Ana içeriğe geç
Sözlük

kabe ile cümle

kabe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilirsin, hiçbir şeyi kabetmeyecektim. sanki, bu burs olur ya da, bilirsiniz,色々・・・奨学金とか スキーをした時は、金メダル5個勝ち取ったし・・・いつも1位だったの
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler,Bởi vì Kaaba và những nghi lễ chung quanh nó
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.För Kaba och de tillhörande ritualerna är kvarlevor från Islams begynnelse, från Muhammeds tid.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Karena Ka'bah dan ritual di sekitarnya adalah peninggalan dari tahap awal Islam, zaman nabi Muhammad.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Perché la Kaaba e i relativi riti sono cimeli della storia arcaica dell'Islam, quelle del profeta Maometto.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Ponieważ Kaaba oraz obrzędy dookoła niej, sięgają początków islamu, czasów proroka Mahometa.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Защото Кааба и ритуалите около нея са реликви от най-ранната фаза на исляма, тази на пророка Мохамед.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Тому що Кааба і пов'язані з ним ритуали походять з найранішої стадії ісламу, ще за пророка Мухаммеда.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler,왜냐하면 카바 신전과 그 주변의 예배 의식은
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler,בגלל שהכעבה והטקסים סביבה
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler,وهو ان الكعبة و كل الشعائر المتعلقة بها
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler,預言者ムハンマドの時代、
Kabe'de bana oldukça ilginç gelen dünyevi bir ayrıntı vardı. Cinsiyetler arasında hiçbir ayrım yoktu.Tedy, že se tam muži i ženy modlí společně na jednom místě.
Kabe'de bana oldukça ilginç gelen dünyevi bir ayrıntı vardı.단 하나의 세속적인 것이 카바 신전에 있었습니다. 바로 그것이 제게는 꽤 흥미로웠는데요,
Kabe'de bana oldukça ilginç gelen dünyevi bir ayrıntı vardı.Não havia separação de sexos.
Kabe'de bana oldukça ilginç gelen dünyevi bir ayrıntı vardı.היה פרט אחד שולי בכעבה שדי עניין אותי.
Kabe'de bana oldukça ilginç gelen dünyevi bir ayrıntı vardı.كان هناك تفصيل صغير في الكعبة اثار اهتمامي
Kabe'de bana oldukça ilginç gelen dünyevi bir ayrıntı vardı.とても興味深いものでした。 性別の分け隔てがなかったのです。
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Am plecat din Kaaba pentru a mânca ceva în centrul orașului Mecca.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Dejé la Ka'bah para comer algo en el centro de La Meca.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Fui ao Burger King mais próximo.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Ho lasciato la Kaaba per mangiare qualcosa al centro della Mecca.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Ich verliess die Kaaba, um in der Innenstadt von Mekka etwas zu essen.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Ik verliet dus de Ka'aba om iets te gaan eten in het centrum van Mekka.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Jag gick ifrån Kaba för att äta någonting i Mekka.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.J'ai quitté la Kaaba pour manger un truc dans le centre ville de La Mecque.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.카바를 떠나서 메카 시내에서 뭔가 먹으려고
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Odišiel som z Kaaby, aby som sa najedol v centre Mekky.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Opuściłem Kaabę, i chciałem zjeść coś w centrum Mekki.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Otthagytam a Kábát, hogy egyek valamit Mekka belvárosában.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Saya keluar dari Ka'bah untuk makan di pusat kota Mekah.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Tôi dời khỏi Kaaba để thưởng thức ẩm thực tại trung tâm Mecca.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Zamířil jsem do nejbližšího Burger Kingu.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Έφυγα από την Κάαμπα για να πάω να φάω κάτι στο κέντρο της Μέκκας.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Излязох от Кааба, за да хапна нещо в центъра на Мека.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Я пішов з храму Кааби, щоб перекусити у центрі Мекки.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.Я ушел из Каабы, чтобы перекусить в деловом районе Мекки.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.עזבתי את הכעבה לאכול משהו בעיר התחתית במכה.
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.عندما غادرت الكعبة الى وسط مكة من اجل ان أأكل شيئاً ..
Kabe'den ayrıldım, birşeyler yemek için Mekke şehir merkezine indim.メッカの町へ食事をとりに行きました。 一番近くのバーガーキングに
Kabe etrafındaki vecibeler de o şekilde tasarlanırdı.카바 신전의 예배 의식이 그에 따라 고안되었을 거라는 거죠.
Kabe etrafındaki vecibeler de o şekilde tasarlanırdı.la separación de hombres y mujeres habrían habido rituales en torno a la Ka'bah acordes con eso.
Kabe etrafındaki vecibeler de o şekilde tasarlanırdı.les rituels autour de la Kaaba auraient pu être concus en conséquence.
Kabe etrafındaki vecibeler de o şekilde tasarlanırdı.Männer von Frauen zu trennen, dann hätte man die Rituale um die Kaaba entsprechend gestaltet.
Kabe etrafındaki vecibeler de o şekilde tasarlanırdı.Mas, parecia que isso não era problema na altura.
Kabe etrafındaki vecibeler de o şekilde tasarlanırdı.Očividně to ale tehdy nikoho nezajímalo.
Kabe etrafındaki vecibeler de o şekilde tasarlanırdı.הטקסים סביב הכעבה היו מעוצבים בצורה מתאימה.
Kabe etrafındaki vecibeler de o şekilde tasarlanırdı.لكنا رأينا ذلك في الكعبة .. و لصُممت لكي يؤدي الرجال والنساء التعاليم بصورة منفصلة
Kabe etrafındaki vecibeler de o şekilde tasarlanırdı.しかし、明らかなことに、そのような論点はその時代にはなく
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Boli spolu počas pútnického rituálu "tawaf," okružnej chôdze okolo Kaaby.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Byli razem podczas tawaf -- rytualnego okrążenia Kaaby.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,De var tillsammans när de utförde tawaf; det vill säga medan de cirkulerade kring Kaba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Együtt voltak a tawaf alatt is, amíg körbejárták Kábát.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Erano insieme mentre facevano la circumambulazione, ossia la camminata intorno alla Kaaba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Făceau împreună tawaful, când înconjurau Kaaba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Iban juntos haciendo el tawaf, el recorrido circular alrededor de la Ka'bah.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Ils etaient ensemble faisant le tawaf la circumambulation autour de la Kaaba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,그들은 함께 카바 신전 주변을 따라 둥글게 도는 타와프 의식을 치르고 있었고
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Mereka bersama-sama saat melakukan thawaf, berjalan mengelilingi Ka'bah.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Rezavam em conjunto, lado a lado.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod