Ana içeriğe geç
Sözlük

kabe ile cümle

kabe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Namaz kılan kimsenin Kâbe yönüne yönelmesidir.Prośba o prowadzenie drogą Bożą na przekór złoczyńcom (w.
Kâbe'yi de biz yaptık, haydi onu da yık!".Przeto kiedy My go recytujemy to ty postępuj za recytacją jego!"
Kısa süre içinde, iki Ermeni kabere sanatçısıyla, Seramus ve Zabel, bir ekip oluşturdu.Szybko stworzyła zespół z dwojgiem armeńskich artystów kabaretowych, Seramousem i Zabelem.
İslam'dan önce Kâbe'de pagan Araplar tarafından kutsal sayılan 360 tane put bulunmaktaydı.W świątyni Al-Kaba znajdowało się około 360 takich idoli, do których odbywano pielgrzymki.
Kâbe'nin doğu yüzü Kâbe'den bir görünüm.Na wschód o Babek znajduje się stanowisko widłaka goździstego.
Davetliler ayrılınca Prunier gizlice hizmetkar Lisette'i Bullier kaberesine götürmek için geri gelir.W tym czasie Prunier powraca w tajemnicy, aby odprowadzić Lisette do Bullier'a.
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.Han har sedan dess till och från uppträtt med gruppen.
Rivayete göre İbrahim peygamber bu taşı Kabe'nin köşesine yerleştirmiştir.Při stavění Velké Mešity stál na tomto místě sám Prorok Abraham.
Dünya'daki bütün Müslümanlar, nerede olurlarsa olsunlar, namazlarını Kâbe'ye dönerek kılarlar.Pro zvony byla postavena zvonice na pozemku (na kopci) pana Nebroje.
Kabe: Allah'ın evi, kutsal yer.Církev - dům Boží: do domu Hospodinova půjdeme.
Şiîlere göre hac, sadece Kâbe'ye yapılır.Capra), jsou pro Polákovou pouze relativní.
Haccâc, daha sonra Kâbe'yi yeniden inşa ettirdi.Tsebaotha později nahradil Nebiros.
İbn-i Zübeyr, Kâbe’yi yıkıp yeniden inşa etti.Ibn-i Zubayr a dărâmat Kaaba și a reconstruit-o.
İslamiyet öncesi Araplar, Kabe'de 360 Put bulunduruyordu.În perioada preislamică la Kaaba se găseau 360 de idoli în care credeau arabii politeiști.
Muhammed zamanında Kâbe Müslümanların kontrolüne geçti ve bütün putlar kaldırıldı.În timpul profetului Mohamed, Kaaba a intrat sub controlul musulmanilor și toate statuile de idoli distruse.
Kâbe'nin geniş duvar yapısı yaklaşık bir küp biçimindedir.Puterea calorifică a păcurii este de circa.
I. Mervan döneminde ise Kâbe eski haline döndürüldü.Iar în timpul lui Marwan a fost reconstruită ca în forma inițială.
Buna bağlı olarak bu bölgenin Kabe olabileceğine dair iddialar ortaya atılmıştır.Acest comportament indică faptul că teritoriul este ocupat.
Bizlerin kabesi olacaksın.Győzőnek kell lenni.
Kabe: Allah'ın evi, kutsal yer.Isten kertje, vagyis a szentek élete.
Kâbe'ye dönmek gibi bir şart da bulunmaz.Basile életében nem jelenhetett meg a mesegyűjtemény.
Kabe, İslâm dininin kutsal yapısıdır.Az Ó, áldott szent Istenem az Oltáriszentségről szóló egyházi ének.
Geliri Kabe’nin gideri için harcanmaktaydı.Voittomaalin teki Kasperi Kapanen.
Kâbe'nin doğu yüzü Kâbe'den bir görünüm.Αποτελεί στην ουσία ανατολική απόληξη του Παναχαϊκού όρους.
Beytullah denilen Kâbe de yine bu şehirde yer almaktadır.Davindelinden), og som skaber samlingssted i byen.
Kâbe, tarih boyunca birçok değişikliklere maruz kalmıştır.SUKP er således undergået forandringer flere gange i løbet af sin historie.
Kabe: Allah'ın evi, kutsal yer.Ordlyden er «Her er Guds hus, her er himmelens port.»
Yapının yeri Kabe'yi içine alan Mescid-i Haram'ın yanındadır.Oirbsen over landet, slik at fra ham (innsjøen) Loch Oirbsen (navngitt).
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.Sesudah itu Ia memberikan mereka hakim-hakim sampai pada zaman nabi Samuel."
Şehir halkından birçok kişi öldü ve Kabe bu bombardımanda yıkıldı.Kota menjadi hancur dan banyak korban pada hari pertama penyerangan ini.
Kâbe'nin doğu yüzü Kâbe'den bir görünüm.Poleang Timur Beribukota Kelurahan Bambaea.
