kabil ile cümle
kabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Du märker när du träffar någon i en stam.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Ihneď viete, keď sa s jedným v kmeni stretnete.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Je weet het als je iemand ontmoet die tot een clan behoort.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Kalian akan tahu jika bertemu seorang anggotanya
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.어떤 부족에 속한 사람을 만나면 바로 알아챌 수 있습니다.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Łatwo rozpoznać kogoś, kto przynależy do jakiegoś plemienia.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Man erkennt sich, wenn man jemand von einem Stamm begegnet.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Percebemos quando nos encontramos com alguém de uma tribo.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Poţi întotdeauna recunoaşte când te întâlneşti cu cineva aparţinând unui trib.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Poznáte to, když narazíte na někoho z klanu.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Quando ti imbatti nel membro di una tribù, lo capisci. E pare che siano le tribù,
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Quand vous rencontrez quelqu'un qui fait partie d'une tribu, ça se voit.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Rögtön kiderül, ha egy törzsbelivel találkozol.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Το καταλαβαίνεις όταν συναντάς κάποιον που ανήκει σε μια φυλή.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Ви завжди впізнаєте когось з цього племені.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Всегда понятно, когда вы сталкиваетесь с кем-то из племени.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.Познава се, когато срещнете някой, който принадлежи на племе.
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.ומסתבר שאלו שבטים,
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.يمكنك أن تقول اذا ذهبت الى أحد هذه الجماعات
Bir grup veya kabile üyesine rastladığınızda onları farkedersiniz.そして、わかったのは、
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.가장 먼저, 우리 모두는 부족을 형성합니다.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Po pierwsze: wszyscy tworzymy plemiona.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Primero que nada: todos formamos tribus, todos.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Primul: cu toții alcătuim triburi, cu toții.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Ten eerste: we vormen allemaal stammen, iedereen.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Tout d'abord: nous appartenons tous à des tribus.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Trước hết: tất cả chúng ta hình thành nên bộ lạc, tất cả chúng ta.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Πρώτα απ' όλα: όλοι δημιουργούμε φυλές, όλοι μας.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Во-первых: все мы формируем племена, буквально все.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Първо: ние всички образуваме племена.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.ראשית, כולנו יוצרים שבטים, כל אחד ואחת מאיתנו.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.أولاً: نحن نشكّل قبائل، جميعنا.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.ここでも集団の中にいます
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Du är kapabel av att orsaka en sån stor smärta hos någons hjärta, då ksn du vara kapabel åt det.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Du er i stand til at forårsage så stor en sum smerte til et menneskes hjerte, så være i stand til det..
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Esti capabil sa cauzezi atata durere inimii cuiva, atat de capabil sa cauzezi asta.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Jij bent in staat om iemand veel hartzeer te bezorgen, je bent zo bekwaam daarin.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Jsi schopný způsobit takovou spoustu bolesti něčímu srdci, takže jsi schopný způsobit i tamto.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Kau mampu membuat seseorang merasakan sakit hati yang mendalam, sangatlah berkemampuan untuk melakukannya.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.사람 마음에 그래 상처를 주니까 짧기 지나갈 일도 이래 커지는거 아이가!
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Nawet do tego.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Sei in grado di causare un così grande dolore nel cuore di qualcuno, così capace di causare questo
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Sinä olet saanut aikaan niin suuren tuskan jonkun sydämeen, joten olet saanut aikaan sen.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Si schopný spôsobiť niekomu takú bolesť v srdci, tak prečo by si nemohol spôsobiť...
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Te képes vagy hatalmas szívfájdalmat okozni, így erre is képes lehetsz.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Είσαι ικανός να προκαλέσεις τόσο μεγάλο πόνο στη καρδιά αλλού, τόσο ικανός να προκαλέσεις αυτό
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Если ты способен причинять такую боль чужому сердцу, то способен и на это.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Ти си способен да дадеш толкова голяма болка в сърцето на някой, затова способен си и на зем...
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.אתה מסוגל לגרום לכזאת כמו גדולה של כאב בלבו של מישהו,ולכן אתה גם מסוגל לגרום לזה
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.أنت قادر على أن تسبب الكثير من الألم لقلب الشخص ,قادر جداً على القيام بذلك
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.分かった! お金を出せばいいんだろ?
Bir iş kabilesi olmasına, veya cemaat kabilesine.직장동료 부족도 있고 지역사회 부족도 있죠.
Bir iş kabilesi olmasına, veya cemaat kabilesine.של הקהילה. אבל כעת, תודות לאינטרנט, ותודות להתפוצצות של המדיה להמונים,
Bir iş kabilesi olmasına, veya cemaat kabilesine.عندنا قبائل مكونه من عمال عندنا قبائل اجتماعية
Bir iş kabilesi olmasına, veya cemaat kabilesine.コミュニティの部族などに慣れ親しんでいます しかし現在、インターネットとマスメディアの爆発のおかげで
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Așa că cine este Dumnezeu, dacă nu marele păpușar sau protectorul tribal?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Čili kdo je Bůh, když ne velký loutkář, nebo ochránce kmene?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Dus wie is God, als hij niet de touwtjes in handen heeft, of zijn stam beschermt?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Entonces ¿quién es Dios, si no es el gran titiritero o protector de su tribu?
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?Kim więc jest Bóg, jeśli nie wielkim lalkarzem i nie obrońcą plemienia?