kabil ile cümle

kabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben buna kabileler fikri diyorum.أنا أسميها طريقة القبائل
Ben buna kabileler fikri diyorum.「部族」は非常に簡単なコンセプトで
Bence motifler toplumdaki kötü güçleri kökünden söküp atma kabiliyetine sahip.Et je pense vraiment que le motif a la capacité d'éradiquer quelques-unes des forces
Bence motifler toplumdaki kötü güçleri kökünden söküp atma kabiliyetine sahip.Ich glaube, dass Muster die Fähigkeit haben, einige der bösartigsten Kräfte der
Bence motifler toplumdaki kötü güçleri kökünden söküp atma kabiliyetine sahip.제 생각에 패턴은 사회의 정화의 가치를 가지고 있는것 같습니다. 사회의 나쁜 요소들도
Bence motifler toplumdaki kötü güçleri kökünden söküp atma kabiliyetine sahip.ואני כן חושב שלתבנית יש את היכולת לעקור מן השורש חלק מהכוחות המרושעים ביותר
Bence motifler toplumdaki kötü güçleri kökünden söküp atma kabiliyetine sahip.وأنا أيضاً أعتقد أن النمط لديه القدرة على محو أحد القوى الأكثر شراً
Bence motifler toplumdaki kötü güçleri kökünden söküp atma kabiliyetine sahip.パターンは 悪趣味なレストランといった 社会の悪の根源を
Bence o bizim için örnektir, bizim "kabile"nin lideridir.Je pense que c'est un leader, c'est le leader de notre tribu
Ben de diyorum ki; uçma kabiliyeti her insana doğuştan kısmen geliyor olabilir.Deci bănuiesc că și abilitatea de a zbura poate fi parțial înnăscută la fiecare om.
Ben de diyorum ki; uçma kabiliyeti her insana doğuştan kısmen geliyor olabilir.De la même façon, je pense que la capacité de voler peut être aussi partiellement innée chez tout être humain.
Ben de diyorum ki; uçma kabiliyeti her insana doğuştan kısmen geliyor olabilir.그래서 저 역시 비행 능력도 모든 개개인에게 일부는 선천적일지 모른다고 생각해요.
Ben de diyorum ki; uçma kabiliyeti her insana doğuştan kısmen geliyor olabilir.Podejrzewam, że zdolność do latania może być także częściowo wrodzona.
Ben de diyorum ki; uçma kabiliyeti her insana doğuştan kısmen geliyor olabilir.Por eso sospecho que la capacidad de volar también podría ser innata al ser humano.
Ben de diyorum ki; uçma kabiliyeti her insana doğuştan kısmen geliyor olabilir.כך גם, אני חושד כי היכולת לעוף עשויה גם היא להיות בחלקה מולדת בכל בן אדם.
Bilgi kabiliyetlerinin iyileştirilmesiFörbättring av informationsmöjligheter
Bilgi kabiliyetlerinin iyileştirilmesiForbedring af informationskapaciteterne
Bilgi kabiliyetlerinin iyileştirilmesiIzboljšanje informacijskih zmogljivosti
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.A kolibrik, ugyan nem hiperszonikusak, de rendkívül ügyesen manővereznek.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Como saben, los colibríes no son hipersónicos, pero si son maniobrables,
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.I colibrì, lo sappiamo, non sono ipersonici, ma sono maneggevoli.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.벌새는 물론 극초음속으로 날아갈 수 없지만 기동성은 매우 좋죠.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Kolibris fliegen nämlich nicht mit Überschall, aber sie sind manövrierfähig.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Kolibry nie są hipersoniczne, ale mają dużą zwrotność.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Les colibris voyez-vous, ne sont pas hypersoniques, mais ils sont maniables.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Os colibris não são hipersónicos, mas são manobráveis.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Păsările Colibri nu sunt hipersonice, dar sunt manevrabile.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Vy víte, že kolibříci nejsou hypersoničtí, ale umějí manévrovat.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Want kolibries zijn niet hypersonisch, maar ze zijn wendbaar.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Както виждате, колибритата не могат да летят със хиперзвукова скорост, но те могат да маневрират.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Колибри не летают с гиперзвуковой скоростью, но они потрясающе манёвренны.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.הקוליבריים לא היפר-סוניים, אבל הם עם יכולות תמרון.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.فكما تعلمون، الطائر الطنان هو ليس طائر فائق للصوت، لكنه طائر مناور
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.高い運動性を持っています 事実 ハチドリは後ろ向きに
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.많은 사람들이 영적인 부족, 교회 부족에 익숙합니다.
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.Le persone hanno sempre avuto una tribù spirituale, ecclesiastica, lavorativa, comunitaria.
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.שבט של העבודה,
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.كثير من الناس شكلوا قبائل روحية او قبائل دينية
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.職場の部族
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.Acum, de cele mai multe ori cozile limitează manevrabilitatea.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.Ahora bien, mayormente las colas limitan la maniobrabilidad
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.De fleste haler begrænser manøvrebarheden.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.Dunque la maggior parte delle code limita la manovrabilità.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.Im Allgemeinen schränken Schwänze die Wendigkeit ein.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.꼬리는 기동성을 좌우합니다.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.Mais la plupart du temps la queue diminue la manœuvrabilité.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.Staarten beperken meestal de wendbaarheid.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar. Tıpkı dinozor kılığındaki bu insanda olduğu gibi.Nào, trong phần lớn trường hợp cái đuôi làm giảm khả năng điều khiển như người ở trong bộ áo khủng long này.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar. Tıpkı dinozor kılığındaki bu insanda olduğu gibi.Ogony zmniejszają ruchliwość, jak u osoby w kostiumie dinozaura.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.Большинство хвостов ограничивают маневренность.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.Повечето опашки, лимитират маневреноста.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.בדרך כלל זנבות מגבילים את כושר התמרון.
Bir de, kuyruklar çoğu zaman manevra kabiliyetini kısıtlar.في الغالب يحد الذيل من القدرة على المناورة
Bireyi, kabilesel cemaatçilikten, ortaklaşacılıktan kurtarmıştır.집단의 집산주의를 일컫는 공산사회주의로부터 개인을 구원했습니다.
Bireyi, kabilesel cemaatçilikten, ortaklaşacılıktan kurtarmıştır.והצילה אותו מפני הקהילתיות והקולקטיביזם של השבט.
Bireyi, kabilesel cemaatçilikten, ortaklaşacılıktan kurtarmıştır.وانقذه من " ركب الجمع " الذي كان عنواناً لمفهوم القبيلة
Bireyi, kabilesel cemaatçilikten, ortaklaşacılıktan kurtarmıştır.脱却でした。 そこから沢山の着想を引き出すことができます。
Bir grup insanla, özellikle Huaorani'ye, gittiğim için oldukça endişeliydim, Huaorani kabilesinin tam içine.Ich hatte ein ungutes Gefühl, mit sovielen Leuten einen Stamm zu besuchen - und dann auch noch die Huaorani.
Bir grup insanla, özellikle Huaorani'ye, gittiğim için oldukça endişeliydim, Huaorani kabilesinin tam içine.Miałem sporo obaw jadąc tam z grupką ludzi, szczególnie do Huaorani, głeboko w plemię Huaorani.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Bạn biết ngay khi mình đụng phải một tên trong toán cướp.
İlgili Sayfalar