar învăţăm că, odată cu sofisticarea vine şi înţelegerea că nu poţi admite public că ai eroi morali.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.De megtanultuk, hogy a tudásunk burjánzásával egyre kevésbé tudjuk elismerni, hogy vannak erkölcsi hőseink.
Fakat hayat kavgasında gide gele, ahlak timsallerinin varlığını kabul etmemeye başlarız.물론 살다보면 그게 말처럼 쉽지만은 않다는걸 배웁니다. 그런 사람이 있어도 알아주는 건 쉬운 일이 아니죠.

İlgili Sayfalar