kabul etme ile cümle
kabul etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat Watson babasını kabul etmedi.John gelooft zijn vader niet.
Ama Valide Sultan onun tavsiyesini kabul etmedi.De sultan was evenwel niet van plan om toe te geven.
Hiç kimsenin kabul etmediği ses elenir.Degene die niets heeft toegevoegd wordt vergeten.
Kanada, Irak ve İran HMÖ'yü terörist örgüt olarak kabul etmektedir.Canada en Israël als een terroristische organisatie gezien.
Komünist rejim, AIDS sorununun varlığını kabul etmedi.De PvdA kon zich niet vinden in de aanpak van de werkloosheidsbestrijding.
Araştırmacılar mantraların MÖ 1000'li yıllardan daha eski olduğunu kabul etmektedirler.Sommige historici beweren dat de bijeenkomsten meer dan 1000 jaar oud zijn.
Hitler bu planı kabul etmedi.Hitler wilde van deze plannen echter niets weten.
Ama sonradan onu kabul etmek zorunda kalır.Ze moeten hem later laten gaan.
22 Mart tarihinde, Litvanya ültimatom koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.22 maart Litouwen staat het Memelland af aan Duitsland.
Kartaca bu gayet sert koşulları kabul etmedi.Carthago kreeg vrede op vrij harde voorwaarden.
Fakat Telemann bu görevi kabul etmedi.Constance beantwoordde deze opdracht niet.
458'de olduğunu kabul etmektedirler.De onderscheiding werd 458 maal toegekend.
Bu akım Tony Cliff'in teorilerini kabul etmektedir.Hier confronteert Johnny Cliff met Nikki's theorie.
Fakat bu dergi de eseri kabul etmedi.Maar ook daar nam hij geen blad voor de mond.
Santorum bu teklifi kabul etmedi.Santorum ging daar niet op in.
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Hij vroeg hem of hij de baby niet van hem wilde overnemen.
Facebook, YouTube ve Google'ın aksine Twitter, ilgili içeriğin kaldırılması yönündeki talebi kabul etmedi.Ze had eerst bij YouTube en Google gevraagd om verwijdering van het filmpje.
Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...)Ik durfde niets te zeggen. (...)
6 Aralık 2012 - Google, Google Apps'in ücretsiz sürümünün artık yeni kullanıcı kabul etmediğini duyurdu.6 grudnia 2012 r. – Google ogłosił, że darmowa wersja Google Apps przestaje być dostępna dla nowych klientów.
Hitler bu planı kabul etmedi.Hitler zaaprobował taki plan.
Ancak Livorno yönetimi istifasını kabul etmedi.Zarząd Liverpoolu nie zgodził się na jego odejście.
Aristonikos, bu vasiyeti kabul etmedi ve kendini III. Eumenes adıyla Kral ilan etti.To niezadowolenie wykorzystał Aristonikos, który ogłosił się królem jako Eumenes III.
Şehir halkından 800 kişi müslüman olmayı kabul etmedikleri için idam edildi.Zamordowali 800 mieszkańców, którzy nie chcieli przejść na islam.
XVI. Louis bu talebi kabul etmek zorunda kaldı.Ludwik XIV miał się zgodzić na jej prośbę.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.Grecy nie przystali na te warunki.
Filozof olan Colline girer ve rehincinin bazı kitaplarını rehine almayı kabul etmediği için şikayete başlar.Colline, filozof, wchodzi cały trzęsący się i niezadowolony z niemożliwości oddania pod zastaw kilku książek.
Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...)Z tym absolutnie nie mogę się zgodzić. (...)
Ancak Melikşah onunda görüşmeyi kabul etmedi.Jednak Krogulec nie chciał się z nimi widzieć.
Kendini bir "kasıntı" olarak kabul etmektedir.Określa siebie jako bardzo „słodką”.
28 rakamı 28 günlük menstruasyon döngüsünün ortalama uzunluğu olduğunu kabul etmek için seçildi.Powszechnie uważa się, że średni cykl menstruacyjny trwa 28 dni.
