Pencere Başlığı Kabuk Tarafından Ayarlansınシェルによってセットされたウィンドウのタイトル
Periyodik tablonun d-blok yaparken, aslında önceki kabuk dolgu.Cuando estés en el bloque d de la tabla periódica, estás realmente rellenado la capa anterior.
Periyodik tablonun d-blok yaparken, aslında önceki kabuk dolgu.Dan zou je 2s1 geschreven hebben. Je kan dit meerdere keren doen.
Periyodik tablonun d-blok yaparken, aslında önceki kabuk dolgu.주기율표에서 d 블럭을 언급할 때는 실제로 바로 앞의 껍질에 역방향으로 채운다는 것입니다.
Periyodik tablonun d-blok yaparken, aslında önceki kabuk dolgu.Wenn Sie im d-Block des Periodensystems sind, musst Du die vorherige Schale zuerst auffüllen.
Periyodik tablonun d-blok yaparken, aslında önceki kabuk dolgu.او عندما نكون في المقطع-d من الجدول الدوري، فاننا في الحقيقة نرجع لملئ الغلاف السابق
Plasma gereçlerini tek başına çalışabilen uygulamalar gibi yüklemek için kabuk.Linha de comandos usada para carregar o elemento do Plasma como uma aplicação autónoma.
Plasma gereçlerini tek başına çalışabilen uygulamalar gibi yüklemek için kabuk.Shell para cargar componentes Plasma como aplicaciones independientes.
Plasma gereçlerini tek başına çalışabilen uygulamalar gibi yüklemek için kabuk.Shell usata per caricare gli oggetti di Plasma come applicazioni a sé.
Plasma gereçlerini tek başına çalışabilen uygulamalar gibi yüklemek için kabuk.Shell utilisé pour charger des plasmoïdes en tant qu'applications indépendantes.
Plasma gereçlerini tek başına çalışabilen uygulamalar gibi yüklemek için kabuk.Skal använt för att ladda Plasma grafisk komponenter som fristående program.
Plasma gereçlerini tek başına çalışabilen uygulamalar gibi yüklemek için kabuk.Оболонка, призначена для завантаження віджетів Плазми як окремих програм.
Portakal yetiştiriyor ama uzağa gönderiyoruz çünkü kabukları soyamayacağımız kadar kalın,Wir bauen Orangen an und schicken sie fort, weil sie zu hart zum Schälen sind.
Portakal yetiştiriyor ama uzağa gönderiyoruz çünkü kabukları soyamayacağımız kadar kalın,אנחנו מגדלים תפוזים אבל מייצאים אותם כי קשה לנו מדי לקלף אותם;
Sadece kabuk karamelize olabiliyor.Alleen de korst kan karamelliseren.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor.Csak a héj tud karamellizálódni.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor.Hanya kerak yang terkaramelisasi.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor.Numai crusta se poate carameliza.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor.Nur die Kruste kann caramelisieren.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor. O kadar sıcaklaşan tek yer orası.Chỉ có vỏ bánh mới có thể caramen hóa, đó là nơi duy nhất hấp thụ đủ nhiệt.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor. O kadar sıcaklaşan tek yer orası.빵껍질만 캐러멀화되는데 그것은 그부분만 충분히 그렇게되는데 필요한 온도가 되기 때문입니다.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor. O kadar sıcaklaşan tek yer orası.Tylko wtedy skórka może się karmelizować - jest wystarczająco gorąco.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor. O kadar sıcaklaşan tek yer orası.רק הקרום יכול להישזף. רק הוא חם מספיק לכך.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor. O kadar sıcaklaşan tek yer orası.ووحدها القشرة التي تتلون
Sadece kabuk karamelize olabiliyor. O kadar sıcaklaşan tek yer orası.内部のタンパク質あるいはグルテンは
Sadece kabuk karamelize olabiliyor.Seule, la croûte caramélise.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor.Solo la crosta si può caramellare.
Sadece kabuk karamelize olabiliyor.Только корка может карамелизироваться.
Sadece kabuklarına bakarak,hangi kaplumbağanın hangi adadan geldiğini söyleyebileceğini iddia ediyorduA spus că poate şti de pe ce insulă vine o ţestoasă, doar după forma carapacei sale.
