kabul etme ile cümle
kabul etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Fransmännen accepterade inte detta.
İskoçlar savaşın ardından bağımsızlıklarını ilan ettiyseler de İngilizler bunu kabul etmediler.Dessutom måste dessa länder förklara Storbritannien krig om inte britterna går med på avtalet.
Bunlardan 3 tanesi (New Hall, Newnham, Lucy Cavendish) sadece kız öğrenci kabul etmektedir.Серед них три приймають лише жінок (Нью-Хол, Ньюнам, Люсі Кавендіш).
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Французький уряд не погодився на ці умови.
22 Mart tarihinde, Litvanya ültimatom koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.22 березня Литва вимушено прийняла ультиматум.
Kral talebi kabul etmek zorunda kalır.Король задовольнив прохання.
458'de olduğunu kabul etmektedirler.У 458 році до н. е.
Savonarolo bu daveti kabul etmedi.Та Густав не пішов на цю авантюру.
Bazı LL.M. programları hukuk diploması dışında benzer alanlardaki lisans derecelerini de kabul etmektedir.Деякі програми LL.M. не вимагають диплома саме з права, приймаючи дипломи суміжних спеціальностей.
Pelagius yine bunu kabul etmedi.Однак Кирило жодного разу не погодився.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.Німці не чекали цього.
Pek çoğu Ekim başlarına kadar kabul etmedi.”Більшість з них здавалися до кінця березня.
Fakat Watson babasını kabul etmedi.Але син не схотів слухати батька.
Ama Ptolemaios bunu kabul etmedi.Але Пертінакс не дозволив це зробити.
Seydi Baba da, "Geldim ama beni huzuruna kabul etmedi" diye söylemiş.Батько теж прийшов, але нічого не казав».
İki kez şövalyelik ödülüne layık görüldüğü halde kabul etmedi.Двічі лауреати відмовлялися від присуджених їм премій.
MGM'nin başı olan Louis B. Mayer, rolü kabul etmekte isteksiz olan Gable ile bir anlaşma yaptı.Але бос студії MGM Луїс Б. Майер, не включені в угоду, завдали удару у відповідь.
Pesci, kadroya katılmayı kabul etmeden önce 50 kez teklifi geri çevirdi.Біо: Крігер подавав заяву на роботу в МВА чотирнадцять разів, перш ніж його прийняли.
Whatcon yerlileri Fairhaven ismini, Fairhaven da yasanlarda Whatcon ismini yeni şehir için kabul etmediler.Obyvatelé Whatcomu nechtěli jméno Fairhaven, zatímco obyvatelé Fairhavenu nechtěli jméno Whatcom.
Fakat bunu İngilizler kabul etmedi.Britové ho však nenásledovali.
Türkiye, Asya grubuna dahil edilmeyi kabul etmediği için çekildi.Turecko odmítlo hrát v asijské zóně.
Santorum bu teklifi kabul etmedi.Kroha tuto nabídku nepřijal.
Günümüz tarihçilerinin çoğunluğu bu öneriyi kabul etmektedirler.Většina zkušených velitelů se vyslovila pro přijetí návrhu.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.To mu nacisté nikdy nezapomněli.
Bu yüzden, çoğu tarihçi o gün şehirde pazarın kurulmuş olduğunu kabul etmektedir.Většina historiků přiznává, že pondělí skutečně mohlo být tržním dnem.
Jake Gyllenhaal'a Hardy'nin yerine Rick Flag rolü için teklif götürüldü fakat kabul etmedi.Role tak byla nabídnuta Jakeu Gyllenhaalovi, ten ji odmítl.
ABD ve İngiltere bu iddiaları ne kabul etmek ne de inkar etmek için pek çaba sarfetmedi.Spojené státy nebyly schopny nebo ochotny tyto důkazy dodat.
Mellario bunu kabul etmedi ve geri döndü.Petr se zastyděl a vrátil se.
Ama bunu kabul etmek istemez.To ale nechtěl přijmout.
Reynaud böyle riskli bir öneriyi kabul etmedi.Schomberg proto nechtěl nic riskovat.
Fakat konferans temsil heyetini resmi olarak kabul etmedi.Klub jej ovšem i tak formálně vyloučil.