Kartaca bu gayet sert koşulları kabul etmedi.Alfons nie przystał na tak surowe warunki.
İlk defa Fransa içinde verilen ödül, 2016'dan beri bütün dünyadan gelen adaylıkları kabul etmektedir.Po pierwszej edycji o zakresie stricte francuskim nagroda została rozszerzona na cały świat w 2016 r.
Fakat bu görevi kabul etmedi.Funkcji tej nie objął.
Şartsız bağışları kabul etmek.Darowiznę możemy przyjąć bez podatku.
En sık kullanılan sınıflandırma yöntemlerinden biri önişlemi ana ölçüt olarak kabul etmektedir.Najczęściej stosowany podział stosunków międzynarodowych przyjmuje za kryterium ich przedmiot.
Fakat bunu İngilizler kabul etmedi.Tego warunku Anglicy nie mogli przyjąć .
Ama Ptolemaios bunu kabul etmedi.Fantaghiro nie zamierza do tego dopuścić.
Ancak, Capoue transfer olmayı kabul etmedi.Rooney nie przyznawał się jednak do zdrady.
Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi.Jej ojciec odrzucił ofertę ślubu.
Uygulayıcılara riski kabul etme kararının hangi temellere dayanarak verildiği anlatılmalıdır.Użytkownicy sami wybierają cenę, jaką chcą otrzymać za ten przedmiot.
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Jednak ta nie rozpoznaje w nim swojego dziecka.
Ancak, Muhammed bu istekleri kabul etmedi.Muhammad niechętnie wysłuchał rozkazów.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.Nie otrzymano na to jednak zgody Niemców.
Brezilya, bunları kabul etmek zorunda kaldı.W tym wypadku Finlandia musiała czekać.
Günümüz tarihçilerinin çoğunluğu bu öneriyi kabul etmektedirler.Obecnie większość historyków odrzuca tę wersję wydarzeń.
Seydi Baba da, "Geldim ama beni huzuruna kabul etmedi" diye söylemiş.Jak powiedział: „Bóg dał mi pieniądze”, tak też nie zamierzał nikogo za to przepraszać.
Ama sonradan onu kabul etmek zorunda kalır.Wtedy przyznałem, że go znam.
29 Ağustos 2001 günü davanın ilk duruşmasında sanıklar suçlamaları kabul etmedi.Pierwszego dnia procesu, 11 stycznia 2001, nie przyznawała się do winy.
Jake Gyllenhaal'a Hardy'nin yerine Rick Flag rolü için teklif götürüldü fakat kabul etmedi.Jake Gyllenhaal fick då erbjudandet att ersätta Hardy som Flag, men tackade nej till rollen.
Fakat Watson babasını kabul etmedi.Endast Watson själv röstade emot.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.Något som skottarna aldrig kunde acceptera.
Ama Ptolemaios bunu kabul etmedi.Detta var vad Ptolemaios tillämpade.
30 Eylül'de Münih Antlaşmasını kabul etmek zorunda kalmıştır.Den 30 september 1938 var han tvungen att acceptera villkoren för Münchenavtalet.
2010'dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart'ı "Dünya Nevruz Bayramı" olarak kabul etmektedir.År 2010 erkände FN:s generalförsamling den 21 mars som "The International Day of Nouruz".
Bu talepleri 16. Louis kabul etmedi.16 avstår från att rösta.
Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...)Det fanns helt enkelt inga tecken på det (...)
Ancak bunu kabul etmediler.De accepterade fortfarande inte.
(Halk annesi de, bu Asiliğin Germiyan hakimiyetini kabul etmeden doğduğu görüşündedir.En ungersven förmanas av sin moder att han kan jaga andra djur, men skall låta hinden gå.
Nordik ülkelerde bulunan, tahminen 20 milyon insan İskandinav Dil(ler)ini anadil olarak kabul etmektedir.Ungefär 20 miljoner människor i Norden har ett skandinaviskt språk som modersmål.
Rodalinda bu teklifi kabul etmek zorunda kalmıştır.Rodolfo går med på förslaget.