Atlanta'nın mevkinde Cherokee ve Creek kabilelerine ait halklar yaşamaktaydı.El lugar que ocupa hoy Atlanta era territorio cherokee y creek, hasta la deportación de estas tribus.
Her bir il 40 ilçeden oluşmakta olup, bu ilçelerin her biri bir kabile reisi tarafından yönetilmektedir.Hay doce de estas diócesis, cada una dirigida por un obispo.
Sarsina veya Sassina şehri adını Umbri kabilesinden almaktadır.Era llamada Lina o Sáshenka dentro del círculo de su familia.
Abdurrahman zaten yanında bulunan Berberi kabile mensuplarına bahşiş dağıtmıştı.En el este, eran siervos quienes estaban ligados predominantemente a parcelas de tierra.
Diğer birçok kabile de benzer biçimde bölünerek savaşta iki ayrı tarafta yer almışlardır.Dos más se construyeron y junto a los de prueba se exponen en distintos lugares.
Hofferson kabilesinden gelmektedir.Oreophryne jeffersoniana.
Jacob ve kabilesinde diğer kurt adamları James'in intikamını almak isteyen Victoria'yı yakalamaya çalışlar.Bella y Jacob se reconcilian, y ella ayuda a su manada de hombres lobo a cazar a Victoria.
Jül Sezarın bahsettiği 12 Helvetik kabileden biri burada olmalıdır.Se han localizado los cuatro vomitorios con los que contaba el teatro de Gades.
Rezervasyona en son kapatılan Lakota kabilesidir.El molino de Abajo fue el último en permanecer habitado.
Daha sonra 1900-1905 yılında Şamahı Kolani kabilelerin bir kısmı kışlaqlarını buraya saldı.1917: Y brotaron, entre las piedras, algunas flores...
Örneğin bozguna uğrattığı kabilelerden birinin 53,000 mensubunu hemen köle olarak satmıştır.Los demás, unos cincuenta y tres mil, fueron vendidos como esclavos.
1862'de de Tounens diğer kabileleri de ziyaret etmiştir.Nel 1862 De Tounens fece visita ad altre tribù.
Chickasaw Ulusu Amerika Birleşik Devletleri'de federal olarak tanınmış en büyük 13. kabiledir.La Nazione Chickasaw è la tredicesima più grande tribù degli Stati Uniti riconosciuta a livello federale.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Secondo la leggenda, quando Roi Mata conquistò la terra, il suo primo obiettivo fu quello di unire le tribù.
Birkaç Avar kabilesi ve onların Gepid kulları özellikle yüksek kayıplara maruz kaldı.Varie tribù avare e i loro sudditi Gepidi ne furono particolarmente colpiti.
Bunun üzerine Haccâc ve kabilesi Taif'i terk ederek Suriye'ye yerleşti.Si alleò con gli Uomini mercenari dell'Est (Rhûn) e del Sud (Harad).
Köye ilk yerleşen kabile tam olarak belli değildir.Quale sia stato il primo nucleo di abitazioni del paese non è facile dire.
Yakup'un 12 oğlunun soyundan gelenler On iki İsrail Kabilesi'ni oluşturmuşlardır.Dai dodici figli maschi di Giacobbe ebbero origine le dodici tribù di Israele.
Kabile şu anda Idaho'da bir rezervasyonda idare ve ikamet etmektedir.La nazione dei Nasi Forati attualmente abita e governa una riserva nell'Idaho .
Bu arada bütün Sahra kabileleri de kendisine bağlılık yemini etti.Nello stesso periodo gli uomini delle ville del contado giurarono fedeltà in sua presenza.
O dönemde modern Galler bölgesi pek çok kabileye bölünmüştü.Nell'epoca moderna i camerieri pontifici furono divisi in più categorie.
Yehudim) ismi başlangıçta Yehuda kabilesine atıfta bulunmak üzere kullanılmaktaydı.Inizialmente il brano si sarebbe dovuto intitolare Correrei.
Sonunda kabile kasaba ve askeri güçler teslim olmayı tercih ettiler.I soldati, alla fine, hanno deciso di consegnarsi alle forze dell'ordine.
Zulular genelde kabileler halinde yaşayagelmişlerdir.I cavalieri furono disposti, al solito, sulle ali.
Prenses Yue (Türkçe seslendiren Yonca Cevher Yenel) Kuzey Su Kabilesi'nin Şefi Arnook'un kızıdır.Principessa Yue: unica figlia di Arnook, capo della Tribù dell'Acqua del Nord.
Kabilenin Trakya’ya geliş tarihi kesin olarak bulunamamıştır.Non è invece sufficientemente chiara la struttura delle relazioni interne alla tribù.
Bu fetihler beklenmedik bir kolaylıkla kazanılsa da, 548'e kadar büyük yerel kabileler bastırılamadı.Il successo giunse con sorprendente facilità, ma solo nel 548 le principali tribù locali vennero sottomesse.
Kentin yerli halkı, Makonde kabilesidir.L'etnia di origine è la Makonde.
