Nekadar şaşırtıcı! ... bazılarının tüyü kabaracak.How amazing! ... that will ruffle some feathers.
Öfkenin kendisine bakın; kabaran bir muson bulutu ya da fırtına gibi tehdit edici görünür.It looks very menacing, like a billowing monsoon cloud or thunderstorm.
Yani yine iki karşıt ve güçlü akıntılar var kabaran insan görüşü ileri geri.So again, we have two opposite and very powerful currents of human opinion surging back and forth.
Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. _iSelathough its waters roar and are troubled, though the mountains tremble with their swelling. Selah.
Kabaran sular Aşardı başımızdan.then the proud waters would have gone over our soul.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.The sea has come up on Babylon; she is covered with the multitude of its waves.
Musa kabaran öfkesi (gazabı) yatışınca Levhaları aldı.When his anger subsided Moses picked up the tablets.
Artık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım.So, I warn you of the blazing Fire.
Allah yolundan saptırmak için kibirle kabararak tartışmasını sürdürür.Turning their backs that they may lead away from the path of God.
Yeryüzünde kabara kabara yürüme. Çünkü sen yeri yırtamazsın, boyca da dağlara erişemezsin!And do not walk haughtily on the earth; you can never split the earth, nor be as high as the hills.
Yeryüzünde kabara kabara yürüme.And walk not on the earth with conceit and arrogance.
Yeryüzünde kasılıp kabararak yürüme!And walk not on the earth with conceit and arrogance.
Kabaran nehirlerin taşarak köyleri sular altında bırakması sonucu en az 22 kişi hayatını kaybetti.At least 22 people are dead after swollen rivers overflowed and swept away villages.
Kızartıldığında kabaran yuvarlak un durosuRound flour duros puff up when fried.
Unun orta kısmı açılıp kabaran mayalı karışım dökülür ve hamura yedirilir.Er führt ein klägliches Dasein; ständig friert und hungert er.
Kabaran buzullar tüm buzulların yalnızca küçük bir oranını oluşturmakta olup, Alaska dışında ABD’de bulunmaz.Elle est plus grande que n'importe quel État des États-Unis à l'exception de l'Alaska.
Unun orta kısmı açılıp kabaran mayalı karışım dökülür ve hamura yedirilir.Nell'acqua su cui siede è visibile il suo riflesso dal quale ha inizio la trasformazione.
Betondan, kabaran ve sıkışan, iki yanında salıncaklar olan yürüyüş yolları vardır.Le antere sono introrse, dorsofisse e biloculari (a due logge o teche) con due teche distinte.
Bir başka inanışa göre de güneşin batından doğduğu gün, sular kabaracak ve her tarafı sular kaplayacaktır.Os fiéis devem virar face para o sol e, durante a oração do meio-dia, deverão virar-se para Laliş.
Unun orta kısmı açılıp kabaran mayalı karışım dökülür ve hamura yedirilir.Zijn voorhoofd steekt wat uit en loopt licht af.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Watervogels vermijden wateroppervlaktes die bedekt zijn met de varen.
Nohudu ekleyip karıştırın ve 2-3 misli kabarana kadar bekletin.嵌張待ちで和了すると符点2点が付く。
Unun orta kısmı açılıp kabaran mayalı karışım dökülür ve hamura yedirilir.主に飛行しながら口を大きく開けて獲物を捕食する。
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Uloga tih slivnika je da se u njih izlije voda u kojoj se pere posvećeno posuđe.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Air laut meluap ke Babel; gelombang-gelombangnya menderu melanda negeri itu
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Biển lên ngập Ba-by-lôn , nó bị muôn_vàn luồng sóng bao_bọc lấy .
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Biển lên ngập Ba-by-lôn, nó bị muôn vàn luồng sóng bao bọc lấy.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.De zee is over Babel heen geslagen; zij is overstroomd door haar bruisende golven.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Es ist ein Meer über Babel gegangen, und es ist mit seiner Wellen Menge bedeckt.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Feljött Babilonra a tenger, habjainak özönével elboríttatott.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Havet er steget op over Babel, det er skjult av dets brusende bølger.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Havet steg over Babel, af dets Bølgers Brus blev det skjult.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Havet steg upp över Babel; av dess brusande böljor blev det övertäckt.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Il mare dilaga su Babilonia essa è stata sommersa dalla massa delle onde
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.바다가 바벨론에 넘침이여 그 많은 파도가 그것에 덮혔도다
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.La mer est montée sur Babylone: Babylone a été couverte par la multitude de ses flots.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Las aguas han subido sobre Babilonia, y ha sido cubierta por el tumulto de sus olas
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Marea s'a înălţat peste Babilon: Babilonul a fost acoperit de mulţimea valurilor sale.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Meri nousi Baabelin yli, sen aaltojen pauhuun se peittyi.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.More vyjde hore na Babylon, pokrytý bude množstvom jeho vĺn.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.O mar subiu sobre Babilônia; coberta está com a multidão das suas ondas.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Vystoupí proti Babylonu moře, množstvím vlnobití jeho přikryt bude.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Wystąpi przeciwko Babilonowi morze, mnóstwem wałów jego okryte będzie.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Zoper Babilon je prišlo morje, bučeči valovi njegovi so ga pokrili.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Η θαλασσα ανεβη επι την Βαβυλωνα κατεκαλυφθη υπο του πληθους των κυματων αυτης.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Морето се подигна против Вавилон; Покрит биде под многото му вълни.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.Устремилось на Вавилон море; он покрыт множеством волн его.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.עלה על בבל הים בהמון גליו נכסתה׃
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.طلع البحر على بابل فتغطت بكثرة امواجه.
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.海 水 漲 起 、 漫 過 巴 比 倫 . 他 被 許 多 海 浪 遮 蓋
Deniz basacak Babili, Kabaran dalgalar örtecek.海水 漲起 、 漫過巴比倫 . 他 被許多 海浪 遮 蓋
Kabaran bütün enerji toprakta kökle,serek... ...bir kan tepesi olu,sturuyor.El odio engendra más odio y toda esa energía acumulada se arraiga a la tierra, grabando un emblema de sangre.
Kabaran bütün enerji toprakta kökle,serek... ...bir kan tepesi olu,sturuyor.Energin som bildas slår rot i marken och skapar ett berg av blod.
Kabaran bütün enerji toprakta kökle,serek... ...bir kan tepesi olu,sturuyor.-ja syntyvä energia nostattaa verisen aallon maahan.
Kabaran bütün enerji toprakta kökle,serek... ...bir kan tepesi olu,sturuyor.- og energien, der dannes, slår rod i jorden og skaber et bjerg af blod.
Kabaran sular Aşardı başımızdan.(123:5) прошли бы над душею нашею воды бурные.
Kabaran sular Aşardı başımızdan.Akkor átfutottak volna rajtunk a felbõszült vizek.
Kabaran sular Aşardı başımızdan.Alors auraient passé sur notre âme Les flots impétueux.
Kabaran sular Aşardı başımızdan.ar fi trecut peste sufletul nostru valurile năpraznice.
Kabaran sular Aşardı başımızdan.ci avrebbero travolti acque impetuose