Benim bisikletim kabak bir lastiğe sahip.My bicycle has a flat tire.
Kabak bir lastiğim var.I have a flat tire.
Ne büyük bir kabak!What a big pumpkin!
Onun kabakulak olabileceğinden korkuyorum.I'm afraid she may have the mumps.
Kabakulak bulaşıcı bir hastalıktır.Mumps is an infectious disease.
Bir kabak asmasından patlıcan almazsın.You don't get eggplants from a gourd vine.
Küçük ahmak büyük bir kabak aldı.The little bumpkin bought a big pumpkin.
Kabaklar yeşildir.Courgettes are green.
Çiğ kabak yemek güvenli midir?Is eating raw pumpkin safe?
Kabaklar yeşildirler.Zucchinis are green.
Tom karısına bir kabak böreği pişirdi.Tom baked his wife a pumpkin pie.
Tom Mary'nin kabak böreğini sevip sevmediğini bilmiyor.Tom doesn't know if Mary likes pumpkin pie or not.
Ben her gün kabak yemekten gerçekten bıktım.I'm sick and tired of eating zucchinis every day.
Çok sık ziyaret ederek kabak tadı vermek istemiyorum.I don't want to wear out my welcome.
Doktorun çocukları kabakulaktan öldü.The doctor's children died of mumps.
Tom ve Mary kabakları oydu.Tom and Mary carved pumpkins.
Biraz kabak turtası ister misin?Do you want some pumpkin pie?
Tom ve Mary öğleden sonrayı bal kabaklı turta pişirerek geçirdiler.Tom and Mary spent the afternoon baking pumpkin pies.
Kabak tadı veren açıklamalarını başka biri için sakla.Save your long-winded explanations for someone else.
Kabak çorbasını sever misin?Do you like squash soup?
Bu yıl kabak ektin mi?Did you plant pumpkins this year?
Sanırım onun kabakulağı var.I think that he has mumps.
Bu kabak kavun gibi kokuyor.This squash smells like melon.
Yemek yapmadan önce, tereyağlı kabak kavun gibi kokar.Before it's cooked, butternut squash smells like melon.
Bizim kabak, domates, salatalık, havuç, bamya ve patatesimiz var.We have squash, tomatoes, cucumbers, carrots, okra and potatoes.
Tom kabak gibi ortadaydı.Tom stuck out like a sore thumb.
Bir hafta geçtikten sonra, Tom'un misafirliği iyice kabak tadı vermişti.After a week, Tom had well and truly worn out his welcome.
Kabak pudingi yiyeceğim.I will eat pumpkin pudding.
Tom kabak oyma yarışmasını kazandı.Tom won the pumpkin-carving contest.
Ben kabak çorbası içmeyi severim.I like to drink pumpkin soup.
Kabakları ektin mi?Have you planted pumpkins?
Ali'yi en son gördüğümde yalın ayak, başı kabak bir durumdaydı.When I saw Ali last time, he was barefoot and bareheaded.
Kabak yetiştiriyor musun?Do you grow pumpkins?
Kabak bir yaz sebzesidir.Zucchini is a summer vegetable.
"Galatasaray'da bir ilk… Ozan Kabak…"."Galatasaray'da bir ilk… Ozan Kabak…".
Kabakulak aşısı ilk kez 1948 yılında lisanslandırılmış fakat sadece kısa dönemli etki göstermiştir.A mumps vaccine was first licensed in 1948; however, it only had short term effectiveness.
Ancak kabakulak olması bu isteğini engelleyen bir faktör olmuştur.Though the servant was disposed to do evil, the Lord is disposed to forgive.
Kabakları bir süre haşladıktan sonra, haşlama suyuyla şerbet yapıp üzerine dökülerek de hazırlanır.It is eaten by "scrambling" the contents or mixing them, then drinking with a large straw.
Kabak dolması, Dünya üzerinde farklı isim ve formları olan bir yemektir.Stuffed peppers is a dish that exists in different names and forms around the world.
Bu grupta yer alan Akyüz ve Kabaklı çeşitleri Marmara bölgesinde yaygın olarak yetiştirilmektedir.This haplogroup's frequency and diversity are highest in the West Africa region.
Kabak dişi görünüştür, sopa ise erkek.The gourd is a feminine aspect; the stick is a male.
Bir kabak karpuza dönüşebilirmi?Can you transform a pumpkin into a watermelon just by drawing some lines on it?
Burada ise Issa'nın bize gösterdiği su kabakları -- ve bunlar da yinelemeli olarak yığılmış.Here's calabashes that Issa was just showing us, and they're stacked recursively.
Burada hiç kabakulak geçiren var mı?Because, did anyone have measles here?
Bu odadakilerden herhangi biri kabakulaktan ölen birini duydu mu hiç?Has one person in this audience ever seen someone die of measles?
Kabakulak'a bağlı çok sayıda ölüm var, saate 20 kişi.That's a lot of death of measles -- 20 an hour.
Bu ülkede artık kabakulak salgınlarımız var.We have measles in this country now.
Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.And they're not just going to die of measles.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.But those kids are the kids who are now putting pumpkin patches on top of trains.
Tavada kızartılmış kabak mıA pan fried pumpkin?
Ve üzerine (gölge yapması için) Bir asma kabak ağacı bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Ve ona gölge versin diye bir kabak fidanı bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Ve üstüne (gölge yapması için) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Üzerine gölge yapması için, orada asma kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Yerden yeşillik, kabak, sarımsak, mercimek, soğan bitirsin.He Said: would ye take in exchange that which is mean for that which is better!
SETimes'a verdiği demeçte Kabakçı, "Toplumumuz Yemen konusunda çok hassas."Our society is very sensitive on the Yemen issue.
Ancak Kabakçı aynı fikirde değil.Kabakci, however, disagrees.
M.Ö. 2300'lü yılların başında, kabak bulutu kuzeydoğu ormanlık bölgeye getirildi.As early as 2300 BC evidence of squash was introduced to the northeastern woodlands region.
Kabak (cucurbita olarak da bilinir) çok popülerdi ve birçok farklı çeşidi yetiştirilirdi.Squash (also known as cucurbita) was very popular and came in many different varieties.