kaba ile cümle
kaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kabakdere, Balıkesir ilinin Karesi ilçesine bağlı bir mahalledir.Ryby opiekujące się ikrą przed przystąpieniem do tarła wybierają terytorium.
Kabartma, Hakkı Atamulu'nun eseridir.Asarteheruenemef – Asarte jest/włada jego prawicą.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Przez to staje się obiektem plotek i żartów w okolicy.
Ama Carlos onun teklifini kabaca reddeder.Małgorzata jednak odmówiła mu swojej ręki.
Bu strateji, kabaca yıpratma savaşı ya da oyalama savaşı olarak da bilinir.Wojna o krowę zwana też bitwą o krowę lub krowią wojną.
Heykelin Kabardeylerin Rusya'ya olan bağlılığını simgelediği söylenir.Tym samym symbolizuje on wierność grodu wobec Rosji.
Başlarlar kaba yağ koymaya.Nadają się do bezpośredniego spożycia na surowo.
İngilizce aksanı bozuktur ve kabaca konuşur.Słynie ze swojego dziwnego akcentu i ciętego języka.
Kaba kesimin amacı en iyi sahneyi seçmek ve düzenlemektir.Najpopularniejszy jest wariant, polegający na złożeniu oferty i jej przyjęciu.
Şimdi yüzünüzü kabaca güneydoğuya, Arcturus'a doğru çevirin.Uchodzi do Prutu na południowy wschód od Oleszkowa.
Dişetlerinde kabalaşma görülür.Sensacja w Ząbkach!
Ardından biri yuvarlağın ortasında, diğeri başın yan tarafında olmak üzere gözler kabaca çizildi.Każda z nich spogląda w inną stronę, głowy zachodzą na siebie.
Ev baklavası ve kabak tatlısı da sıklıkla yapılır.Bardzo często piecze ciasta i inne słodycze.
Dikdörtgen, yuvarlak veya kabarık olabilirlerdi.Mogą być kwadratowe lub okrągłe.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Percy Nibblemore – kozioł, który chciał dopaść narwala.
Tapınakta kabartma tasvirleri vardır.W świątyni trwa uroczystość.
Aristofanes bu eserinde oldukça kaba fırça vuruşlarıyla Kleon’u alaya alıyordu.Burnside zachowywał się zadziwiająco biernie podczas przygotowań do bitwy.
Genellikle kabak yetiştirilir.Zazwyczaj rosną kępkami.
Kalan yerlerin nüfusu, çoğunlukla Kabartay ve Ruslar'dan oluşur.Półwysep Kolski zamieszkiwany jest głównie przez Lapończyków i Rosjan.
Kısa ve kaba bir kuyruğa sahiptirler.Posiadają krótkie i sztywne owłosienie.
Aşağıdaki tablo, ürün sürüm geçmişi hakkında kabaca bir taslaktır.Ale dla mnie Burzum jest moją bolesną przeszłością w śmierdzącym bagnie.
Kabakulak aşısı ilk kez 1948 yılında lisanslandırılmış fakat sadece kısa dönemli etki göstermiştir.Det första påssjukevaccinet licensierades år 1948, men hade då bara kortsiktig effekt.
Kabardeyler Hanefi Müslüman'dır.Tappeh-ye Sham (persiska: تپّه شم) är kullar i Iran.
Anektod olarak, Glaser'ın bir bardak bira içindeki kabarcıklardan esinlendiği iddia edilidi.En anekdot påstår att Glaser blev inspirerad av bubblorna i ett glas öl.
Kabaceviz horonu (düz horon / lahana) Rumlardan ve Hemşinli Ermenilerden kalma.Framtänder (liksom hos alla gnagare) och molarer (liksom hos alla chinchillor) saknar rot.
Kabakları bir süre haşladıktan sonra, haşlama suyuyla şerbet yapıp üzerine dökülerek de hazırlanır.De har långa ben, som hjälper dem att gå i vattnet och när de betar.
Kabarcıklar odanın genişlediği kadar, görülebileceği veya fotoğraflanabileceği boyuta gelinceye kadar büyür.Bubblorna växer i storlek när kammaren expanderar, tills de är stora nog att bli sedda eller fotograferade.
Kabartayların tamama yakını ve Balkarların tamamı ise Hanefi/Müslümandır.Bland hans mer kända verk finns Muil Houwe (med MC Ruffian) och Alles Kapot (med Evil Activities).
