kabul etmek ile cümle
kabul etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için1990年 私はイギリス・ケンブリッジにいました 大学からの賞を受け取るために
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için Birleşik Krallık, Cambridge'deydim.(Gelächter) 1990 war ich in Cambridge in Großbritannien, um einen Preis der Universität entgegenzunehmen.
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için Birleşik Krallık, Cambridge'deydim.(Nevetés) 1990-ben Cambridge-ben voltam, az Egyesült Királyságban, hogy egy díjat vegyek át egy egyetemtől.
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Cười)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Gelach)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Naurua)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Râsete)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Rires)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Risas)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Risate)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Risos)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(smích)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Śmiech)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Smiech)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Γέλια)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Смех)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(Смях)
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(צחוק) ב1990, הייתי בקיימברידג' אנגליה.
(Gülüşmeler) 1990 yılında, üniversiteden ödül kabul etmek için(ضحك) في عام 1990، كنت في "كامبردج" في "بريطانيا"
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Bukan, Profesor yang menakutkan itu tidak punya alasan untuk menerimaku.
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Không, giáo sư đáng sợ đó không có lý do gì để nhận con vào.
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Nee, die enge professor heeft geen reden om mij te accepteren
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Nein, diese furchteinfößende Professorin hatte wohl keinen Grund mich zuzulassen.
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Nej, den skrämande professorn har all anledning å inte acceptera mig.
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Nie, tá strašidelná profesorka nemala dôvod ma prijať.
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Non, cette professeur effrayante n'a aucune raison de m'accepter.
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.No, quella professoressa spaventosa non aveva ragioni per accettarmi.
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Nu, profesoara aia infricosatoare nu avea nici un motiv sa ma accepte
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Ta straszna profesorka nie miała żadnego powodu aby mnie przyjąć
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Όχι, αυτή η τρομαχτική καθηγήτρια δεν έχει λόγο να με αποδεχτεί.
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Не, тази страшна професорка няма причини да ме избере...
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.Нет, у того страшного профессора нет причин принимать меня.
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok..לא, לפרופסור המפחידה הזאת אין סיבה לקבל אותי
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.لا , ذلك البروفيسور المخيف ليس لديه أي سبب لـ يقبلني
Hayır, o korkunç profesörün beni kabul etmek için bir nedeni yok.でも それでも ひょっとしてと思って
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.혹시라도 로스쿨에 가면, 양심에 대해 이야기 하는 소수의 사람이
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.Nyugtázd, mikor jogi iskolába mész, azt a kis hangot ami a füledbe sugdos
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.Priznajte si, že keď ste išli na právo, kdesi vo vás ste počuli hlas
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.Reconnaître, quand vous allez étudier le droit, qu'une petite voix vous murmure à l'oreille
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.לזכור, כשהולכים לבי"ס למשפטים, את הקול הקטן הלוחש באוזנך
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.اعترف أنك عندما تذهب لكلية الحقوق، يكون خافت ذلك الصوت الذي يهمس في أذنك:
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.アティカス・フィンチ(架空の理想の弁護士)について みなが囁き合っています
Kabul etmek için basın [Değiştir]Apăsaţi [modifica] să accepte
Kabul etmek için basın [Değiştir]Báo chí [thay đổi] để chấp nhận
Kabul etmek için basın [Değiştir]Drücken Sie die [ALTER] akzeptieren
Kabul etmek için basın [Değiştir]Druk op "Wijzigen" om te accepteren
Kabul etmek için basın [Değiştir]보도 자료 [변경]을 받아
Kabul etmek için basın [Değiştir]Naciśnij przycisk [Zmień], aby zaakceptować
Kabul etmek için basın [Değiştir]Nyomja meg a [ALTER] fogadja el
Kabul etmek için basın [Değiştir]Paina [ALTER] hyväksymään
Kabul etmek için basın [Değiştir]Potvrdí stiskem [ALTER]
Kabul etmek için basın [Değiştir]Premere [ALTER] per accettare
Kabul etmek için basın [Değiştir]Presione [ALTER] para aceptar
Kabul etmek için basın [Değiştir]Pressione [ALTER] para aceitar
Kabul etmek için basın [Değiştir]Tryk på [ændre] til at acceptere
Kabul etmek için basın [Değiştir]Πατήστε [τροποποίηση] για να δεχθεί
Kabul etmek için basın [Değiştir]Нажмите [изменить] принять
Kabul etmek için basın [Değiştir]Натисніть "Змінити" приймати
Kabul etmek için basın [Değiştir]הקש "לשנות" לקבל
Kabul etmek için basın [Değiştir]اضغط [التر] قبول