458'de olduğunu kabul etmektedirler.Ještě se připomíná roku 1458.
"İstifamı Sundum Kabul Etmedi". gazetegercek.com.tr.Budu se snažit nezklamat vaši důvěru, řekl. iROZHLAS.cz .
Ancak Livorno yönetimi istifasını kabul etmedi.Vedení Realu nevzalo v úvahu jeho žádost.
Sonunda ilişkiyi kabul etmek için geldi.În cele din urmă a acceptat relația.
Günümüz tarihçilerinin çoğunluğu bu öneriyi kabul etmektedirler.Majoritatea istoricilor moderni răspund negativ la această întrebare.
İlk defa Fransa içinde verilen ödül, 2016'dan beri bütün dünyadan gelen adaylıkları kabul etmektedir.Dupa o primă ediție franceză, premiul s-a extins în lumea întreagă în 2016.
Antlaşma, yeni üyeleri kabul etmek için esneklik sağladı.Acesta era din cauză că el a fost capabil să adune noi membri.
Avrupa Birliği'nin genişlemesi, Avrupa Birliği'nin yeni üye devletleri kabul etme sürecidir.Extinderea Uniunii Europene se referă la aderarea pe parcursul timpului a noi state la Uniunea Europeană.
Bunun yanında Roma Katolik Kilisesi ile birleşmeyi kabul etmek karşılığı destek aramıştır.Acesta a acceptat cu condiția ca husiții să accepte la rândul lor reunirea cu Biserica Romano-Catolică.
Hitler bu planı kabul etmedi.Hitler a acceptat acest târg.
22 Mart tarihinde, Litvanya ültimatom koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.Lituania a fost obligată să accepte ultimatumul la 22 martie.
Fakat bunu İngilizler kabul etmedi.Nu s-a obținut însă acordul britanicilor.
Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...)N-a fost bine ca am acceptat aceste lucruri. (...)
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Dar bebelușul nu vrea să bea.
Kabul etmedim.Nu sunt de acord.
Bazı LL.M. programları hukuk diploması dışında benzer alanlardaki lisans derecelerini de kabul etmektedir.Unele programe de masterat în drept acceptă diploma de licență din domenii înrudite.
Bazı hallerde ise daha istatistiksel anlamlılık seviyesini (1 − α) kabul etmek daha uygun olur.Și-au dat seama repede că sunt necesare metode de comunicare mai directe (rapide).
Çoğunluk teklifi kabul etmedi.Majoritatea nu au acceptat oferta.
FIFA Gine ve Zaire'nın elemelere katılmasını kabul etmedi.A FIFA elutasította Guinea és Zaire nevezését.
Anayasa Kongre'ye Birliğe yeni eyaletleri kabul etme yetkisi tanımıştır.A Kongresszusnak áll jogában új államok belépését jóváhagyni az unióba.
Hiç kimsenin kabul etmediği ses elenir.Szégyen lenne, ha senki se lenne hajlandó vele menni.
İlk kurulduğu zamanlarda üniversite sadece Protestan öğrenci kabul etmekteydi.Alapítása óta az egyetem kizárólag férfi hallgatókat fogadott.
Fransız kolonilerine yeni anayasayı kabul etmek ile hemen bağımsız olmak arasında bir seçim sunuldu.A francia gyarmatok választhattak az új alkotmány elfogadása és az azonnali függetlenség között.
Buna rağmen Britney, hakların %50'sini devretmeyi kabul etmedi.Riley azt mondta, hogy nem kapta meg az ígért 25%-os részesedést a jogdíjakból.
Bunu İmparator V. Karl kabul etmedi.V. Ferenc herceg ezt nem tűrhette el.
Ama bunu kabul etmek istemez.Igaz, ezt még magának sem akarja bevallani.
Bununla birlikte devrim döneminin kimi kazanımlarını da kabul etmek zorunda kaldı.Ezen kívül megígérte, hogy a forradalom vívmányait megtartja.
Fakat bunu İngilizler kabul etmedi.Az angolok azonban ebbe nem nyugodtak bele.
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Ő nem ellenezte a gyereket.