kabil ile cümle
kabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Özellikle kabileler ve avcılar için iyi bir köpektir.そのため番犬、護衛犬、猟犬に優れている。
Kabileler arasındaki çekişme günümüzde de sürmektedir.現在も氏族の間で勢力争いを繰り返している様子。
Onu kendi kabilelerinin üyelerine karşı yolsuzlukla suçladılar.自らの部族の悲願の為に暗躍している。
Böylece Bottiaean Kabilesi burada yok edilmiş oldu.これにより呂布の勢力は滅亡した。
Bu muhtemelen bir tuzaktı, fakat Jedilar kabiliyetlerinden ve yeteneklerinden hiç şüphe etmiyorlardı.難しい作詩技術の名手だったが、天才の力強さと官能は欠けていた。
Avcılık ve toplayıcılık yaparak kabile hayatı yaşıyorlar.そのため、狩猟や採集を主とする生活を送っていた。
Bunun üzerine Haccâc ve kabilesi Taif'i terk ederek Suriye'ye yerleşti.累進して駿府、堺の両町奉行を経て大坂東町奉行となった。
Beni Gifar kabilesindendi.ジース ギニュー特戦隊の一員。
Ondan öncesinde sadece kızılderili kabileler ve balıkçılar orada yaşıyordu.乗客は蝟島の住民や釣り客などであった。
Bu göç Sekuanlar kabilesi arazilerini taciz etmekte idi.開拓者たちも部族の領域に侵入していた。
Kabil'de arabasının yanında bir bomba patlatılmıştır.彼の車には爆弾が仕掛けられていた。
Opechancanough, Powhatan kabileleri tarafından konuşulan Algonquin Dilinde "Ruhu Beyaz Olan" demektir.オペチャンカナウという名前はポウハタン族が使うアルゴンキン語で「その心が白い者」を意味している。
Hofferson kabilesinden gelmektedir.コンギラト部族出身。
Sadece 4:4:4-kabiliyeti olan profillerce desteklenir.4:4:4のソース映像をすっきりとした画質のままエンコードできる。
Abdurrahman zaten yanında bulunan Berberi kabile mensuplarına bahşiş dağıtmıştı.しかしデュ・シャ山の峠にアロブロージュ族(en)が陣を構えていることが分かった。
(Darwin bu kabileleri "sefil ve rezil vahşiler" olarak tanımlıyordu.)バードはそのような開拓者を「野蛮人で破壊者」だと考えていた。
Powwows etkinliklerinin birçok kabile açısından dini önemi de bulunmaktadır.多くのパウワウは部族によって宗教的な意味合いもあった。
Mekke'nin en güçlü kabilesiydi.メカール軍最強の機体である。
Kabilenin bir önceki kralının reenkarnasyonudur.先代国王 魔法使い界の先代国王。
Çikasovlar Amerika Birleşik Devletleri'deki Kızılderili kabilelerinden biridir.ホピ族(Hopi)は、アメリカ・インディアンの部族のひとつ。
Kabiliyeti onu zirveye çıkardı.彼女は有能だったので第一人者になった。
İmtihanı geçebilmesi lazım, zira kabiliyeti var.彼はその試験に合格するはずだ、彼は優秀だから。
Şehre verilen takma ad ise Kabileler Şehri'dir (The City of the Tribes).天神町 (深谷市):位於埼玉縣深谷市。
Ayrıca diğer kabilelerin kadınlarını da köle yapmışlardır.他们还抓其他部落的女人来做自己的奴隶。
Rothstein'ın aksine Masseria eğitimsiz, öngörüşsüz ve sınırlı yönetim kabiliyetine sahip biriydi.與羅斯汀相反,馬塞里亞是一個沒有受過教育的男子,舉止態度糟糕,管理技能有限。
Chickasaw Ulusu Amerika Birleşik Devletleri'de federal olarak tanınmış en büyük 13. kabiledir.其自治團體奇克索國(Chickasaw Nation)是美國聯邦認可名單中排行第13大的部落。
Şablon motorunun kabiliyetlerlerini genişletebilmek için bir sistem.一个用于扩展模板引擎的能力的系统。
Görüntünün ne ifade ettiği ise insan aklının yorumlama kabiliyetine bağlıdır.然而,會出現甚麼樣的影像全由人類心靈解釋的能力來確定。
Ezandan sonra kabilenin bağlılık bildirmesi talebinde bulunun, zekatlarını alın.周還之後,權不遣子而設辭,帝乃久留其使。
Toprağın su tutma kabiliyetini ve havalanmasını arttırır.此外,她們善於駕馭水和飛行的能力。
Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi.之後每次升遷時,均被否決。
Kendisi öylesine bu kabiliyet yarışmasına katıldıysa'da bu onun kazanmasına sebep oldu.我很開心他完成了比賽,且是以他自己的方式,這是他應得的。
Birisi, şarkıların bit oranını 128 kbit / s AAC'ye düşürme kabiliyetiydi.其中一種是能夠降低音樂的位元率到128 kbit/s的AAC編碼。
Hıçkıdık : Kabilenin reisinin oğludur.庆节(?-?),姬姓,是公刘的儿子,周部落首领。
Zar suyu emer, yük tutma kabiliyetindeki artış ve kapasitans (direnç) ölçülür.晉之水軍,必至於此矣!宜畜眾力,待來一戰。
Bunun üzerine Haccâc ve kabilesi Taif'i terk ederek Suriye'ye yerleşti.西晉移濟南郡治於歷城縣,又省“東”字,改東平陵為平陵縣。
Yurtta Kabilli 20 yetim çocuk kalmaktadır.莱塔河畔布鲁克县辖有20个市镇。
RETScreen Suite, birlikte-üretim (birlikte ısı ve güç üretimi) ve bağımsız analiz kabiliyetlerini içerir.RETScreen Suite 含有热电联产和离线分析功能。
Duyma kabiliyetleri çok iyidir.感知能力不錯。
Çerokiler, Beş Uygarlaştırılmış Kabileden biridir.克里克族被认为是文明化五部族之一。
Julia Jones, Leah Clearwater: Kabilenin kurt kızı.Julia Jones 飾 Leah Clearwater。
Beş yaşındayken yetenekli bir şarkıcı olarak kabiliyetleri fark edilmeye başlandı.在5岁的时候,因为受到《美少女战士》动画乐曲的影响,立志成为歌手。
Tırnaklarını kedigiller gibi geriye çekebilme kabiliyetine sahip değillerdir.牠可能像貓科般能伸縮爪。
Ancak bu kabilelerin bölgedeki hükümranlığı uzun sürmemiştir.此郡太平天国控制時間不長。
Dönemsel olarak güçlü liderler ya da değişen koşullar birçok sayıda kabileyi tek güç altında toplayabilirdi.每过一段时期,由于强势领袖的出现,或者其他情况的变化,都会把各部落统一起来,並建立一个几乎难以阻挡的强权。
Bazı kabileler ise hala putperesttir.若干凤是鲜卑族。
Polyanlar iki farklı kabile için kullanılır: Polyanlar (doğu): Dinyeper Nehri boyunca yaşamış bir kabile.钱穆:「有一诸葛,已可使三国照耀后世,一如两汉。
Zulular genelde kabileler halinde yaşayagelmişlerdir.氏族一般作为部落的成员而存在。
Kabileler arasındaki çekişme günümüzde de sürmektedir.這一悲劇到現在為止在馬來人之間仍然有爭議。
Macar kabileleri 10. yüzyılda Hristiyanlığı kabul ettiler.他们大概在十世纪时接受基督教。
Bu kabileler daha çok denizci Galyalılar olarak bilinmekte idiler.很显然,那些部落都被如此大规模的舰队吓到了。
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.曾是雷族的巫醫。
Mekke'nin en güçlü kabilesiydi.是AKG裡最搞笑的人。
Avrupalılar ve Amerikalılar kabileyi bu isimle tanıdılar.美国人和欧盟是这样说的。
Kabile dodan adıyla adlanmıştır.被稱為大塔宮。
Kabile kanunları hala çok kuvvetli derecede kullanılmaktadır ve uygulanmaktadır.僧伽跋澄在持戒及德行上非常嚴整,超脫塵俗。
Chickasaw Ulusu Amerika Birleşik Devletleri'de federal olarak tanınmış en büyük 13. kabiledir.치카소 민족은 미국에서 13번째로 큰 연방 승인 부족이다.
Şehre verilen takma ad ise Kabileler Şehri'dir (The City of the Tribes).우타이타니 주(태국어: อุทัยธานี)는 태국의 주(창왓)의 하나이다.
300 kabileye boyun eğdirilmiş ve 800 kent yıkılmıştır.300개 부족이 복속되었으며, 800개 도시가 파괴되었다.
Sezar'ın bir önceki yılki eylemlerine karşılık Kuzeydoğu Galya'nın Belgic kabileleri silahlanmaya başladılar.작년 카이사르의 군사 활동에 대응하여 갈리아 북동부의 벨가이 부족들이 무장을 시작하였다.