12. kabin.Auto č 12.
12. kabin. Lütfen bagajları oynatmayın.Cuidado con el baúI, por favor. - ¿Qué pasa, un bajón?
12. kabin.Vagonul 12.
12. kabin.Wagen 12.
12. kabin.Wagen 12. Vorsicht mit dem Koffer, bitte.
12. kabin.Αμάξι 12.
12. kabin.Лъжички? Вагон 12.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ak vložíte rovnaké množstvo hanby do Petriho misky spolu s empatiou, neprežije.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Als je dezelfde hoeveelheid schaamte onder empathie bedelft, kan ze niet overleven.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Če bi sram prelili s sočutjem, ne bi mogel preživeti.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Dacă pui aceeaşi cantitate de ruşine într-un vas Petri şi o stropeşti cu empatie, nu poate supravieţui.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ha ugyanennyi szégyent egy másik petricsészében empátiával öntözgetünk, akkor azt nem éli túl.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Hvis du putter den samme mængde skam i en Petri skål og tilsætter empati, kan det ikke overleve.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Jos sekaan laittaa empatiaa, häpeä ei selviä.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.만약 배양 접시에 같은 양의 수치심을 넣고 공감 같은 양을 넣고, 공감으로 휘 섞으면 그것은 살아남을 수 없습니다.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ma la stessa quantità di vergogna in coltura, stemperata con dell'empatia, non riesce a sopravvivere.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Om man lägger skam i en petriskål och dränker den i empati, så kan den inte överleva.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Pokud dáte stejné množství studu na Petriho misku a zalejete ho pochopením, nepřežije.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Si se pone la misma cantidad de vergüenza en una placa de Petri y se rocía con empatía, no puede sobrevivir.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ten sam wstyd podlany empatią - nie przeżyje. Ten sam wstyd podlany empatią - nie przeżyje.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Wenn man dieselbe Menge Scham in die Schale gibt und sie mit Empathie versetzt, kann sie nicht überleben.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Αν βάλουμε στο πιατάκι την ντροπή και την εμβαπτίσουμε με ενσυναίσθηση, δεν θα επιβιώσει.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ако сложите същото количество срам в паничката на Петри и го полеете със съпричастност, той няма да оцелее.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Если вы поместите то же количество стыда в лабораторную посуду и добавите сочувствие, то стыд не выживет.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Якщо ви покладете ту ж саму кількість сорому в чашу Петрі і припорошите його співчуттям, він не виживе.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.אם תניחו אותה כמות בושה בצלוחית תרבית ותרוו אותה באמפתיה, היא לא תשרוד.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.إذا وضعت نفس الكمية من العار في صحن الإختبار مع جرعة من التعاطف، فإنه لايمكنها النمو.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.恥は増殖できず生き残れません 苦しんでいる時に最も強力な言葉は
Ana fikrimiz şu; ben pistonu itince kabın içindeki su yukarıya doğru ilerler çünkü su sıkıştırılamaz.הרעיון הכללי הוא שאני דוחף את המים האלה,
Ana fikrimiz şu; ben pistonu itince kabın içindeki su yukarıya doğru ilerler çünkü su sıkıştırılamaz.المفهوم العام هو عند الضغط على الماء
Antik Yunan Galerisine girdiğinizde karşınıza gelen heybetli bir kabın önünde duruyoruz.Stojíme před jednou z heroických váz, které jsou u vstupu do řecké galerie.
Antik Yunan Galerisine girdiğinizde karşınıza gelen heybetli bir kabın önünde duruyoruz.يقفان أمام إحدى المزهريات الملحميه وأنت تدخل في
Arka kabin panelleri yüklü köşeli ayraçlar makine ve soğutucu deposu taraftan kaldırınA hátsó oldalsó kamra panelek telepítve távolítsa el a szögletes oldalán a gép és a hűtőfolyadék tartály
Arka kabin panelleri yüklü köşeli ayraçlar makine ve soğutucu deposu taraftan kaldırın후면 인클로저의 패널 설치 기계와 냉각수 탱크 영역 측면에서 괄호를 제거
Arka kabin panelleri yüklü köşeli ayraçlar makine ve soğutucu deposu taraftan kaldırınTakapuolella kotelo paneelit asennettuna Poista hakaset puolella kone ja jäähdytysneste säiliö alue
Arka kabin panelleri yüklü köşeli ayraçlar makine ve soğutucu deposu taraftan kaldırınVới bảng bao vây phía sau bên cài đặt loại bỏ các dấu ngoặc từ bên của máy và khu vực hồ nước làm mát
Arka kabin panelleri yüklü köşeli ayraçlar makine ve soğutucu deposu taraftan kaldırınZadní strana skříň panely nainstalovány Odeberte závorky ze strany stroje a oblast nádrží chladicí
Arka kabin panelleri yüklü köşeli ayraçlar makine ve soğutucu deposu taraftan kaldırınZ tyłu obudowy paneli zainstalowany usunąć nawiasy z boku obszaru zbiornika płynu chłodzącego oraz maszyny
Arka kabin panelleri yüklü köşeli ayraçlar makine ve soğutucu deposu taraftan kaldırınС задней стороны корпуса панелей, установленных Удалите скобки из стороны машины и области бак СОЖ
Arka kabin panelleri yüklü köşeli ayraçlar makine ve soğutucu deposu taraftan kaldırınمع تثبيت لوحات الضميمة الجانب الخلفي إزالة الأقواس من جانب الجهاز ومنطقة خزان سائل التبريد
Arka kabin panelleri yüklü köşeli ayraçlar makine ve soğutucu deposu taraftan kaldırınクーラント タンク場、マシンの側からブラケットを取り外す 今すぐ私たちプロセスの平準化機で開始します。
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.Agora você entende, esperadamente, o que pressão quer dizer no contexto de um gás em um recipiente.
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.Ihr versteht jetzt hoffentlich, was Druck bedeutet im Zusammenhang mit einem Gasbehälter.
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.이제 여러분은 컨테이너에 담긴 기체에 대한 압력이 무엇인지 이해하고 있을 것입니다
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.Mam nadzieję, że teraz rozumiesz, czym jest ciśnienie w odniesieniu do gazu w naczyniu.
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.Nu forstår du, forhåbentlig, tryk betyder i forbindelse med en gas i en beholder.
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.Teď snad chápete, co znamená tlak, pokud mluvíme o plynu v nádobě.
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.Teraz, hádam, rozumiete, čo znamená tlak plynu v nádobe.
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.עכשיו שאתה מבין, אני מקווה, מה הכוונה של לחץ ביחס של גזים במיכל.
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.والآن اتمنى انكم فهمتم ما معنى الضغط عند وجود غاز في وعاء
Artık bir kabın içindeki gaz basıncının ne olduğunu biliyorsunuz.圧力の意味が理解できたと思います。 では、数式を与えます。
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.De fapt se pare că făceau referire la o cabană de munte.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.De hecho parecía que hacían alusión a una casa de montaña.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.En fait, on aurait pu croire que leur référence était un chalet suisse.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.Het zag eruit alsof het een namaak-berghut was.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.사실상, 이 놈이 탄생될 때에는 산속의 방갈로를 참고 했었었죠.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.Tatsächlich schien es, als hätten sie sich auf eine Berghütte bezogen.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.Trông có vẻ họ đã tham khảo mẫu của một chiếc cabin trên núi.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.W zasadzie wyglądały raczej jak wnętrze góralskiej chaty.
Aslında, onlar bunu bir dağ kabini olarak imal etmişlerdi.Всъщност изглеждаха като извадени от планинска хижа.