Rivayete göre İbrahim peygamber bu taşı Kabe'nin köşesine yerleştirmiştir.Semasa hidup nabi, di tempat inilah dimakamkan anak Nabi Muhammad yang bernama Ibrahim.
Namaz kılan kimsenin Kâbe yönüne yönelmesidir.依頼を受けて伊那砂郷(いなさごう)へ向うことになる。
Tavâf: Kâbe etrafında yedi kere dönmek.完全裏方に回り現在7回。
En büyük kâbe ise Mekke’deki Kâbe’dir.枝垂れ桜では山梨県内で最も大きなものである。
Bununla birlikte O, Kâbe'ye yönelmeyi arzu ediyordu.そのため世民という諱がついたという。
Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi.そこで遂に全員が自刃して果てた。
Bizlerin kabesi olacaksın.勝ち抜きとなる。
Al-Safra vadisinde (sarı vadi) Saud Al-Kabeer'in kuvvetleri ile karşılaştı.きょうダビデの町に、あなたがたのために救世主がお生まれになった。
Oğlu İsmail ile birlikte Kâbe’yi inşa etmiştir.易斯馬儀是他的長子,易斯哈格(以撒)為次子。
Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi.之後每次升遷時,均被否決。
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.其後,范佛數度遣使到晉廷入貢,以作友好性質的訪問。
Kâbe'ye dönmek gibi bir şart da bulunmaz.뱅크머니(뱅크월렛 충전금)으로 돌아오는 것이 아니다.
Hac ibadeti esnasında Kâbe yedi kez tavaf edilir.숙종 때 무과에 급제하여 칠원현감을 지냈다.
Kâbe'deki El-Manât, El-Lât ve El-Uzzâ ismindeki üç tanrıçanın Allah'ın kızları olduğuna inanılıyordu.이들은 여호와, 예수, 전능하신 하나님의 이 세 이름은 하나님께서 율법시대, 은혜시대, 하나님나라시대에서 하시는 사역이 서로 다르기 때문에 그에 따라 다른 이름을 취했다고 믿고 있다.
Buna bağlı olarak bu bölgenin Kabe olabileceğine dair iddialar ortaya atılmıştır.이 가정은 이 공격 할 수 것이라는 공통된 확신이 있어야 합니다.
Kâbe'nin tavanı ahşaptır.꼭두서니과의 라이히하르트나무는 커다란 나무다.
Hicr-i İsmail (İsmail Taşı) ya da Hateem, aslen Kabe'nin bir parçası olan alçak duvardır.Sin ršija Kašjape i Aditi, jedan od aditja (oličenja Sunca), postavljen u znak raka (Kark).
Kâbe’de baş başa kaldıkları bir sırada cinsel ilişkide bulunmuş ve taş haline gelmişlerdi.Oni su svakako bili homoseksualci, a među njima (općenito) bilo je i brakova.
Kabe, İslâm dininin kutsal yapısıdır.To je budistično sveto mesto čaščenja.
Kâbe'nin olduğu yöne kıble denir.Kot takega so ga imenovali Bakha.
Kâbe'nin tavanı ahşaptır.Strop dvorane je raven.
Bilirsin, hiçbir şeyi kabetmeyecektim. sanki, bu burs olur ya da, bilirsiniz,Bạn biết, tôi chưa bao giờ bị thua cái gì, như, dù nó là học bổng hay, bạn đã biết,
Bilirsin, hiçbir şeyi kabetmeyecektim. sanki, bu burs olur ya da, bilirsiniz,Ik heb nog nooit iets verloren, of het nou de studiebeurs was of, weet je wel,
Bilirsin, hiçbir şeyi kabetmeyecektim. sanki, bu burs olur ya da, bilirsiniz,전 아무것도 잃은 게 없었던 거죠 장학금을 받을 때처럼요
Bilirsin, hiçbir şeyi kabetmeyecektim. sanki, bu burs olur ya da, bilirsiniz,Saben que yo nunca había perdido ninguna competencia. ya sea que fuera por una beca, o cualquier otra cosa,
Bilirsin, hiçbir şeyi kabetmeyecektim. sanki, bu burs olur ya da, bilirsiniz,Víte, nikdy jsem nic neprohrála, ať už to bylo stipendium nebo cokoliv.
Bilirsin, hiçbir şeyi kabetmeyecektim. sanki, bu burs olur ya da, bilirsiniz,Zdobyłam stypendium... ...5 złotych medali w narciarstwie.
Bilirsin, hiçbir şeyi kabetmeyecektim. sanki, bu burs olur ya da, bilirsiniz,אתם מבינים? בחיים לא הפסדתי, גם בבקשה למלגה,
Bilirsin, hiçbir şeyi kabetmeyecektim. sanki, bu burs olur ya da, bilirsiniz,كما تعلمون .. لم اكن قد خسرت اي شيء من ذي قبل لا منحة .. ولا سباق ولا اي شيء ..
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod