Ana içeriğe geç
Sözlük

kabile ile cümle

kabile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tarahumaralar'a. Öyle bir kabile ki değişmeden kalmış taş devrinden beri.Tarahumaranům -- kmenu, který zůstal nezměněný od doby kamenné.
Tarahumaralar'a. Öyle bir kabile ki değişmeden kalmış taş devrinden beri.Tarahumarernas en stam som har bestått oförändrade sedan stenåldern.
Tarahumaralar'a. Öyle bir kabile ki değişmeden kalmış taş devrinden beri.Тараумара - племенем, которое осталось неизменным с каменного века.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.Binnen deze stammen worden samenlevingen gebouwd, dit is waar belangrijke dingen gebeuren.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.C'est parmi ces tribus que les sociétés se construisent, que les choses importantes arrivent.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.É dentro destas tribos que se constroem as sociedades, que acontecem coisas importantes.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.Es dentro de éstas tribus que las sociedades son construidas, cosas importantes suceden.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.În interiorul acestor triburi societățile sunt construite, și lucrurile importante se întâmplă.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.Innerhalb dieser Stämme werden Gesellschaften gebaut, werden wichtige Dinge in Bewegung gesetzt.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.사회가 형성되고 중요한 일들이 벌어집니다.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.V těchto kmenech které společnost vytváří se dějí důležité věci.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.Μέσα σε αυτές τις φυλές χτίζονται κοινωνίες, και συμβαίνουν σημαντικά πράγματα.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.Внутри этих племен строятся общества, происходят важные вещи.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.Именно в тези племена се оформят обществата, и се случват важните неща.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.חברות שלמות נבנות ודברים חשובים קורים.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.تُبنى المجتمعات، وهي أشياء مهمة تحدث.
Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.大切なことが起こるのです そこで私たちは スーパーボウル・パーティの
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.라라미요새 조약은 땅을 양도하기 위해 최소한 부족 인구의 ¾ 을 요구했습니다.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.El tratado de Fort Laramie llama a por lo menos 3/4 partes de la tribu a renunciar a las tierras.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Fort Laramire-avtalet krävde att åtminstone tre fjärdedelar av stammen skrev under för att ge bort mark.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Het Fort-Laramieverdrag hield in dat ten minste driekwart van de stam moest ondertekenen om land te verkopen.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Hiệp ước Fort Laramie yêu cầu ít nhất ba phần tư dân làng phải bỏ đất của mình
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Il trattato di Fort Laramie richiedeva ad almeno ¾ della tribù di rinunciare alla terra.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.O tratado de Fort Laramie requeria que, pelo menos três quartos da tribo, assinasse a cedência de terras.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Perjanjian Fort Laramie menyerukan setidaknya tiga perempat dari suku itu untuk menyerahkan tanahnya.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Smlouva z Fort Laramie však stanovovala, že se pozemků musí vzdát minimálně tři čtvrtiny kmene.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Sporazum Fort Laramie je zahteval vsaj tri četrine plemena za odpis zemlje.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Traktat z Fort Laramie mówił, że co najmniej trzy czwarte plemienia musi zrzec się ziem.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Tratatul de la Fort Laramie presupunea ca cel puţin trei sferturi din trib să semneze renunţarea la pământ.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Η συνθήκη του Φορτ Λάραμι απαιτούσε την υπογραφή τουλάχιστον των τριών τετάρτων της φυλής για να εκχωρηθεί γη.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Договор Форта Ларами требовал, чтобы как минимум три четверти племени подписались для заключения сделки.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Договорът от Форт Ларами изисква най-малко три-четвърти от племето да преотстъпят земя.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.אמנת פורט לרמי דרשה שלפחות שלושה-רבעים מהשבט יסכימו לוותר על אדמתם.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.ووفقا لمادة لمعاهدة "حصن لارامي" على ثلاثة أرباع القبيلة التوقيع للبيع الأرض.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.署名が必要としています この条項が無視されたのは 明らかです
