Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.יצרנו אתכם, כתוב בקוראן, כשבטים וכעמים, כך שתכירו זה את זה.
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.وكما ذكر في القرآن: "إنا خلقناكم شعوبا وقبائل لتعارفوا".
Kur'an diyor: biz sizleri kabileler ve uluslar halinde yarattık, ki birbirinizi tanıyasınız.しかし こうした普遍的な働きかけもまた 暴走する欲のために-
Long Island'ın güneydoğu ucunda bulunan küçük bir balıkçı kabilesiyiz. Henüz küçük bir kızken,We zijn een kleine vissersstam op de zuidoostelijke rand van Long Island nabij Southampton in New York.
Long Island'ın güneydoğu ucunda bulunan küçük bir balıkçı kabilesiyiz.롱아일랜드 동남쪽 끝에 위치한 작은 해안가에 살며 낚시를 하는 부족입니다.
Long Island'ın güneydoğu ucunda bulunan küçük bir balıkçı kabilesiyiz.lângă oraşul Southampton, în statul New York.
Long Island'ın güneydoğu ucunda bulunan küçük bir balıkçı kabilesiyiz.Long Island dél-keleti csúcsánál, közel Southampton városához, New York államban.
Long Island'ın güneydoğu ucunda bulunan küçük bir balıkçı kabilesiyiz.הממוקם בקצה הדרום מזרחי של לונג איילנד ליד סאות'המפטון בניו יורק.
Long Island'ın güneydoğu ucunda bulunan küçük bir balıkçı kabilesiyiz.تحتل الحد الجنوبي الشرقي لـ لونج أيلاند قريبا من مدينة ساوثامتون في نيويورك.
Long Island'ın güneydoğu ucunda bulunan küçük bir balıkçı kabilesiyiz.ニューヨーク州 サウサンプトンの近くです 私がまだ 小さな女の子だった頃
Long Island'ın güneydoğu ucunda bulunan küçük bir balıkçı kabilesiyiz.就近紐約南安普敦、長島嘅東南部
Meksika'daki Bakır Kanyonlar'da bulunabilir. Orada, uzak bir kabile,la respuesta en las Barrancas del Cobre en México, donde vive una tribu solitaria,
Meksika'daki Bakır Kanyonlar'da bulunabilir. Orada, uzak bir kabile,leży w Miedzianym Kanionie w Meksyku, gdzie żyje pustelnicze plemię
Meraklılar. Kabilelerindeki insanları merak ediyorlar.Ciekawią się, interesują ludźmi ze swego plemienia.
Meraklılar. Kabilelerindeki insanları merak ediyorlar. Dışardakileri merak ediyorlar.Έχουν περιέργεια για τους ανθρώπους της φυλής, περιέργεια για τους απέξω.
Meraklılar. Kabilelerindeki insanları merak ediyorlar.Eles têm curiosidade quanto às pessoas que formam a tribo.
Meraklılar. Kabilelerindeki insanları merak ediyorlar.이들은 호기심이 있습니다. 부족에 속한 사람들에 대한 호기심이죠.
Meraklılar. Kabilelerindeki insanları merak ediyorlar.הם סקרנים. סקרנים לגבי אנשים בשבט.
