Ana içeriğe geç
Sözlük

kabin ile cümle

kabin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.A pak si všimnou, že arašídy jsou v podavači a přeskočí tam a pomáhají si samy.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.A potom uvidia, že tam sú ďalšie arašidy tu na podávači, a povyskočia a dopomôžu si sami.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Après cela ils découvrent qu'il y en a encore sur la desserte alors ils sautent dessus et se servent.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Dann sehen sie, dass hier auf dem Futterbrett Erdnüsse liegen, hüpfen hoch und bedienen sich.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Dan zien ze dat er ook nog pinda's in de lade liggen, en springen ze omhoog om eraan te kunnen.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Ezután észreveszik, hogy vannak mogyorók az etető tálcán, felugranak és lakmároznak belőle.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.그 후에는 먹이 접시에 땅콩이 있는 것을 발견하고 뛰어 올라와 더 먹고
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Lalu mereka melihat ada kacang di dalam mesin penjual itu dan mereka melompat ke atas, mencoba mengambilnya.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Och då ser de att det ligger jordnötter här i matarfacket, och de hoppar upp och tar för sig.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Og så ser de at der er jordnødder her på foderbakken, og de hopper op og hjælper sig selv.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Potem widzą, że orzeszki leżą na tacce, podskakują i biorą je sobie.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Si atunci vad ca sunt alune aici, pe tava de alimentare, si sar si se servesc.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Và khi chúng thấy là có lạc ở trên khay này, chúng nhảy lên và tự phục vụ.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Y entonces vieron los maníes en el comedero y se subieron y se sirvieron.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.Και τότε βλέπουν ότι υπάρχουν φυστίκια εδώ πάνω στην ταΐστρα, και πηδούν εκεί και ικανοποιούνται.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.И ще видят, че има фъстъци и тук в таблата, скачат горе и си взимат.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.כשהם רואים שיש בוטנים על מגש ההאכלה הם מנתרים ומתכבדים.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.وثم يرون أن هناك فول سوداني هنا على علبة التغذية، ويقومون بمساعدة أنفسهم.
Sonrasında yem kabında fıstıklar bulunduğunu görüyorlar ve sıçrayıp yemeye başlıyorlar.飛び乗って食べるようになります 彼らが去ったら 更にコインとエサをばらまきます
Sonuç olarak kabın bu ucuna gelir su. -המים אינם נדחסים, על כן הם ידחפו כלפי מעלה בקצה הזה.
Sonuç olarak kabın bu ucuna gelir su. -الغير قابلة للإنضغاط فسوف تصعد الماء إلى أعلى من الجهة اﻷخرى حتى النهاية
Soruyu çözmeye başlamadan önce, bir kabın büyüklüğünün ne kadar olduğunu düşünelim. .문제를 풀기 전에 한 컵이 얼마 정도의 양인지 알아봅시다
Soruyu çözmeye başlamadan önce, bir kabın büyüklüğünün ne kadar olduğunu düşünelim. .Még a kérdés feltevése előtt gondolkozzunk el azon, hogy mekkora is egy nagy csésze.
Soruyu çözmeye başlamadan önce, bir kabın büyüklüğünün ne kadar olduğunu düşünelim. .Prima di riflettere sulla domanda, pensiamo a quanto è una tazza.
Soruyu çözmeye başlamadan önce, bir kabın büyüklüğünün ne kadar olduğunu düşünelim. .Zanim odpowiemy na to pytanie, zastanówmy się jak duża jest szklanka.
Soruyu çözmeye başlamadan önce, bir kabın büyüklüğünün ne kadar olduğunu düşünelim. .Още преди да сме отправили този въпрос, нека просто да помислим , колко голяма е чашата.
Soruyu çözmeye başlamadan önce, bir kabın büyüklüğünün ne kadar olduğunu düşünelim. .اذاً قبل ان نعين السؤال، دعونا نفكر في حجم الكوب
Tavanın alanı muhtemelen kabın tabanıyla aynıdır.이 피스톤의 면적은 용기의 밑넓이와 같습니다
Tavanın alanı muhtemelen kabın tabanıyla aynıdır.Pravděpodobně stejnou plochu, jako má dno nádoby.
Tavanın alanı muhtemelen kabın tabanıyla aynıdır.והוא שווה, קרוב לוודאי, לשטח של הבסיס של המיכל.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.'Cabin restaurants' zoals ze in het beroep bekend staan, zijn plaatsen voor gedwongen prostitutie.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Die sogenannten ›Kabinenrestaurants‹ sind Orte der Zwangsprostitution.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Ezek a szeparék, ahogyan a kereskedelemben nevezik, a kényszerprostitúció színhelyei.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.I ristoranti di Cabin, così come si conoscono sul mercato, sono luoghi di prostituzione obbligata.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Kabine restauranter, som de kaldes i faget, er steder til tvungen prostitution.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Kabinové restaurace, jak jsou nazývané ve své branži, jsou místa pro nucenou prostituci.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Kabinske restavracije, kot jim pravijo v branži, so kraji prisilne prostitucije.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.매춘부로 인식되고 있고, 칸막이가 된 음식점들은 강요된 매춘의 현장인 것이죠.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Les "restaurants cabanes", comme on les appelle dans ce commerce, sont des lieux de prostitution forcée.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Những nhà hàng phân buồng, như được biết đến trong ngành, là những địa điểm của nạn mại dâm cưỡng ép .
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Os restaurantes-cabine, como são conhecidos no mercado, são locais de prostituição forçada.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Restaurante-cabina, como se conoce en el oficio, son locales para la prostitución forzada.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Restaurantele cabină, cum se numesc în afacere, sunt locuri pentru prostituția forțată.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Tego typu restauracje są dobrze znane jako miejsca przymusowej prostytucji.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Τα εστιατόρια καμπίνες, όπως είναι γνωστά στο επάγγελμα, αποτελούν χώρους υποχρεωτικής πορνείας.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.В так называемых ресторанах с кабинками процветает проституция.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Ресторани з кабінками, як їх називають у торгівлі, є центрами примусової проституції.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Ресторантите - кабини, както са известни в търговията, са места за насилствена проституция.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları."מסעדות התאים", כפי שהן מוכרות בתעשייה, הן עסקי זנות בכפייה.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.مطاعم المقصورة، كما تُعرف في هذه التجارة، هي أماكن للبغاء القسري.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.強制売春の温床です それぞれに小さな個室があり 奴隷の身の女性は
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Én vagyok minden türelmetlenség, hogy elment. " Mi kell egy taxit. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Eu sou tudo impaciência ter ido embora. " Devemos ter um táxi ".
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Ich bin ungeduldig, weg zu sein. " Wir müssen ein Taxi haben. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Ik ben al ongeduld om weg zijn. " We moeten een taxi hebben. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Jag är helt otålighet att vara borta. " Vi måste ha en taxi. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Jaz sem vse nestrpnost, ki se ni več. " Moramo imeti taksi. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Jeg går helt utålmodighed efter at være væk. " Vi skal have en taxa. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Jestem wszystkim niecierpliwość nie będzie. " Musimy mieć kabiny. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Je suis tout à l'impatience d'être parti. " Nous devons avoir un taxi. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod