kabul etme ile cümle

kabul etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Katolik kilisesi ayrılmayı kabul etmedi.Tehát nem kívánt kötődni a Katolikus egyházhoz.
Komünist rejim, AIDS sorununun varlığını kabul etmedi.A tanácskormány megalakulása nem keltett rokonszenvet a Vendvidéken.
Fakat bu görevi kabul etmedi.Ezt a munkát semmiképpen sem akarta elvállalni.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.A németek azonban sosem tudták behozni a lemaradásukat.
Çok korkan George bunu kabul etmek zorunda kalır.György rémülten hallgatja a parancsot.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.A szovjet fél ezeket a feltételeket nem fogadta el.
Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...)Úgy értem, semmit sem tudtam mondani. (...)
Hatasını kabul etmedi.Nem akarta beismerni hibáit.
Günün sonunda Kral IV. Charles darbeyi kabul etmek zorunda kaldı ve Károlyi Macaristan'ın yeni Başbakanı oldu.Az ország jelentős része francia, román és szerb ellenőrzés alá került.
Hiç kimsenin kabul etmediği ses elenir.Pidättyminen ottamasta sitä, mitä ei ole annettu.
Avrupa Birliği'nin genişlemesi, Avrupa Birliği'nin yeni üye devletleri kabul etme sürecidir.Euroopan unionin laajentumisella tarkoitetaan uusien jäsenvaltioiden liittymistä Euroopan unioniin.
Leon ilerigelenleri hiçbir zaman Kastilya süzerenliğini kabul etmediler.Kukaan tuomituista ei ollut koskaan tavannut Metsäketoa henkilökohtaisesti.
2010'dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart'ı "Dünya Nevruz Bayramı" olarak kabul etmektedir.YK:n yleiskokous julisti vuonna 2010 maaliskuun 21. päivän kansainväliseksi nowruz-päiväksi.
Hiçbir demokraside böyle bir müdahaleyi kabul etmek mümkün değil.Tiedostin kyllä sen, että tällaista ei päätöksenteko saa demokratiassa olla.
Ama Valide Sultan onun tavsiyesini kabul etmedi.Englantilaiset eivät kuitenkaan noudattaneet Johnsonin neuvoja.
Hristiyanlığın Mormon mezhebi, Mormon dininin kurucusu Joseph Smith'i peygamber kabul etmektedir.Reformimormonismi pitää Joseph Smithiä Jumalan profeettana.
Mısır hükümeti asla onun Goshen Operasyonu'nda görev aldığını kabul etmedi.Ukrainan hallitus ei ole tunnustanut Aksjonovin asemaa.
Kendisine yapılan mebusluk tekliflerini de kabul etmedi.Hän ei myöskään suostunut ottamaan vastaan kaikkia hänelle myönnettyjä apurahoja.
Kral talebi kabul etmek zorunda kalır.Kuningas suostuikin vaatimuksiin.
Fakat Ali bunu kabul etmedi.Leonardo ei kuitenkaan suostunut tähän.
Çok korkan George bunu kabul etmek zorunda kalır.Luulen, että Georgella oli suuria vaikeuksia antaa se minulle anteeksi.
Luang Prabang 1752'de Burmalılar'ın, 1778'de ise Siamlılar'ın egemenliğini kabul etmek durumunda kaldı.Luang Prabang vapautui burmalaisvallasta 1778, mutta tilalle tuli siamilaisten ylivalta.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.Mutta Jugoslavian viranomaiset eivät suostuneet tähän.
Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi.Naispappeutta hän ei kuitenkaan hyväksy.
Fakat Sistem Lordları, statükoda bu değişikliği kabul etmedi.Idän patriarkaatit eivät hyväksyneet tätä muutosta.
Halid bu komploya katılmayı kabul etmedi.Avery kieltäytyi tälläkin kertaa liittymästä yhtyeeseen.
Aslında, Grant kabul etmedi.Oikeastaan Grant ei suostunut.
Tom henüz ziyaretçi kabul etmek için hazır değil.Tom ei ole vielä valmis ottamaan vastaan vieraita.
Antlaşma, yeni üyeleri kabul etmek için esneklik sağladı.Η συνθήκη είχε την προσαρμοστικότητα να δεχθεί νέα μέλη.
Fakat bu görevi kabul etmedi.Όμως δεν δέχτηκε το αξίωμα αυτό.
Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi.Αρνήθηκε την πρόταση γάμου του Capa.