Kureyş'ten başka diğer kabileler isterlerse Müslümanların, isterlerse Kureyş'in koruması altına girebilecek.Quando gli altri Nodoss della Tribù d'Argento saranno in pericolo, voi li supporterete.
Örneğin yargıçlar, evliliğe ve boşanmaya ilişkin kabile örfleri uygularlar.A lui si rivolgono coloro che hanno problemi con la giustizia e del matrimonio.
Geğirik : Kabilenin demir dövenidir.(EN) Il ferro di cavallo come portafortuna.
Bu görüşte meleklerin cin adlı cenneti koruyan bir kabilesine mensup olduğu görüşü hakimdir.In esso egli è uno degli angeli che accolgono Ockeghem in cielo.
Takriben 53.000 kişilik Aduatuc'lar kabilesi mensupları Roma'lılar esir pazarlarında satıldılar.Circa 1000 Petilini furono riportati nella loro patria dai romani.
Bu yerleşimciler, üç kabile grubudur, Aioller, Dorlar ve İyonlar.Questi coloni provenivano da tre gruppi tribali: le Eolie, i Dori e gli Ioni.
Bunların en güçlü ve geniş olanı Housa-Fulani kabileleridir.I maschi più grandi e forti sono i più poligami.
Müreysi seferi Huzâa kabilesinden Müstalikoğulları sülalesine karşı düzenlenmişti.Divenne sua moglie con cui ebbe l'erede al trono (che morì in età giovane).
Bu kabilelerden birçoğu ortak bir dili ve kültürü paylaşıyorlardı.Questa gente parlava lingue diverse ma condividea molti aspetti di cultura.
Rusya'nın artık tek hedefi kalmıştı,o da henüz boyun eğmemiş olan Adıge kabileleri idi.4) Era un altro russo che non compare nei documenti giunti fino ad oggi.
KÇÖ 4.000: Kobol'da 13. Kabile ortaya çıktı.1433: il numero era salito a 30 cavalieri.
İlk olarak Asurlular, Muşkilerin (Moshiler ya da Meshiler) kabile birliğini yenilgiye uğrattılar.I primi ascoltatori ne furono sorpresi, e si divisero.
Taboo, Meksika asıllı olup Shoshone kabilesindendir.Quibdó è un comune della Colombia, capoluogo del dipartimento di Chocó.
Bu kabilede kimin yaşayıp kimin yaşamayacağına o karar verir.В этой колонии он распоряжается жизнью и смертью.
Bugün ABD'de hükümet tarafından resmen tanınan 554 Kızılderili kabilesi vardır.Ныне в США насчитываются 565 индейских племен, официально признанных федеральными властями.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Согласно легенде, когда Рой Мата завоевал эти землю, его первой целью было объединить местные племена.
Güney su Kabilesinde doğmuştur.Родилась в Южном племени воды.
Korra, Güney Su Kabilesi'ndendir.Маг воды из Южного Племени.
Babalarının ölümünün ardından Kuzey Su Kabilesi'ni yönetirler.После его смерти стали вождями Северного Племени Воды.
Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi.В последующем, они поочередно получили отказы от каждого из них.
"Bu ayırıma Kuki-Mizo kabileleri arasındaki çekişme de etken oldu.Между ними вспыхнула ссора из-за окуней (ahven).
Bu sırada yerel kabileler ayaklanmıştır.Неожиданно местные племена восстали.
Yukiler, Kaliforniya'da bir Kızılderili kabilesi.Юки — индейское племя в Калифорнии.
Su Kabilesi: Su insanlarının ve bükücülerin yaşadığı yerdir.Болота являются местом обитания водоплавающих и пушных зверей.
Az sayıda yerli kabileler mevcuttur.Автохтонные индейские племена немногочисленны.
Biz onlara “Kızılderililer”, bazen de “Apaçiler” (normalde sadece bir kabilenin ismi) diyoruz.В историографии их обычно называют «союзами племён», иногда просто «племенами».
Chickasaw Ulusu Amerika Birleşik Devletleri'de federal olarak tanınmış en büyük 13. kabiledir.Нация чикасо в Оклахоме на сегодняшний день — тринадцатое по величине племя, признанное на федеральном уровне.
İlk zamanlarda Vizigot önderlerinin tüm kabileyi yönetecek merkezi iktidarları yoktu.В ранние времена вожди вестготов не обладали централизованной властью надо всем племенем.
Dünya dört ulusa ayrılmıştır: (Kuzey ve Güney) Su Kabilesi, Hava Tapınağı, Toprak Krallığı ve Ateş Ulusu.Человечество разделено на четыре нации: племя воды, Царство земли, народ огня и воздушных кочевников.
İshak (Somalice: Reer Sheik Isaxaaq, Arapça: إسحاق), Somalililerin ana kabilelerinden biridir.Reer Sheekh Isaxaaq) — один из сомалийских кланов.
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.Слушает он первого же, кто с доносом к нему является, и доносу верит .
Haram ayları kabileden kabileye küçük farklarla değişmekteydi.Им была установлена ежемесячная раздача милостыни бедным.