Bölümde Bart'ın kabadayı Nelson Muntz ile yaşadığı sorun anlatılmaktadır.Avsnittet handlar om att Bart Simpson har problem med skolans bråkstake, Nelson Muntz.
Uçuk sözcüğü günümüzde de dudak kabarığı olarak kullanılmaya devam eder.Men humor är också liksom idag medvetet använd.
Saçlı deride kabarcıklar şeklinde bir görünüm oluşur.Förlängda hår på ryggens mitt bildar ett slags man.
Orada da kabasakal mahalleninü kurarlar...Se även Örjansgården (Falun)!
Temiz bir kaba konulan solüsyona gazlı bez batırılır, iyice sıkılır.Att trycka kinden mot en stängd solfjäder: Jag är sur.
Okulun kabadayısıdır.Fy för skolan.
Polonya, Türkiye ile İsveç'te çok sayıda hiciv ve kabare yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.Han är jurymedlem i flera kabaré- och satirtävlingar i Polen, Turkiet och Sverige.
Sonra da yüzebilecek herhangi bir cismi kaba atın.Kortsvansad myrkott kan även simma.
Önde, Ukrayna SSR Yüksek Sovyeti binasının çatı direğine sarkan bayrakla kabartma görüntüsü bulunur.På medaljens framsida finns en avbildning av Högsta Sovjets byggnad i det Ukrainska SSR med en vajande flagga.
Dizide İngilizce argo ve kaba laflar ile züppe sözcükler kullanılmaktadır.På engelska finns Sexy Voice and Robo.
Karpuzdan sanat Kabaktan sanatAbstrakt konst Konkret konst
Bal kabağı kullanarak yapılan biralar, Amerika Birleşik Devletleri'nin kuruluşundan önceyle tarihlenmektedir.Oavsett ursprung utvecklades nutidens hamburgare i USA.
Kabakulak aşısı çok güvenlidir ve genellikle hafiftir.Påssjukevaccinet är mycket säkert och biverkningar är vanligtvis milda.
Burunda kabarcıklar da meydana gelebilir.Mörka fläckar kan även förekomma.
Bu dönemler kabaca bir gün ile bir hafta arasındadır.Obehandlade pågår attackerna från någon dag till någon vecka.
İnce uzun boyludur, kabarık siyah saçlıdır.Nosen är påfallande långsträckt med svarta morrhår.
Kışın postu daha uzun ve daha kabarık olur.Före vintern blir pälsen längre och mjukare.
Gözlemlenebilir evrende kabaca 1080 temel parçacık vardır.Antalet elementarpartiklar i universum är uppskattat till 1080 stycken.
Zırfet, menemen, kabak.Tuta och kör, sa Nusse.
Kabaklı Mahallesinin isminin de buradan geldiği rivayet edilmektedir.Det är härifrån namnet kabelmodem kommer.
Yine de kabartmalı panellerin kaide üstünde açıkça sergilenmesi uzun süreli bir etki bıraktı.Kravet att kunna bära tunga jaktrobotar med lång räckvidd fanns dock kvar.
Filmde Şener Şen, "nesli tükenen bir kabadayıyı" canlandırıyor.Filmcafé, "Vad gör en rollbesättare?"
1987'de Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı kuruldu.1987 tillkom ytterligare en studio för pedagogikutbildningen.
1978 yılında Halit Akçatepe ile beraber İğneli Fıçı Kabare Tiyatrosu'nu kurdu.Det har också 1978 byggt kororgeln med klockspel.
1972 - "Dün Bugün" (Yazan: Haldun Taner) - Devekuşu Kabare Tiyatrosu.I går, i dag Still too Young (I går, i dag) ^ ”Svensktoppen”.
Kaba Güç, 1947 ABD yapımı kara filmdir.Mörk passage är en amerikansk film från 1947.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Великий Кролик — хуліган, що хоче потоваришувати з бобрами.
Bir kaba alıp sıcak suyla ıslatın ve 1 saat bekletin.Залийте їх холодною водою і залиште на 1 годину.
Pirpirim güzelce yıkanıp bir kaba doğranır.Вбігає Купава й гірко скаржиться.
Yazdığı eserlerin listesi oldukça kabarıktır.Список вкрадених речей виглядає досить дивно.
Yani yoksulluğu, yabaniliği (kaba sabalığı) ve cehaleti tasvir etmekteydi.Вони знали, що таке бідність, приниження.
Tabak Kabartması (MÖ 325).Вовчинецька, 225).