Ama sonradan onu kabul etmek zorunda kalır.Αργότερα όμως τον έπεισε να τον αναγνωρίσει.
Birleşmiş Milletler, de jure olarak Moldova'nın parçası kabul etmektedir.Η Αμπχαζία αναγνωρίζεται διεθνώς ως de jure τμήμα της Γεωργίας.
New Regency, 20th Century Fox ile ek yatırım için yakın temas kurdu fakat şirket kabul etmedi.Συναντήθηκε με τον Σταν Λι και είπε την ιδέα του στην 20th Century Fox, αλλά δεν την κατάλαβαν.
Halk onu Doçe olarak kabul etmedi.Το κοινό δεν τον πρόσεξε.
Hitler bu planı kabul etmedi.Η πρόταση δεν έγινε δεκτή από τον Χίτλερ.
Kabul etmedikçe keşideci asıl borçludur.Έστω και χωρίς την απαιτούμενη αναγνώριση.
Fakat bunu İngilizler kabul etmedi.Οι βρετανοί όμως δεν το λαμβάνανε υπόψιν.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.Dette indså tyskerne aldrig.
Filozof olan Colline girer ve rehincinin bazı kitaplarını rehine almayı kabul etmediği için şikayete başlar.Filosoffen Colline kommer ind rystende af kulde og brokker sig over ikke at kunne pantsætte nogle bøger.
Ama Valide Sultan onun tavsiyesini kabul etmedi.Desværre tog Kongen ikke imod det gode råd.
Hatta ana-babaları bile onları kabul etmek istemezler.Deres forældre gør det heller ikke nemmere.
En sık kullanılan sınıflandırma yöntemlerinden biri önişlemi ana ölçüt olarak kabul etmektedir.En hyppigt anvendt klassificeringsmetode er efter størrelse.
Yine de bazı eksikleri olduğunu kabul etmek gerek.Det må dog indrømmes at visse former ikke bliver vist.
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Hun ønsker ikke at have noget med barnet at gøre.
Birçok modern tarihçiler bunun doğru olduğunu kabul etmektedirler.Denne påstand er blevet accepteret af nogle moderne historikere.
Bu, yasadışı geçici hükümette bir pozisyon kabul etmekle aynıdır" diye belirtti.Og jeg synes, vi skylder dem en helt anden behandling fra lovgivningsmagtens side".
Pesci, kadroya katılmayı kabul etmeden önce 50 kez teklifi geri çevirdi.Han skal ha blitt avslått 500 ganger før han endelig ble akseptert.
Ama bunu kabul etmek istemez.Han ønsker imidlertid ikke å fortelle henne det.
Katolik kilisesi ayrılmayı kabul etmedi.Den katolske kirken ble forbudt.
Eğer Sparta yardım etmeyecek olursa Pers taleplerini kabul etmekle tehdit ediyorlardı.Sparta truet med krig dersom kravene ikke ble møtt.
Lütem, notayı kabul etmedi.Rommel ignorerte ordren.
"Zafer zafer değildir, yenilen düşman yenilgiyi kabul etmedikçe".«Seieren er seierrik om den som er overvunnet ikke betrakter seg som det.»
Araştırmacılar mantraların MÖ 1000'li yıllardan daha eski olduğunu kabul etmektedirler.Noen historikere fastholder at skikken er 1000 år gammel.
6 Aralık 2012 - Google, Google Apps'in ücretsiz sürümünün artık yeni kullanıcı kabul etmediğini duyurdu.6 Desember 2012 - Google mengumumkan bahwa Google Apps versi gratis tidak lagi tersedia bagi pelanggan baru.
Babası annesi ile hiç evlenmedi, hatta 16 yaşına kadar çocuğu olduğunu bile kabul etmedi.Ia tidak lagi tertarik dengan istrinya, padahal ia sudah melahirkan 16 anak untuknya.
Kabul etmedim.Aku tidak menyangkalnya.
Fakat bu dergi de eseri kabul etmedi.Meskipun begitu, majalah ini tetap dilarang terbit.
Fakat bu görevi kabul etmedi.Tidak mudah baginya untuk menerima tugas ini.
Selâhaddîn Eyyûbî, fiilen Eyyûbî devletini kurdu; ama hala Zengiler'e bağlı olduğunu kabul etmekte idi.Lalu, Shadow pun tercipta dari bayangannya Gureru dan menyatakan dirinya bahwa mereka itu adalah sama.

İlgili Sayfalar