Burada insanlar 13 kabileden oluşuyordu.Tovrstni gradovi so bili grajeni v 13.
Sırplar ve Hırvatlar'ın dahil olduğu kabileler Herakleios döneminde Balkanlar'ın kuzeybatısına yerleştirildi.Plemena Srbov in Hrvatov so se kasneje med vladanjem cesarja Heraklija naselila na severozahodnem Balkanu.
Zengin sınıfların kabileleri yoksul sınıflara oranla daha az üyeye sahipti.Kazen je bila milejša za tiste, ki so dolgovali članu nižjega razreda.
Kervanlar Türk kabileleri için büyük gelir kaynağıydı.Polotok je imel pomembna nahajališča turkizov.
Menapiler, Roma öncesi dönemde ve Romalılar döneminde Kuzey Galyada yaşamış bir Belgic kabilesi.Atrebas), belgijsko pleme, ki je pred rimsko okupacijo prebivalo v Galiji in Veliki Britaniji.
Bu göçmen Arap kabileleri Arap Yarımadası'ndan gelmiş ve Ürdün topraklarına yerleşmişlerdir.Izhaja iz arabskih plemen, ki so se naselili v Zgornjem Egiptu.
Söz konusu bu ilçelerin her biri kendi içerisinde bir kabile reisi tarafından yönetilmektedir.Vsa Sirija je končno združena pod enotnim voditeljem.
Başlangıçta zaman kazanmak için Germen kabileleri satın almaya çalıştı.Iš pradžių jis manė papirkti germanų gentis, kad laimėtų laiko.
Bu 12 oğuldan doğan nesil 12 kabilelik İsrailoğullarını oluşturur.Biblijoje rašoma, kad 12 sūnų tapo 12-os Izraelio genčių pradininkais.
Taboo, Meksika asıllı olup Shoshone kabilesindendir.Taboo yra meksikiečių ir Shoshone (indėnų genties) palikuonis.
Yerel Yahudi kabileleri Banu Nadir, Banu Kureyza ve Banu Kaynuka idi.Kadangi kaime gyventa žydų šeimos, tai jame būta ir karčemos.
Kabile kanunları hala çok kuvvetli derecede kullanılmaktadır ve uygulanmaktadır.Šiandien konstitucinė priežiūra visuotinai pripažįstama ir būtina.
Kureyşan aşireti 7-8 kabileye ayrılmıştır.Jie buvo nevienodo dydžio, skiriami į 7-8 gentis.
Anglo-Sakson Kronolojisine göre Wessex, Cerdic ve oğlu Cynric adındaki kabile şefleri tarafından kurulmuştur.Pagal Anglosaksų kroniką, Veseksą įkūrė Kerdikas ir Kinrikas, Gewisse klano vadai.
Kalmuk kabileleri hala vadinin kuzey batısından sessizce gelir.Toliau Nemenčinės miškais teka į šiaurės vakarus giliu slėniu.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Pagal legendą, Roi Mata užkariavo šias žemes ir stengėsi suvienyti vietines gentis.
Ayrıca yerli kabilelere ait 5 kolej ve 4 özel okul bulunmaktadır.Yra 5 valstybiniai ir 4 privatūs universitetai.
Konuşan kabileler: Qaernermiut, (?)Hõimud: Qaernermiut, (?)
Kuveyt'teki Şimar (veya Şammar) Bedevi kabilesi %43 oranıyla Orta Doğu'da en yüksek frekansı göstermektedir.Suurim sagedus (43%) on Lähis-Idas Kuveidis Shimari beduiinide hõimus.
Konuşan kabileler: (?)Hõimud: (?)
Konuşan kabileler: Kanghiryuatjagmiut, Kanghirjuarmiut, (?)Hõimud: Kanghiryuatjagmiut, Kanghirjuarmiut, (?)
Árpád, tüm Macar vakanüvislere göre Macar kabilelerinin konfederasyonunun ilk başkanı olan Álmos'un oğludur.Árpád oli Álmose, keda mainitakse kõigis Ungari kroonikates madjarite hõimuliidu esimese juhina, poeg.
Bu kabilelerden birçoğu ortak bir dili ve kültürü paylaşıyorlardı.Ba hõimud erinesid üksteisest üsna palju nii keele kui kultuuri poolest.
Ondan öncesinde sadece kızılderili kabileler ve balıkçılar orada yaşıyordu.Enne seda valitsesid seal meresõitjatest indialased.
Kureyş'in Beni Sehm kabilesindendi.Zemgale läti kütipolgu komandöriks.
Konuşan kabileler: Kingarmiut ya da Sikosuilarmiut (İng.Hõimud: Kingarmiut või Sikosuilarmiut (ingl.
Yemaek kabilesi ilk olarak M.Ö 1. yüzyılda ortaya çıkmıştır.Uuspütagoorlus tekkis 1. sajandil e.m.a.
Yasa, kabilenin (consorteria) her üyesini diğer tüm üyeler için kefil olmasını zorunlu kılmaktaydı.Iga hõimu pealik pidi maksu oma hõimu liikmetelt sisse nõudma.
Venetler denizci bir kabile idi ve Morbihan Körfezi'nde bir yelkenli gemiler filosu işletmekte idiler.Üks kontoriüürnike oli laevapukseerimise ettevõte Moran.
Çok az sayıda teslim olabilen ve esir alınan kabile mensupları ise sonradan salıverilmişlerdir.Mõni tuhat vähem aktiivset kommunisti lasti vabaks.
İlkel kabilelerde aynı klanın üyeleri birbirleriyle evlenemez ve cinsel ilişkiye giremezdi.Klanni liikmed ei tohi omavahel abielluda.
Bu bölgelerde sürekli olarak birbiriyle savaşan kabileler yaşıyordu.Rahvas jagunes maakondadeks, mis omavahel pidevalt sõdisid.
Amucalar, zaman içinde çoğalıp kabile haline gelmişler ve güçlenmişlerdi.Ja siis hakkas metsaline väledalt liigutama ja sai tugevamaks ja muutus võimsamaks ja paljunes.
Her kabilenin kendi sinyal verme sistemi vardı.Igal hõimul oli ka oma põlvnemislugu.
Yönetime daha çok bu kabileler hakim oluyordu.Tema õukonnas domineerisid majordoomused.
Constantius, aynı kabileyi Vindonissa savaşı'nda (Windisch, İsviçre) bir kez daha yendi.Vindonissa lahing – Constantius võitis taas alemanne.
18 Ekim'de başka bir silahlı saldırı kabile reislerini öldürmeye çalıştı.El 18 de octubre, un nuevo ataque trató de asesinar a los dirigentes indígenas.
18 Ekim'de başka bir silahlı saldırı kabile reislerini öldürmeye çalıştı.Il 18 Ottobre, un nuovo attacco volto a uccidere i capi indigeni.
18 Ekim'de başka bir silahlı saldırı kabile reislerini öldürmeye çalıştı.Le 18 octobre, les chefs indigènes sont attaqués une nouvelle fois.
1994'te, Ruanda, Afrika'da büyük bir felaket oldu. İki kabile, Hutu ve Tutsi, birbirleriyle savaştılar.Bei dem großen Desaster 1994 in Ruanda, Afrika, bekämpften sich die Bevölkerungsgruppen der Hutu und Tutsi.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.A primeira regra: não há distinção de clãs ou divisões políticas na sociedade da Somália.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Az első: nincsenek törzsi és politikai megkülönböztetések a szomáli társadalomban.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Die erste Regel: es gibt keine Stammes- oder politischen Unterschiede in der somalischen Gesellschaft.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.La première règle : pas de distinction de clan et pas de division politique dans la société somalienne.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.La prima: niente distinzioni di clan né divisioni politiche nella società.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.La primera: no hay clanes con privilegios ni división política en la sociedad somalí.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Prima regulă: nu se face diferenţa între clanuri şi diviziunea politică în societatea somaleză.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Prvo pravilo: v somalski družbi ni razlik med klani in ni politične delitve.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Thứ nhất: không có dòng tộc được đối xử đặc biệt hay bè phái chính trị nào trong xã hội Somali cả.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Yang pertama: tidak ada pembedaan suku dan politik dalam masyarakat Somalia.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Πρώτος κανόνας: δεν υπάρχει καμιά ρατσιστική και πολιτική παράταξη στην κοινωνία της Σομαλίας.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Первое: в обществе Сомали нет деления по кланам или по политическим мотивам.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Перше правило: у сомалійській спільноті немає розрізнення за політичною ознакою чи клановою приналежністю.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.Първо правило: няма кланово разграничение и политическо разделение в сомалийското общество.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Als we kijken naar heel Afrika, kunnen we zeker veel meer tribale grenzen herkennen, enzovoort.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Dacă ne uităm la întreaga Africa am putea în mod sigur recunoaște mult mai multe diviziuni tribale, etc.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Ha egész Afrikát nézzük, biztosan sokkal többet fogadhatnánk el, törzsi felosztásokat és így tovább.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Jeśli przyjrzymy się Afryce, na pewno dostrzeżemy o wiele więcej podziałów plemiennych itp.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.아프리카 전역을 보면 부족간 분쟁이 훨씬 더 만연하다는 것을 알 수 있습니다.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Se osservassimo l'Africa per intero, troveremmo un quadro molto più ricco, con divisioni tribali e altro.