kabil ile cümle

kabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Một khi họ ở trong cùng một tộc người, họ có thể gìn giữ được những lợi ích của sự hợp tác trong bộ tộc đó.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Odată ce au ajuns toţi în acelaşi trib, puteau menţine în interior beneficiile cooperării.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Sobald sie alle in einem selben Stamm waren, konnten sie die Vorteile der Kooperation für sich behalten.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Una vez estuvieron todos en la misma tribu, pudieron mantener los beneficios de la cooperación dentro de ella.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Από τη στιγμή που ήταν όλοι στην ίδια φυλή, μπορούσαν να κρατήσουν κλειδωμένα τα οφέλη της συνεργασίας.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Все они были членами одного племени и смогли сохранить свои достижения внутри общества.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Попаднали в едно и също племе, задържали ползите от съдействието вътре в него.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.מרגע שכולם היו באותו שבט, הם יכלו לשמור על היתרונות של שיתוף הפעולה בתוכו.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.وطالما أنهم في قبيلةٍ واحدة ، استفادوا من التعاون في مابينهم.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.内部に閉じ込められた協力の恩恵を維持することができました。 そして、彼らは強力な力を解き放ちました
Ayrıca bir çoğunuz bilmeyebilir ama bunun hesaplama kabiliyeti bir masaüstü bilgisayardan çok farklı değil.물론, 모르실수도 있겠지만, 이런류의 컴퓨팅 능력은 일반 데스크탑 컴퓨터의 성능과
Ayrıca bir çoğunuz bilmeyebilir ama bunun hesaplama kabiliyeti bir masaüstü bilgisayardan çok farklı değil.בנוסף, עובדה שאולי לא ידעתם, היא שיכולת החישוב של הדבר הזה אינה שונה מאוד מיכולת החישוב
Ayrıca bir çoğunuz bilmeyebilir ama bunun hesaplama kabiliyeti bir masaüstü bilgisayardan çok farklı değil.أيضا ، الأمر الذي قد لا تعرفه، هو أن قدرة الحاسب لهذه المهمة لا تختلف كثيرا عن قدرة الحاسب
Ayrıca bir çoğunuz bilmeyebilir ama bunun hesaplama kabiliyeti bir masaüstü bilgisayardan çok farklı değil.携帯電話のもつ計算能力は あなたのデスクトップにあるやつと、さほど 変わりません
Bazen, bu metallere bükülüp, esnetilebilme kabiliyeti verir. .In der Tat, manchmal geben, die ein Metall hat, oder dass
Bazen, bu metallere bükülüp, esnetilebilme kabiliyeti verir. .사실 금속이
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.Algunos conjeturaran que el rol del juego en el reino animal es desarrollar habilidades y capacidades.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.Alguns conjeturam que o papel do jogo no reino animal é aperfeiçoar habilidades e desenvolver capacidades.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.En formodning om rollen af leg i dyreriget er at finpudse og udvikle evner.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.동물 세계에서의 "놀이"에 대해 어떤 분들은 기술을 연마하고 능력을 계발하는 데 이용된다고 추측하고
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.Man vermutet, dass Tiere spielen, um Geschicklichkeit und Fertigkeiten zu entwickeln.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.Nekateri domnevajo, da je vloga igre v živalskem kraljestvu, izboljšane spretnosti in razvijanje sposobnosti.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.Niektórzy sądzą, że rolą zwierzęcej zabawy jest doskonalenie umiejętności i zdolności.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.Unii consideră că rolul jocului în regnul animal este ascuțirea dibăciei și dezvoltarea calităților.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.Есть мнение, что в животном мире с помощью игры можно оттачивать мастерство и развивать свои способности.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.Някои скачат на заключението, че ролята на играта в животинското царство е да създава умения.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.Хтось здогадається, що роль гри в світі тварин полягає у відточенні навичок та розвитку здібностей.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.יש האומרים שתפקיד המשחק בממלכת החיות הוא להשחיז כישורים ולפתח יכולות.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.البعض يظن بأن دور اللعب في المملكة الحيوانية هو صقل المهارات وتنمية القدرات.
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.スキルや能力を磨く役割がある という説があります 集団を結び付ける 社会的役割がある
Bazılarınız hayvanlar aleminde oyunun rolü yetenek ve kabiliyetleri keskinleştirmektir diye bir çıkarım yapar.有人一口咬定話 「玩」嘅功能就係磨練 包括人在內嘅動物嘅技藝同埋能力
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Daí ele ter simpatia pela sobrevivência do teu clã menor.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Det er måske derfor, han føler for din klans skæbne.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Det kanske är därför han känner för din klans öde.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Ehkä siksi häntä koskettaa sinun klaanisi kohtalo.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Forse è per questo che si identifica nella sopravvivenza della tua tribù.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Może dlatego nie jest mu obojętny los twojego mało znaczącego klanu.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Tal vez por eso le importa la supervivencia de tu pequeño clan.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Γι' αυτό συμπονά την ασήμαντη φυλή σου.
Belki bu yüzden senin küçük kabilenin hayatta kalması onu duygulandırdı.Может, поэтому он сочувствует вашему клану в деле выживания.
Ben buna kabileler fikri diyorum.A törzsek elméletének nevezem.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Eu chamo-lhe a ideia das tribos. O que são as tribos?
Ben buna kabileler fikri diyorum.Eu o numesc ideea triburilor.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Ich nenne es die Idee der Stämme.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Ik noem dit de idee van de clans.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Jag kallar det för idén om stammar.
Ben buna kabileler fikri diyorum.J'appelle ça l'idée de tribus.
Ben buna kabileler fikri diyorum.저는 이걸 '부족' 아이디어라고 부릅니다.
Ben buna kabileler fikri diyorum.La chiamo l'idea di tribù.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Na przykład to, co nazywam ideą plemion.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Nazval som to koncept kmeňov.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Říkám jí myšlenka klanů.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Saya menyebutnya ide 'suku'.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Tôi gọi đó là ý tưởng về những bộ tộc.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Yo la llamo la idea de las tribus.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Το ονομάζω η ιδέα των φυλών.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Наричам я идеята за племената.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Я називаю це ідеєю племен.
Ben buna kabileler fikri diyorum.Я называю это идеей племен.
Ben buna kabileler fikri diyorum.שבטים הם מושג מאוד פשוט
İlgili Sayfalar