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.Au Transkei, j'ai été le témoin d'un rite de passage de l'adolescence, dans la tribu Xhosa.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.En Transkei, presencié un rito de pasaje a la mayoría de edad de la tribu Xhosa.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.In der Transkei wurde ich Zeuge eines Initiationsritus des Xhosa-Stammes.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.트란스카이 공화국에서 저는 호사족의 성인 의식을 보았습니다.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.La Transkei, am fost martorul unei maturizări în cadrul tribului Xhosa.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.Nel Transkei, ho osservato un rito di passaggio all'età adulta della tribù Xhosa.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.No Transkei, testemunhei um ritual de passagem a adulto, da tribo xhosa.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.Oto plemię Xhosa w Transkei i rytuał wejścia w wiek męski.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.Tienerjongens leefden geïsoleerd, hun lichamen met klei besmeurd.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.Transkei-ben a férfivá válási szertartás szemtanúja voltam a Xhosa törzsnél.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.Transkeissa olin todistamassa Xhosa-heimon poikien aikuistumisriittiä.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.В Транскее, я был свидетелем обряда посвящения в мужчины клана Хоста.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.В Транскей бях свидетел на обред по посвещаване в мъжество на човек от племето Ксхоса.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.בטרנסקיי נכחתי בטקס בגרות של שבט הקוסה.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.في ترانسكي، شهدت طقوس العبور إلى مرحلة الرجولة، لقبيلة الكسوزا.
Transkei'de, erkekliğe geçiş törenini izledim. Xhosa kabilesinin.十代の若者が一人で生活し、身体は白い粘土で覆われています
Ugandalı kabile reisinin sözünü bilirsiniz... <i>'Önce düşmanı avlayın, sonra kadınları'</i>Chassons d'abord l'ennemi, ensuite la femme.
Ugandalı kabile reisinin sözünü bilirsiniz... <i>'Önce düşmanı avlayın, sonra kadınları'</i>Poznate pregovor v Ugandi poglavarji ... "Hunt najprej sovražnika, nato ženska. "
Ugandalı kabile reisinin sözünü bilirsiniz... <i>'Önce düşmanı avlayın, sonra kadınları'</i>Sie kennen ja sicher die Redensart der Häuptlinge in Uganda. Jagt zuerst den Feind und dann die Frauen.
Ugandalı kabile reisinin sözünü bilirsiniz... <i>'Önce düşmanı avlayın, sonra kadınları'</i>Stii se spune de căpeteniile Ugandi ... "Hunt primul inamic, apoi femeia. "
Ugandalı kabile reisinin sözünü bilirsiniz... <i>'Önce düşmanı avlayın, sonra kadınları'</i>Természetesen, igen. Tudod, a mondás A Ugandi vezérek ... "Vadászat először ellenség, Ezután az asszony. "
Ugandalı kabile reisinin sözünü bilirsiniz... <i>'Önce düşmanı avlayın, sonra kadınları'</i>U kent het gezegde van de Ugandi opperhoofden ... "Hunt eerst de vijand, dan de vrouw. "
Ugandalı kabile reisinin sözünü bilirsiniz... <i>'Önce düşmanı avlayın, sonra kadınları'</i>Víte, co říkají náčelníci v Ugandě.. "Napřed ulov nepřítele, potom ženu. "
Ugandalı kabile reisinin sözünü bilirsiniz... <i>'Önce düşmanı avlayın, sonra kadınları'</i>Вие знаете поговорката Ugandi вождове ... "Хънт първо враг, Тогава жената. "
Ugandalı kabile reisinin sözünü bilirsiniz... <i>'Önce düşmanı avlayın, sonra kadınları'</i>وعندها فقط أن يتمرد الرجل. فإنه لا يبدو قليلا مثل الكوكتيلات قبل وجبة الفطور.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod