Ana içeriğe geç
Sözlük

kabile ile cümle

kabile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Si mirásemos todas en África sin duda reconoceríamos bastantes más divisiones tribales, etc.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Si nous regardions toute l'Afrique nous pourrions certainement reconnaître bien plus de divisions tribal, etc.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.אם באמת היינו מסתכלים על אפריקה, כמעט בוודאות היינו מזהים עוד הרבה חלוקות שבטיות וכדומה.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.لو نظرنا إلي أفريقيا نستطيع أن نتأكد و نعرف أكثر , الإنقساملت القبلية و هكذا .
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.間違いなく もっと多くの 部族間の境界があるはずです ここではアフリカ第2の大国スーダンを見てみましょう
Ama önemli nokta şu. Eğer kabilenizdeki insanlara inanarak şöyle diyorsanız:Als je gelooft, en zegt tegen de mensen in je stam:
Ama önemli nokta şu. Eğer kabilenizdeki insanlara inanarak şöyle diyorsanız:Ce qui se passe, c'est que si vous pensez et dites aux gens de votre tribu, en substance
Ama önümüzdeki mesele şudur: Dahil olduğunuz kabilelerin etkileri ne kadar?Ale pytanie dnia brzmi: jaką siłę przebicia mają plemiona, które tworzycie?
Ama önümüzdeki mesele şudur: Dahil olduğunuz kabilelerin etkileri ne kadar?Maar dit is de hamvraag: wat voor impact hebben de stammen waar je in zit?
Ama önümüzdeki mesele şudur: Dahil olduğunuz kabilelerin etkileri ne kadar?Ma la vera domanda e' che tipo d'impatto hanno le tribu' a cui appartenete?
Ama sadece iş mi? Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.Chính trong phạm vi những bộ lạc này mà xã hội được xây dựng nên, và những sự kiện quan trọng xảy đến .
Ama sadece iş mi? Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.E' all'interno di queste tribu' che costruiamo la societa', dove succedono cose importanti.
Ama sadece iş mi? Toplumlar bu kabilelerde kurulur, önemli şeyler bu kabilelerde meydana gelir.To w obrębie plemion tworzą się społeczności i dzieją się ważne rzeczy.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.De plaatselijke stammen moesten constant verhuizen.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.É de uma tribo que é vizinha dos huaoranis.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.이 작은 아마존에 유출되었고 이에 이지역의 부족들은 끊임없이 움직여야 했습니다.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.lượng dầu tràn trong vụ tai nạn Exxon Valdez. Các bộ tộc trong khu vực này, do đó, phải di chuyển lập tức.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.דלף באותו אזור קטן של האמזונס, והשבטים באזור היו חייבים לזוז שוב ושוב.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.على هذه الارض الصغير من الغابة واضطرت القبائل هناك مرارا وتكرار ان تنتقل ..
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.ここの部族は 常に 移動しなければなりませんでした モイは
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Când ați ieșit în pauză, mulți dintre voi ați întâlnit membri ai tribului vostru. Și ați discutat cu ei.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Gironzolando durante la pausa molti di voi hanno incontrato membri della propria tribu'.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.쉬는 시간에 돌아다니면서 많은 분들이 자신이 속한 부족원들과 만나 이야기를 하지요.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Στη διάρκεια του διαλλείματος, πολλοί από σας βρεθήκατε με μέλη της φυλής σας.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Гуляя во время перерыва многие из вас встретили членов вашего племени. И вы говорили с ними.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Докато се разхождате през почивката много от вас са срещнали членове на вашето племе.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.בהפסקות, בזמן שהסתובבתם פגשתם חברים בשבט שלכם, ושוחחתם עמם.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.عند التجوال أثناء فترة الراحة العديد منك ألتقى بأعضاء من قبيلته. وكنتم تحادثونهم.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.自分の仲間に会って 言葉を交わしたことでしょう リーダーとして望ましい行動をしていた方も 大勢いました
Artık kabilemiz...Nu kan vår klan bli...
Artık kabilemiz...Nyt meidän klaanimme...
Artık kabilemiz...Nu bliver vores klan ...
Artık kabilemiz...Agora, o nosso clã vai ficar...
Artık kabilemiz...Ahora, nuestro clan será...
Artık kabilemiz...Ora il nostro clan potrà essere...
Artık kabilemiz...Teraz nasz klan będzie...
Artık kabilemiz...Τώρα η φυλή μας μπορεί να...
Artık kabilemiz...Теперь наш клан будет...
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Amikor már ugyanabban a törzsben voltak, belül tarthatták az együttműködés előnyeit.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Binnen dezelfde stam konden ze de voordelen van samenwerking delen.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Depois de formarem todos uma mesma tribo, podiam guardar lá dentro os benefícios da cooperação.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Jakmile byli v jednom kmeni, mohli výhody spolupráce udržet uvnitř.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Kiedy już stworzyli wspólnotę plemienną, mogli czerpać korzyści ze współpracy wewnątrz niej.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.그 사람들이 한 종족이 되자마자, 내부의 협동으로 인한 이익들을 내부에 가둬둘 수 있었습니다.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Một khi họ ở trong cùng một tộc người, họ có thể gìn giữ được những lợi ích của sự hợp tác trong bộ tộc đó.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Odată ce au ajuns toţi în acelaşi trib, puteau menţine în interior beneficiile cooperării.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Sobald sie alle in einem selben Stamm waren, konnten sie die Vorteile der Kooperation für sich behalten.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Una vez estuvieron todos en la misma tribu, pudieron mantener los beneficios de la cooperación dentro de ella.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Από τη στιγμή που ήταν όλοι στην ίδια φυλή, μπορούσαν να κρατήσουν κλειδωμένα τα οφέλη της συνεργασίας.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Все они были членами одного племени и смогли сохранить свои достижения внутри общества.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Попаднали в едно и също племе, задържали ползите от съдействието вътре в него.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.מרגע שכולם היו באותו שבט, הם יכלו לשמור על היתרונות של שיתוף הפעולה בתוכו.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.وطالما أنهم في قبيلةٍ واحدة ، استفادوا من التعاون في مابينهم.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.内部に閉じ込められた協力の恩恵を維持することができました。 そして、彼らは強力な力を解き放ちました
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Daí ele ter simpatia pela sobrevivência do teu clã menor.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Det er måske derfor, han føler for din klans skæbne.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Det kanske är därför han känner för din klans öde.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Ehkä siksi häntä koskettaa sinun klaanisi kohtalo.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Forse è per questo che si identifica nella sopravvivenza della tua tribù.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Może dlatego nie jest mu obojętny los twojego mało znaczącego klanu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod