Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Jsem zcela netrpělivost, že je pryč. " Musíme mít kabinu. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "난 참을성이 없어 지길입니다. "우리는 택시를해야한다 "고 말했다.
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Olen kaikki kärsimättömyys olla poissa. " Meillä täytyy olla ohjaamo. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Saya tidak sabar semua hilang "." Kita harus memiliki taksi. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Som úplne netrpezlivosť, že je preč. " Musíme mať kabínu. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Sono impaziente di essere andato "." Dobbiamo avere un taxi. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Sunt toate nerăbdarea de a fi plecat. " Trebuie sa avem un taxi. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Tôi thiếu kiên nhẫn của tất cả để được đi "." Chúng ta phải có một chiếc taxi. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Yo soy todo impaciencia que se ha ido. " Tenemos que tener un taxi. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Είμαι όλα τα ανυπομονησία να φύγει. " Πρέπει να έχουμε ένα ταξί. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Аз съм всички нетърпение да се отиде. "Ние трябва да имаме кабината."
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Я весь нетерпение уйти. " Мы должны иметь кабину. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "Я весь нетерпіння піти. " Ми повинні мати кабіну. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "אני כל סבלנות להיות נעלם. " אנחנו חייבים מונית. "
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. "أنا ذهبت إلى أن جميع نفاد الصبر. " نحن يجب أن سيارة أجرة ".
Tüm sabırsızlık gitmiş olacak. " Biz bir kabin gerekir. ""いいえ、私のブロアムが待っている。"
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Als ik naar de wc ging draaide ik mijn schoenen om in het hokje zodat het eruitzag alsof ik staand plaste.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Amikor elmentem vécére, megfordítottam a cipőimet a fülkében, hogy úgy nézzen ki, mintha állva pisilnék.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Auf der Toilette drehte ich in der Kabine meine Schuhe um, damit es so aussah, als pinkle ich im Stehen.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Când mergeam la baie, îmi întorceam pantofii ca să pară că mă ușuram stând în picioare.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Cuando iba a los servicios, dentro de los cubículos, giraba mis zapatos para que pareciera que orinaba de pie.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Když jsem šla na záchod, otočila jsem v kabince své boty tak, že to vypadalo, jako že čůrám vestoje.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Khi đi vào buồng vệ sinh, tôi thường xoay ngược giày lại để ở ngoài nhìn vào giống như là tôi đang tiểu đứng.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.화장실에 갈때면 전 서서 오줌누는 것처럼 보이기 위해 신발을 거꾸로 신곤 했습니다.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Ko sem šla na stranišče, sem čevlje obrnila naokrog, da bi bilo videti, kot da lulam stoje.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.När jag gick på toaletten brukade jag vända mina skor så det såg ut som att jag stod upp och kissade.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Når jeg gik på toilettet, ville jeg vende mine sko i båsen, så det lignede at jeg stod op og tissede.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.W kabinie WC odwracałam buty tak, żeby wyglądało, jakbym sikała na stojąco.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Όταν πήγαινα στην τουαλέτα, γύριζα τα παπούτσια μου ανάποδα για να φαίνεται σαν να κατουρούσα όρθια.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Заходя в туалетную кабинку, я разворачивала свою обувь, чтобы выглядело так, будто я писаю стоя.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Когато ходех до тоалетната си обръщах обувките наобратно в кабинката, за да изглежда все едно пишкам права.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.Коли я ходила в туалет, я розвертала взуття в кабінці так, щоб здавалося, ніби я пісяю стоячи.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.כשהייתי הולכת לשירותים, הייתי מסובבת את הנעליים בתא כדי שייראה כאילו אני משתינה בעמידה.
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.عندما كنت أذهب للمرحاض، كنت أضع حذائي مقلوبا للداخل في الحجرة حتى تبدوا كأني أتبول وأنا واقفة
Tuvalete gittiğimde ayakta işiyormuş gibi görünmek için kabinde ayakkabılarımı ters çevirirdim.立って使っているように見せました お泊り会では 女の子たちに
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.Als wir die Feder herauslösten und sie in eine Schale gaben, hatten wir eine Masse an blauen Zellen.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.Cuando disociamos la pluma y la pusimos en un plato, obtuvimos una masa de células azules.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.După ce am disociat pana şi am pus-o într-un vas, am obţinut o masă de celule albastre.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.E quando dissociámos a pena e a colocámos em cultura, obtivemos uma massa de células azuis.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.Gdy spreparowaliśmy pióro i położyliśmy na szkiełku, otrzymaliśmy masę niebieskich komórek.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.그래서 우리가 저 날개를 분해해서 접시위에 놓으면, 파란 세포 덩어리를 볼 수 있습니다.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.Per cui, quando dissociamo la piuma e la mettiamo su una piastra, abbiamo una massa di cellule blu.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.Toen we de veer losmaakten en in een schaal legden, kregen we een massa blauwe cellen.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.Όταν λοιπόν αποσπάσαμε το πούπουλο και το βάλαμε σε ένα τρυβλίο, πήραμε μια μάζα από μπλε κύτταρα.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.Когато разградихме перото и го сложихме в паничка, получихме купчина от сини клетки.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.Когда мы отделили пёрышко и положили его в ванночку, то синих клеток стало невероятно много.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.וכשהפרדנו את הנוצה ושמנו אותה בצלוחית, קיבלנו מסה של תאים כחולים.
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.لذا عندما فصلنا الريش ووضعناه في طبق، حصلنا على كمية من الخلايا الزرقاء
Tüyü ayrıştırıp bir petri kabına koyduğumuzda, bir mavi hücre yığını elde ederiz.青い細胞の塊になりました 成熟した鶏のなかで癌になるものが
Üstü açık dikdörtgenler prizması şeklinde bir saklama kabının hacmi 10 metreküp. -Một ô chứa hình hộp chữ nhật với một nắp được mở có thể tích là 10 mét khối
Üstü açık dikdörtgenler prizması şeklinde bir saklama kabının hacmi 10 metreküp. -Veamos.
Üstü açık dikdörtgenler prizması şeklinde bir saklama kabının hacmi 10 metreküp. -شاحنة نقل بضائع مستطيلة الشكل ولها فتحة في الاعلى يبلغ حجمها 10 متر مكعب
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Er steht neben einem mit einer schönen Decke geschmückten Tisch, und seine Hand ruht auf einem Weinkrug.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Stoi za stołem, który jest przykryty przepięknym kobiercem, a w ręku dzierży karafkę.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Stojí vedľa stola s nádherným kobercom a v ruke drží džbán vína.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Stojí vedle stolu, na kterém je krásný koberec a ruku má na džbánku s vínem.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Він стоїть коло столу з чудовою скатертиною і тримає кувшин з вином.
Ve bu hava araçlarındaki kabinler var.Dále máme letadlové kabiny.
Ve bu hava araçlarındaki kabinler var.Depois temos as cabinas dos aviões.
Ve bu hava araçlarındaki kabinler var.E poi abbiamo queste cabine d'aereo.