Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde, Ben su moleküllerinin bir grup var.Das hier ist mein Container und dadrin sind eine Ansammlung von Wassermolekülen.
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde, Ben su moleküllerinin bir grup var.Dit is dus mijn bak, en in die bak heb ik wat watermoleculen.
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde, Ben su moleküllerinin bir grup var.Låt oss säga att på insidan av behållaren, finns en massa vattenmolekyler.
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde, Ben su moleküllerinin bir grup var.Povedzme že v tomto našom priestore, je zopár molekúl vody.
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde, Ben su moleküllerinin bir grup var.Powiedzmy, że to jest naczynie, w którym znajdują się cząsteczki wody.
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde, Ben su moleküllerinin bir grup var.Да кажем, че това е моят контейнер и вътре имам куп водни молекули.
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde,Digamos que es mi recipiente y dentro de ese contenedor,
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde,그리고 그 용기 안에
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde,Mari kita mengatakan bahwa kontainer saya dan dalam wadah yang,
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde,Questo è il mio contenitore e all'interno
Diyelim ki bu benim konteyner ve o kabın içinde,水の分子が、あったとしよう。
Doğal olarak kabın belli bir basıncı var.A mám zde nějaký tlak.
Doğal olarak kabın belli bir basıncı var.피스톤에 이 돌들의 무게만큼 압력이 가해져서
Doğal olarak kabın belli bir basıncı var.ישנו לחץ מסוים.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Контейнер - це як власна машина.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric, anna ruumiisi minulle.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric, da' a me il tuo contenitore, il tuo corpo.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric, dame tu recipiente... tu cuerpo.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric, dá o teu contentor... dá-me o teu corpo.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric... Ge din behållare, din kropp till mig.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric ... Giv din beholder, din krop til mig.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edwardzie Elricu, oddaj mi swoje naczynie, swoje ciało.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Έντουαρντ Έλρικ, δώσε το σαρκίο... το σώμα σου, σε μένα.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Эдвард Элрик, дай свой сосуд... своё тело мне.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.כך שאם יש לי כלי-קיבול, זה כמו להיכנס למכונית שלי.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.لذا إذا كان لديك وعاء، يصبح الأمر كأنك تركب سيارتك.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.車を手にするようなものです 「これが私の車だ
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı Sadece birkaç üzücü kabinler ve otobüsler dolaştıTudod, én vagyok verések piros négyzet csendes volt csak néhány kár fülkék és buszok mozgatni
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı Sadece birkaç üzücü kabinler ve otobüsler dolaştıВи знаєте, я в побиття червоного квадрата було тихо лише кілька кабін жалю і автобуси переміщати
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı Sadece birkaç üzücü kabinler ve otobüsler dolaştıВы знаете, я в избиения красного квадрата было тихо лишь несколько кабин жалости и автобусы перемещать
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Así, si tenemos un contenedor es como entrar al coche.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Avere un contenitore è come salire in macchina.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Dacă ai un container, e ca și cum ai intra în mașina ta.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Donc si on a un récipient, c'est comme si on montait dans une voiture.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Een recipiënt hebben, is als in je auto stappen.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Ha van ilyen edényünk, az olyan, mint beülni az autóba.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Jeżeli mamy już nośnik, to jak wsiadanie do samochodu.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Jika Anda memiliki wadah, ini ibarat masuk ke dalam mobil Anda.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.그래서 용기가 있다면, 그건 차에 타는것과 같습니다
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Nếu bạn có một hộp đựng, nó giống như vào trong xe ô tô của bạn.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Portanto se temos um recipiente, é como entrar num carro.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Takže když máte obal, je to jako nastoupit do vašeho auta.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Wenn man einen Container hat, ist das, wie wenn man in sein Auto steigt.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Έτσι αν έχεις ένα φορέα, είναι σαν να μπαίνεις στο αυτοκίνητο σου.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Если есть контейнер, это как сесть в машину.
Eğer bir kabınız varsa, bunu arabaya binmeye benzetebiliriz.Значи ако имаш контейнер, е като да влезеш в колата си.
Eğer şarabınızın tamamını içip bitirirseniz, kabın dibindeki desen meydana çıkacak.Zdá se, že jak v něm ubývalo vína, začala se objevovat dekorace na dně.
Eğer şarabınızın tamamını içip bitirirseniz, kabın dibindeki desen meydana çıkacak.Мені здається, що коли допиваєш вино, то відкриваєш для себе прикрашене дно посудини.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,A riekol: Doneste mi novú šialku a dajte do nej soli. A doniesli mu.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,Daarop zei hij: "Breng mij een nieuwe schaal, gevuld met zout." Zij brachten hem het gevraagde.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,Da sagde han: "Hent mig en ny Skål og kom Salt deri!" Og de hentede den til ham.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,Da sa han: Hent mig en ny skål og legg salt i den! Så gjorde de det.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,Ed egli disse: «Prendetemi una pentola nuova e mettetevi del sale». Gliela portarono
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,E ele disse: Trazei-me um jarro novo, e ponde nele sal. E lho trouxeram.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,El a zis: ,,Aduceţi-mi un blid nou şi puneţi sare în el.`` Şi i-au adus.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,Entonces él dijo: --Traedme una vasija nueva y poned en ella sal. Se la trajeron
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,Er sprach: Bringet mir her eine neue Schale und tut Salz darein! Und sie brachten's ihm.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,És monda: Hozzatok nékem egy új csészét, és tegyetek sót belé. És elhozák néki.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,Han sade: »Hämten hit åt mig en ny skål och läggen salt däri.» Och de hämtade en åt honom.
Elişa, ‹‹Yeni bir kabın içine tuz koyup bana getirin›› dedi. Kap getirilince,Hän sanoi: "Tuokaa minulle uusi malja ja pankaa siihen suoloja". Ja he toivat sen hänelle.