Meraklılar. Kabilelerindeki insanları merak ediyorlar.لديهم اهتمام وفضول بالاشخاص في قبيلتهم
Meraklılar. Kabilelerindeki insanları merak ediyorlar.外部者への好奇心です 彼らは尋ねます
Milliyetçi olursun. Kabileci olursun, izole bir halde yaşarsın. Dünyayla bir ilişkin olmaz.Ще бъдете националисти, ще се делите на племена, ще сте отделени, изолирани и няма да имате връзка със света.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Așa cum peștii înoată și păsările zboară, oamenii formează triburi.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Así como el pez nada y las aves vuelan, la gente forma tribus. Es lo que hacemos.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Comme les poissons nagent et les oiseaux volent, les Hommes forment des tribus.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Cosi' come i pesci nuotano e gli uccelli volano, gli uomini formano tribu'.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Jak ryby pływają, a ptaki latają, ludzie tworzą plemiona.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.물고기가 헤엄치고 새가 나는 것처럼 사람은 부족을 이룹니다. 그게 우리가 하는 겁니다.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Net zoals vissen zwemmen en vogels vliegen, vormen mensen stammen. Dat is gewoon wat we doen.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.So wie ein Fisch schwimmt und ein Vogel fliegt, bilden Menschen Stämme. Das ist es, was wir tun.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Stejně jako ryby plavou a ptáci létají, lidé tvoří kmeny. Prostě to děláme.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Tal como os peixes nadam e as aves voam, as pessoas formam tribos.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur. Yapımızda var.Giống như cá thì bơi và chim thì bay, con người hình thành nên các bộ lạc.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Όπως τα ψάρια κολυμπούν και τα πουλιά πετούν, έτσι οι άνθρωποι δημιουργούν φυλές.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Также просто как рыбы плавают и птицы летают люди формируют племена. Это то, что мы делаем.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Точно както рибите плуват и птиците летят, хората образуват племена.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.בדיוק כפי שדגים שוחים וציפורים עפות. אנשים יוצרים שבטים. זה פשוט מה שאנחנו עושים.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.تماماً مثل السمكة تعوم، والطائر يطير، يشكّل الناس قبائل. أننا نفعل ذلك بالضبط.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.集団を形成するようにできているのです さて 困ったことに
Newar Sakya kabilesi tarafından seçilen Kathmandu'nun Kumarisi aralarındaki en etkileyici olandır.A Kumari de Katmandu, escolhida no clã Newar Shakya, é a mais influente de todas.
Newar Sakya kabilesi tarafından seçilen Kathmandu'nun Kumarisi aralarındaki en etkileyici olandır.La Kumari de Kathmandou, choisi au sein du clan Newar Shakya, est la plus influente de toutes.
Newar Sakya kabilesi tarafından seçilen Kathmandu'nun Kumarisi aralarındaki en etkileyici olandır.La Kumari de Katmandú, elegida del clan Shakya de Newa, es la más influyente de todas.
Newar Sakya kabilesi tarafından seçilen Kathmandu'nun Kumarisi aralarındaki en etkileyici olandır.La Kumari di Kathmandu, scelta tra i membri del clan Newar Shakya, è la più influente di tutte.
Newar Sakya kabilesi tarafından seçilen Kathmandu'nun Kumarisi aralarındaki en etkileyici olandır.Η Κουμάρι του Κατμαντού, που επιλέχθηκε από τη φυλή Newar Shakya, είναι η πιο σημαντική από όλες.
Newar Sakya kabilesi tarafından seçilen Kathmandu'nun Kumarisi aralarındaki en etkileyici olandır.Из смертных в богини.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Cô bé thuộc một bộ tộc sống gần người Huaorani.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Dia -- adalah suku tetangga Hoaorani.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Egy a huaoranival szomszédos törzs tagja.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.E' in una delle tribù che confinano con gli Huaorani.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Ella pertenece a una tribu vecina de los huaorani.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Elle vient d'une tribu voisine des Huaorani.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Este dintr-un -- a -- trib invecinat cu Huaorani.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Je ze kmene, který sousedí s Huaorany.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Należy do plemienia sąsiadującego z Huaorani.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Sie gehört zu einem Nachbarstamm der Huaorani.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Ze behoort tot een naburige stam.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Ανήκει σε μια γειτονική φυλή των Ουαοράνι.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Вона з сусідського до Гуаорані плем'я.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Она из племени, соседствующего с Гуарани.
O da Huaorani'ye komşu başka bir kabileden.Тя е от племе, съседно на Хуаорани.
Orada, uzak bir kabile,멕시코의 코퍼 협곡 아래서