Sadece kabuklarına bakarak,hangi kaplumbağanın hangi adadan geldiğini söyleyebileceğini iddia ediyorduŽe dokáže poznat, z kterého ostrova želva pochází podle tvaru jejího krunýře.
Sadece kabuklarına bakarak,hangi kaplumbağanın hangi adadan geldiğini söyleyebileceğini iddia ediyorduΙσχυρίστηκε ότι ξεχώριζε από ποιο νησί προέρχονταν... ...μόνο από το σχήμα του καβουκιού τους.
Sadece kabuklarına bakarak,hangi kaplumbağanın hangi adadan geldiğini söyleyebileceğini iddia ediyorduПо их форме он мог с уверенностью сказать с какого именно острова была та или иная черепаха.
Sadece kabuklarına bakarak,hangi kaplumbağanın hangi adadan geldiğini söyleyebileceğini iddia ediyorduהוא טען שהוא יכול לומר מאיזה אי מגיע כל צב .רק לפי צורת שריונו
Sadece kabuklarına bakarak,hangi kaplumbağanın hangi adadan geldiğini söyleyebileceğini iddia ediyorduإدّعى بأنه يمكن أن يخبره من أي جزيرة التي السلحفاة جاءت منها فقط من شكل صدفتها
Sen ne düşünüyorsun Harry? Sert. Sert kabuk bulmak güçtür, sert kabul bulmak iyidir.Duh, es ist als ob du noch nie in einem Rap-O-Sphere gewesen wärst!
Sert kabuk bulmak güçtür, sert kabul bulmak iyidir.En god skal er sværd at finde og en hård skal er god at finde.
Sert kabuk bulmak güçtür, sert kabul bulmak iyidir.Kulit bagus susah untuk ditemukan, dan kulit keras baik untuk ditemukan.
Sert kabuk bulmak güçtür, sert kabul bulmak iyidir.Un buon guscio è difficile da trovare, e un guscio duro è bene trovare.
Sert. Sert kabuk bulmak güçtür, sert kabul bulmak iyidir.딱딱한거요. 좋은 토르티야는 찾기 어렵고 딱딱한 토르티야는찾는게 좋죠
Sert. Sert kabuk bulmak güçtür, sert kabul bulmak iyidir.صلبة .. المقذوفة جيدا من الصعب الحصول عليها , و ذات القشرة الصلبة جيدة
Sert. Sert kabuk bulmak güçtür, sert kabul bulmak iyidir.まあハリーったらお上手!
SHELL çevre değişkeni yok ve kabuk türü seçeneği verilmemişingen SHELL-miljøvariabel, og ingen shell-type spesifisert med flagg
Şimdi bir kabuk çizmeye çalışayım. -Låt mig se om jag kan rita ett drägligt skal innan--.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Acum, un milion de abalone fac în fiecare an această scoică.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Ahora bien, millones de abulones cada año hacen esta concha.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Des millions d'ormeaux chaque année font une coquille.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Évente, fülcsigák milliói készítenek ilyen házat.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Hàng triệu con bào ngư mỗi năm tạo nên cái vỏ này.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Jetzt machen jedes Jahr Millionen dieser Seeohren diese Muscheln.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.수백만의 전복들이 매년 이 껍데기를 만듭니다.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Milhões de haliotes produzem esta concha todos os anos.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Miliony ušní každý rok vytváří tyto lastury.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Miljoenen Abalones elk jaar opnieuw maken deze schelp.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Setiap tahunnya jutaan tiram membuat cangkang ini.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Varje år skapar miljoner havsöron sådana här snäckskal.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Więc, miliony tych stworzeń każdego roku tworzą takie muszle.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Τώρα, εκατομμύρια όστρακα κάθε χρόνο κάνουν αυτό το κοχύλι.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Каждый год из миллионов абалон составляются подобные ракушки.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Милиони морски охлюви всяка година правят тази черупка.
Şimdi, her yıl milyonlarca istiridye bu kabuktan yapıyor.Мільйони абалонів щороку будують цю мушлю.